... Rasûlutlah (s.a.v) şöyle dua etmiştir: "Allah'ım, fayda vermeyen ilimden sana sığınırım." ¹ Rasûlullah (s.a.v) bu tür bir malumata da "ilim” ismini vermiştir. Çünkü, o da bir bilgidir ve ona sahip olanlar ehli yanında alim diye anılırlar. Allah Rasûlü (s.a.v) daha sonra onda menfeat bulunmadığını belirtmiş ve ondan Allah’a sığınmıştır. Bir haberde şöyle nakledilmiştir: Rasûlullah (s.a.v): "-Şeytan, bazan ilimle sizin önünüze geçer," buyurdu. Biz: -Ya Rasûlullah, ilimle nasıl önümüze geçer ve bizi aldatır? diye sorduk, buyurdu ki: -Şeytan (sizden birinize): "İlim öğren, tam öğreninceye kadar am el etme" der. O kimse de durmadan ilimle meşgul olup, ameli sonraya bırakır ve nihayet hiç amel etmeden kendisine ölüm gelir." ² _______________________________ ¹ Müslim, Zikr, 73; Ebü Davud, Vitr, 32; Tirmizî, Deavat, 68. ² Hatib el-Bağdadi, el-Cami li Ahlaki’-Ravi, I, 132; Zebidi, İthafu’s-Sade, I, 376.
Sayfa 18 - Semerkand Yayıncılık, 3. Baskı, Eylül 2004 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Bugünün insanın da mevcut iki problem
1-) Duygusal dayanıklılık eksikliği, 2-) Bencil talep fazlalığı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hristiyan Siyan örgütler
Hristiyan siyonist örgütler 1 tapınak şövalyeleri Cemiyeti 2 Mormon hareketi 3 Yehova Şahitleri Cemiyeti 4 yuvarlak masa örgütü 5 uluslararası Hristiyan-siyonist liderlik Konferansı 6 tapınak Dağı Vakfı 7 İsrail'i destekleme Amerikan Hristiyan Bankası
Alıntı
"Yüreğine korkuyu uğratma. Korkan yürek makbul bir yürek değildir."
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
ÜMİTSİZİM!.. HİÇBİRİNİZDEN BİR ŞEY BEKLENEMEZ! Emekli Hâdimünnâs Efendinin resmen ayda 1500 lira gelir belirten, hakikatteyse gideri 15000 liraya varan evini, biri Gülây, öbürü Tülây adlı iki bekâr kızı karşılar... Hangisi dişi ve hangisi erkek, farkedilmez, üstüste binmiş gençler, havada, suda ve yerde pervaz eder, durur... Alâkalı kişi, yüzlüğün ucunu görmedikçe dosyayı rafından indirmez... Üniversite giriş imtihanlarında milyonlar döner ve çalınmış veya alınmış sualler bakkal dükkânında satılır... Para basma makinesi, elini uzatmadan ceplerdeki nakitleri insafı nisbetinde (35 yılda bire 400 fark) eritmeyi bilir... Bankalar loteryacılık yapar ve keyfiyetten kaybetme pahasına kemmiyet köpürüşlerini terakki diye gösterir... Kasap her sabah etiket değiştirir; dilenci bile sadakaya zam ister... Politikacı, doğruyu söylemeyi, donuna etmişcesine bir ayıp sayar... Profesör, güneş tepe noktasındayken «vakit gece yarısı» fetvasını basar ve Batı ilim adamlarından arakladığı eserleri tertip yanlışlariyle birlikte adına mal etmekten utanmaz... Talebe, kopya çekmeyi zekâ, boşluğa yumruk sallamayı da ideal kabul eder... Gazete, umumhane ve beyin yıkama işletmeciliğini döndürür; TRT ise, şiir, sanat, fikir ve kültürü kendi nefsanî ölçüleriyle yerlerde süründürür... Köylü, şehirliye atmadığı madik ve giydirmediği külah bırakmaz... İşçi ve sendika, en zalim patronlardan daha sömürücü ve kan emici sahte hak simsarları marifetiyle eşkiya çeteceliğine zorlanır... Neticede: Fuhuş, şehvet, hırsızlık, rüşvet, sahtekârlık, kalpazanlık, yalan, riya, cehalet, şirretlik, küfür, gaflet, yaftacılık, gözbağcılık, samimiyetsizlik, adaletsizlik, her işde rezalet ve her noktada kepazelik, günde 20 bin ton kazurat ve yılda 1 milyon baş nüfus fazlasından ibaret hasılayı yürütmekte ve bu hâl, başını
Kulağımda acı bir ses: – Büyük Doğu’yu çıkarma! Necip Fazıl bundan sonra hiç kimseden bir şey beklemek ve ümide düşmeksizin birkaç yakını arasında yaşayarak, (aksiyon)cu faaliyetini suyun kendilerinde büsbütün duru hale geleceği büsbütün yeni nesillere emanet etmeli ve bu gâye etrafında tarlasını kitaplık çapta bitkilerle donatmalıdır.