Serkan Karaismailoğlu.. Her kitabı benim için o kadar özel ki.. yine 2 günde bitirip keşke hiç bitmeseydi diye üzüldüm. Keşke seri olup devamı gelse diye düşündüm ki sanırım bir serinin ilk kitabıymış. Umarım öyledir.
Her satırı çok güzeldi ama benim için en vurucu olanı şu ayeti bilimsel olarak ispat etmesiydi.
Bakara 28 der ki, Allah’ı nasıl inkâr edersiniz ki; ölü idiniz (cansız birer varlıktınız), sizi O diriltti; sonra sizi yine öldürecek, sonra tekrar diriltecek ve nihayet O’na döndürüleceksiniz."
Herkese merhaba.. 2 ay sonra geldim ölmedim ve yeniden buradayım :D felaket derece rs dönemine girmiştim ve sonra instagramda bu kitabın ai videosuyla karşılaşıp okumaya karar verdim. İyi de oldu uzun zaman sonra tekrardan kitap okumak iyi hissettirdi.
Konumuzla gelecek olursak; Rus mafya prensesi ve buz patencisi Rory ve İrlanda mafyasının infazcısı ve buz hokey takımının kaptanı Aiden arasında geçiyor. Aiden Rory'nin kim olduğunu bilmeden bir saldırı sonucu Rory'i kaçırıyor. Sonradan kendisinin rus mafyasına ait olduğu anlaşılınca bir uzlaşma sonucu takas yapılıyor. Ama çiftimizin hikayesi bitiyor mu ? Asla.. Aiden Rory'nin peşini bırakmıyor ama arka tarafta Rory için İtalyanlarla planlanan görücü usulü bir evlilik vardır. Rory ise bundan kaçmak için her şeyi yapmaya hazırdır ve kendini birden Aiden'ın güvenli kollarında bulur.
Şimdi öncelikle kendileri ai videosunda gördüğüm şekilde kafamda canlandığı için kitabı çok beğendim ama.. ama olaylar biraz yavaş ve eksik ilerledi. Her ne kadar klişe bir mafya kitabı olsa da konu çok daha güzel işlenebilirdi diye düşünüyorum. Serinin ikinci kitabı başka karakteri anlatıyor ama okur muyum emin değilim. Yine de kendisi beni rs'den çıkaran bir kitap olduğu için bir yıldızımı oradan veriyorum :D
Bu şekilde inceleme yazmayı çok özlemişim ama kitap okumayı daha çok özlemişim.. Yazarın eline,emeğine,kalemine sağlık diyorum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. ÇokçaKalppp>>>>
Bu neydi yaa. Öncelikle alacakaranlık seviyorsan acil bu kitabı almaya koşar mısın?(!) 2 günde bitirdim ve çok güzel ilerliyor, film gibi. Fantastik romantik bir kitap.
Başlarda oldukça yavaş aktığını düşünsem de sade bir dil ve akıllıca olmaya birkaç adımı kalmış bir cinayet romanı, vakit geçirmek için ideal türden. Ha, okumasanız ölmezsiniz ama keyifli vakit geçirtir diyebilirim.
-----SPOILERS-----
Kitaba "Son" isimli bir bölümle başlayıp "Başlangıç" isimli bir bölümle bitirmek güzel bir dokunuştu. Detaylar yer yer çok boğucu gelse de akıcılıktan fazla bir şey kaybettirmedi, merak unsuru ilk 100 sayfa için zayıftı diyebilirim.
Vanessa ve Haruto çifti ile ilgili gerçeklerin açıklandığı andan itibaren ise sonunu hemen hemen tahmin edebildiğim için beni çok fazla etkilemedi ama bu açıklama bölümü takdire şayandı.
Bir onaylanma ve sosyal medya bağımlısı kadın ile özgüvensizlikleri ve sadakatsizliğiyle saç baş yoldurtan bir adamın sinir bozucu evliliği, ne matah.
