Bu benim yazarla tanışma kitabımdı. Muhtemelen de bir daha randevuya çıkmayacağız
Kitaptaki benzetmeleri çoğunlukla çok leziz bulmuş olsam da, içeriğindeki cinsellik teması bir tık az olsaydı gençlik romanları kategorisinde değerlendirilmesi bence daha uygun olurdu. Ne kadar derinleşmeye çalıştıysa da bana göre yüzeyde kalmış.
Konu güzel başlıyor fakat zamanla hikaye çok havada kalıyor. Rüya mı, parelel evren mi ya da psikolojik bir bölünmemi okuyoruz ayırt etmek zorlaşıyor.
Ayrıca milliyetçi damarıma çok dokunan sayfalar vardı. Cahilce yazılıp Türklere etiket olarak yapıştırılmış resmen. Yazar bir Yunan dostu ve Yunanistan aşığı. Konu kazığa oturtma cezası. Bildiğim bir gerçek olmasına rağmen yine de Google ve chat GBT den soruşturdum. O bile Türklerin böyle bir şey yapmadığını kabul ediyor. Tam olarak şöyle yazıyor.
Osmanlı tarihinde ve sınırlarında "kazığa oturtma" cezası genellikle Osmanlılar tarafından değil, Eflak Voyvodası III. Vlad (Kazıklı Voyvoda) tarafından Osmanlı askerlerine ve elçilerine uygulanmıştır.
Son olarak bu romanı haricinde 2 farklı kitabında da konuların aynı olduğunu, hatta karakterleri ve olaylarına kadar herşeyin aynı olduğunu okuyunca bir daha kesinlikle okumayacağıma emin oldum. Hangi temayı kullanırsa para kazanacağını keşfetmiş bir yazar gibi göründü gözüme.
Okumak isteyen buyursun.