Konusuna hiç girmeyeceğim, sadece kitap hakkındaki bazı düşüncelerimi söyleyeceğim. Merak ederseniz bu ilk kitabın devamı, çok da değişen bir şey yok. İlk kitap hakkındaki incelememe bakarak konusunu öğrenebilirsiniz.
Şöyle biraz kitabın yorumlarına baktım da herkesin aksine ben kitabı eksik buldum. Buna rağmen sevdim mi? Sevdim. Kitap gayet güzeldi, akıcıydı da ama bazı şeylerin üzerinde çok fazla durulmuştu. Mesela Narin’in güçlü bir karakter olduğunu bize anlatmak için hem çevresindekiler hem de Narin bunu gerek olaylarla gerek sözlerle o kadar çok belirtmiş ki beni biraz boğdu.
Sonra kızın başına sürekli bir kötü olay geliyor. Tamam, kitapta olay olması lazım da bir dur be kızım! Önce öldü sandığı kocasının ölmediğini öğreniyor, sonra kaçırılıyor, ardından babasının da aynı şekilde yaşadığını öğreniyor. Bitmiyor; en yakın arkadaşım dediği adam önce ona âşık oluyor, sonra ise üvey babasına yardım ediyor. Öyle ki Narin de dayanamayıp bir yerde kendisini halüsinasyon görüyor sanıp delirdiğini düşünüyor.
Tam diyorum ki her şey çözüldü, başlarına iyi bir şey gelecek; kitap bitiyor! Keşke dramı biraz azaltıp daha farklı olaylara yoğunluk verilseydi. Hele annesinin her şeyi öğrendiği kısım öyle basit geçiştirilmiş ki ne desem bilemedim.