Bence Spotify da en çok şarkı dinleyen benim Kesin 1. Olurum olmazsam 2. benim
Kendini kınayan nefse yemin ederim. ​Kıyame suresinin 2. ayeti insanın içindeki en derin sesi anlatır. Dışarıdan değil, içeriden konuşan bir ses, kendini kınayan, pişman olan bir ses. ​Nefs-i levvâme, pişman olan yani kendini kınayan nefs. Kur'an'da kıymetli olan şeylerin üzerine yemin edilir ki, kıymetleri anlaşılsın. Nefsi Levvame de bu kadar kıymetlidir. Bir farkındalıktır, geri dönüştür. İnsan bazen bir şey yapar. ​Kimse görmez, kimse bilmez. Ama içinde bir şey konuşur: “Bu doğru değildi” “Bunu yapmamalıydın” “Daha iyisini yapabilirdin” “Bu yakışmadı sana” ​İşte bu ses, nefs-i levvâme’dir. Bu nefs hata yapar ama fark eder, düşer ama rahatsız olur, yanlışı savunmaz, içten içe doğruyu kabul eder. Burada Allah cc sanki insana şöyle der: ​“İçinde seni rahatsız eden o sesi hafife alma.” Çünkü o ses, senin hâlâ ölmediğinin işaretidir. ​İnsan iki şekilde kaybolur: Ya yanlış yaparak, ya da yanlışı doğru sanarak. İkinci durum daha tehlikelidir. Çünkü artık insan hatasını bile göremez. Ama nefs-i levvâme varsa, insan hâlâ kurtulabilir. Çünkü utanıyorsa, içten içe sıkılıyorsa, “Ben ne yapıyorum?” diyorsa kalp daha hastadır ama hâlâ canlıdır. ​Bu yüzden bu ayet çok derin bir hakikati fısıldar: İçindeki huzursuzluk bir problem değildir, bir rahmettir. Çünkü o huzursuzluk seni kendine getirir, seni durdurur, seni yüzleştirir, seni hakikate iter. Seni Allah’a doğru çeker. ​Ama burada ince bir tehlike vardır. Eğer insan bu sesi sürekli bastırırsa, bahaneler üretirse, kendini haklı çıkarırsa, erteledikçe ertelerse bir süre sonra o ses yavaş yavaş susar. Ve işte o zaman insan artık yanlış yaptığını bile hissedemez hale gelir. ​Ayetin özü şudur: İçinde seni eleştiren o sesi kaybetme. Çünkü o, seni Allah’a götüren son köprü olabilir....
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Güzel olan Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak Erimek yarını olmayan zamanlarda Durdurmak bir yerde bütün saatleri Bütün kuralları kırıp parçalamak Sonra varmak o yerlere Mevsimlere dur demek Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere Delicesine içmek Ve unutabilmek her şeyi ansızın Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak Güzel olan Sevmek seni Tanrılar gibi Seninle Tanrılaşmak... Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin Ne bu şehir kalacak Ne bu duygusuz sürü Bu korkunç kalabalık Her vapur seni getirecek bana Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim Kapılar sana açılacak Senin için söylenecek şarkılar Şiirler senin için yazılacak Her evde bir resmin Her meydanda bir heykelin olacak Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
Nefis Kademeleri
Nefsin Mertebeleri ve Özellikleri 1️⃣ Nefs-i Emmâre: Kötülüğü emreder, günaha meyleder, sabırsız ve arzularına esirdir. 2️⃣ Nefs-i Levvâme: Kendini kınar, vicdan uyanır, pişmanlık ve tevbe başlar. 3️⃣ Nefs-i Mülhime: İlham almaya başlar, kalp incelir, hayır ile şer arasındaki farkı sezer. 4️⃣ Nefs-i Mutmainne: Kalp huzura erer, tevekkül güçlenir, zikr daimi olur. 5️⃣ Nefs-i Râdıye: Başına gelen her şeye razıdır, şikâyet etmez, sabır ve teslimiyet hâkimdir. 6️⃣ Nefs-i Mardıyye: Allah kulundan razıdır, kalp nurla dolar, sözünde hikmet belirir. 7️⃣ Nefs-i Kâmile: Olgunluk hâlidir, benlik yok olur, sadece Allah’ın rızası görülür.
Din
lgbt
LGBT dediğimiz şey, eşcinselliği savunan; yani erkeklerin kadın gibi, kadınların ise erkek gibi davranabileceğini ve aynı cinsiyetten olan insanların birlikte olabileceğini savunan bir düşünceyi temsil eder. Bu durumun toplumsal düzeni, sosyal ahlakı ve aile içi dengeleri olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Aynı zamanda dini ve psikolojik açıdan da bazı sorunlara yol açtığını ifade eden görüşler bulunmaktadır. Bunları inceleyelim. 1. Toplumsal düzen Toplumun belli başlı yapı taşları ve bir düzeni vardır. Bunun bir kısmını erkekler, bir kısmını ise kadınlar sağlar. Genel olarak bu düzende erkekler daha ağır işleri yapıp çalışırken, kadınlar da aile içi işler ve daha hafif görevlerle ilgilenir. Bu demek değildir ki kadınlar erkek işi, erkekler kadın işi yapamaz. Ancak tarih boyunca toplumlarda bazı görev dağılımları oluşmuştur. Bu görevlerin bir kısmı insanların biyolojik özellikleriyle ilişkilendirilir. Bu nedenle bazı düşüncelere göre kadın ve erkek arasındaki farkların tamamen ortadan kaldırılması toplumdaki düzeni zorlayabilir. Bir örnek vereyim. Kadınlar biyolojik olarak doğuran taraftır. Bu yüzden toplumlarda genellikle annelik rolü önemli görülmüştür. Erkekler ise fiziksel güç gerektiren alanlarda daha fazla yer almıştır. Elbette günümüzde birçok farklı örnek vardır, fakat bu farklılıkların tamamen yok sayılması bazılarına göre toplumsal dengeyi zorlayabilir. Bunu anlatmak için şöyle bir örnek verilebilir: Bir yokuşu tabaka ekleyerek düzlememiz gerektiğini düşünelim. Bunun için bir uzun bir kısa sütun gerekir. Kısa sütun yüksek yere, uzun sütun alçak yere yerleştirilir ve böylece tabaka dengelenir. Ancak sütunların yerleri değiştirilirse zemin eğri ve işlevsiz olabilir. Bu örnekle anlatılmak istenen şey, toplumda bazı rollerin birbirini tamamladığı düşüncesidir. Bu
Siyaset
Çalıştığım hastanede hastalarla iletişimdeyken ciddi sorunlar görüyorum. Öncelikle kişisel bakım genel itibarıyla çok kötü. Elbette düzgün giyimli, temiz insanlar var ama sayıları çok az. İkinci bir konu ise gelen insanların ciddi bir anlama problemi var. Aynı cümleyi bazen 2-3 tekrardan sonra anlıyor çok büyük bir kısmı. Geçmişe dönüp baktığımızda özellikle köy enstitüleri döneminde, zihinler berrak, bilgi yaygındı. Güzel bir kıyı bölgesinde yaşamama rağmen bu acı tablo beni çok derinden etkiliyor. İnsanımın cahilleştirildi. Bilinç seviyeleri asgari yaşam için tasarlanmış gibi. Çok ciddi beyin göçü de cabası elbette. Tek çare sağlam bir eğitim programı ve topluma zararlı kurum ve vakıfların, cemaat denen oluşumların kapatılması. Atatürk geleceği gördü biz ise bu cehenneme doğduk.