Kendini kınayan nefse yemin ederim.
Kıyame suresinin 2. ayeti insanın içindeki en derin sesi anlatır. Dışarıdan değil, içeriden konuşan bir ses, kendini kınayan, pişman olan bir ses.
Nefs-i levvâme, pişman olan yani kendini kınayan nefs. Kur'an'da kıymetli olan şeylerin üzerine yemin edilir ki, kıymetleri anlaşılsın. Nefsi Levvame de bu kadar kıymetlidir. Bir farkındalıktır, geri dönüştür. İnsan bazen bir şey yapar.
Kimse görmez, kimse bilmez. Ama içinde bir şey konuşur:
“Bu doğru değildi”
“Bunu yapmamalıydın”
“Daha iyisini yapabilirdin”
“Bu yakışmadı sana”
İşte bu ses, nefs-i levvâme’dir. Bu nefs hata yapar ama fark eder, düşer ama rahatsız olur, yanlışı savunmaz, içten içe doğruyu kabul eder.
Burada Allah cc sanki insana şöyle der:
“İçinde seni rahatsız eden o sesi hafife alma.”
Çünkü o ses, senin hâlâ ölmediğinin işaretidir.
İnsan iki şekilde kaybolur: Ya yanlış yaparak, ya da yanlışı doğru sanarak. İkinci durum daha tehlikelidir. Çünkü artık insan hatasını bile göremez. Ama nefs-i levvâme varsa, insan hâlâ kurtulabilir. Çünkü utanıyorsa, içten içe sıkılıyorsa, “Ben ne yapıyorum?” diyorsa kalp daha hastadır ama hâlâ canlıdır.
Bu yüzden bu ayet çok derin bir hakikati fısıldar:
İçindeki huzursuzluk bir problem değildir, bir rahmettir.
Çünkü o huzursuzluk seni kendine getirir, seni durdurur, seni yüzleştirir, seni hakikate iter. Seni Allah’a doğru çeker.
Ama burada ince bir tehlike vardır. Eğer insan bu sesi sürekli bastırırsa, bahaneler üretirse, kendini haklı çıkarırsa, erteledikçe ertelerse bir süre sonra o ses yavaş yavaş susar. Ve işte o zaman insan artık yanlış yaptığını bile hissedemez hale gelir.
Ayetin özü şudur:
İçinde seni eleştiren o sesi kaybetme.
Çünkü o, seni Allah’a götüren son köprü olabilir....