Temizlik şirketi North ailesiyle hiç görüşmeden, konuşmadan, teyit almadan evlerine bir hizmetçi yolluyor, bu kısım biraz vasattı. Daisy'nin kendi hizmetçisi ile ısrarla karşılaşmamak istemesi de maalesef sadece konu uzasın diye seçilmiş bir senaryo, insan evine temizliğe gelen kişiyi en azından bir kez görmez mi? Yani komik...
Jon hem Katarina hem Charley'e birebir benzer şeyler yaşatıyor, haberlere konu çıkıyor ama ne hikmetse bir bağlantı bulamıyor medya, ancak suçu ispatlanma aşamasındayken "ooo 2 vakası varmış" diye okuyucu aklıyla dalga geçer gibi birkaç paragraf yazıldığından dolayı çok fazla sevemedim.
Açıl Susam Açıl, Alaaddin'in değil Ali Baba'nın hikayesinden bir alıntı, umarım bu detay çeviride kaybolma olarak nitelendirebileceğim bir detaydır aksi takdirde böyle bilgisizlikler beni soğutuyor.
Dikkatli okuyucular bence böyle detayları fark ediyor ve maalesef fark ettikten sonra okumak eziyet geliyor.
Ayrıca, Kit polisin bildiği kontrol ettiği sosyal medya
Hizmetçinin GünlüğüLoreth Anne White · Juno Kitap Yayınları · 2024364 okunma
İlk kitabını da bir çırpıda okumuştum bunu da aynı şekilde merakla ve heyecanla bitirdim gaddar orman bence 2 kitapla sınırlı kalmaması gereken muhteşem bir eser
bu kitaptan çok bir beklentim yoktu açıkçası ama ortalarına geldigimde dedim ki: ya bu harika bir kitap? kusur bulamıyorum?? alo???
duology'nin ilk kitabından çok çok daha fazla sevdim. özetle: karakterlerle bağ kurduğum, ara ara şok olduğum, keyiflendiğim, kıkırdadığım ve bitirdiğimde ağzıma güzel bir tat bırakan bir duology oldu. spice çok tadinda( 0.5/5 filan), plot çok çok daha ön planda. ikinci kitap ilkine bin basar bence. filmi yapılsa en ön sıradan izlerim, part 1 part 2 müko olur. aşırı şairane bir kitap olduğundan geçmesi için mümkünse ingilizce okuyun derim.
aşağıda spoilerlar var. !!!!
highlights:
-ione ve elm. o kadar harika bir slow burn, o kadar derin, o kadar kıymetli geldi ki. ilk kitabın ravyn ve elspeth faciasından sonra bu çifte bayıldım bayıldım bayıldım.
-spirit'in vahşiligi. neither kin nor friend olması hoşuma gitti.
-kitaptaki süprizlere bayıldım. hiç beklemediğim yerden
beklemediğim olaylar kişiler çıkıp durdu
-nightmare'in elspeth'in söylediklerinin hep tersini "elspeth öyle söyledi" diye söylemelerine haykırarak güldüm
-iki farklı mekan arasında kitabın geçiş şekli harikaydı. en heyecanlı yerinde diğer kısma geçiyor bu kez onu en heyecanlı yerinde bırakıyor vs vs elimden asla düşüremedim.
-kitabın ŞAİRANEliği. kitap kesinlikle ingilizce okunmalı.
ilk kitapta biraz abartılmıştı ama bu kitaptaki şairanelik seviyesi chef's kiss. normal cümleler bile içime içime aktı bayıldım. bayıldım.
-aile soylarının agaç isimlerinden oluşması ve agaçların kutsallıklarının olması, two alders, spirit of tree, yews, falanı filanı... ben çok sevdim. ağaç teması harika konsept. (hangi ağaçlar olduklarına dair bir fikrim yok)
-nightmare'in jespyr'i taşıma konusundaki ısrarı <3
-nightmare 'in içinden ara ara çıkan sheperd king. bir anda spoiler verip ekibi şok
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,310 okunma