Üniversite okuduğum'dan dolayı, Kitaplığımı bazı nedenlerden dolayı satılığa çıkartıyorum. 169 adet kitabımı, kitap başı 200 ve 300 TL olmak üzere satmayı planlıyorum. 1. Basım, 2. Baskı ve yeni baskı kitapları mevcuttur. (Tarih, dergi, kişisel gelişim, roman, psikoloji, politika, tarihi kurgu, felsefe- din, bilim kurgu, şiir vb. kitaplar olmak üzere toplam 169) İlgilenmek isteyenler olursa mesaj atmaları yeterli olacaktır. Şimdiden destekleriniz için teşekkür ederim.
17 yaşımdayken, annemi saat 1:47'de, gitmemem gereken bir partiden, onun hiç tanımadığı insanlarla çevriliyken aradım... Sadece şunu söyledim: Gelip beni almana ihtiyacım var. O da şöyle cevap verdi: Yoldayım. Hiç soru yoktu. O anda da yoktu. Yol boyunca da yoktu. Hiç olmadı. Kızgın olduğunu sandım. Değildi. 12 dakika içinde geldi. Bu, evden hemen çıkmış olduğu anlamına geliyordu. Üzerinde uyuduğu aynı kıyafetlerle arabaya bindi ve gece saat 2'de, varlığından bile haberi olmadığı bir partiden beni almak için şehrin öbür ucuna kadar sürdü. Arabaya bindim. Bana sadece bir kez baktı. Sonra sessizce sürmeye devam etti. Eve dönüş yolculuğu sessizdi. Gergin değil, sadece sessizdi. Şu soruları bekleyip durdum: Neredeydin? O insanlar da kimdi?
Hayata Dair
Reklam
Kitap alamıyorum. Eksiksiz basım kitaplar hiçbir sitede yok veya varsa da olması gereken fiyatın 2 katı fiyat koymuşlar. Kitap alma hevesim kaçtı. Okumuyorum bundan sonra.
Devamı: Hassas İçerik + 18
Aileden birinin tanıdığıymış tamam mı, hocanın üçüncü gözü açık sanıyorlar ama meğersem musallatlısı var ve bilgi alış- verişi yapıyorlar. Benim bu tarz insanlarla ya da işlerle alakam olmaz. Bir ara yorgun, bitkin ve sürekli hasta olduğum için nenem aradı "Senin için şeyh getirdik, gel seni okusun." dedi. Emrivaki de sevmem ve içim direkt huzursuz oldu ama ilçe değiştirmiş olduğu için ayıp olmasın ve de enerjisini ölçmek için gittim. Hoş, sonrasında nenemleri azarlamak için de gittim. O zaman perçem kestirmiştim e tabi, üçüncü gözüm tam görünmüyor. İçeri girdim, selamlaştım. Adama dönüp merhaba deyip oturdum. Öyle ağır enerji geldi ki el sıkışma dahi istemedim. Ve birine ben şeyh mevkisini layık görmemişsem istediği kadar şeyh olsun, saygım olmaz, ilgim de, sorum da, cevabım da. Direkt 1-2 m' lik mesafeden kahkülüme uzanır gibi oldu ben kendimi hem geri çektim hem de tip tip baktım. Aile temasını bile sevmezken sen kim köpek, saçıma dokunma girişiminde bulunuyorsun? Hem izinsiz hem de sebep söylemiyor. O zamanlar bu alanlarda yeniydim ama kişinin rızasının alınmasının esas olduğunu biliyorum. "Bakmam için alnınızı tam görmem lazım." dedi. "Anlamadım, neye bakmanız için? Ne alaka?" dedim. Ama her an küfür edip adamın suratına dalacak gibiyim. Sonrasında da "İzinsiz saçıma da olsa dokunmayın. O eliniz benim yakınıma o şekilde yaklaşmasın." derken içimden de "Allahım bu ne yapıyor ya da ne yapacak bilmiyorum, alanımı gizle. Görmesini reddediyorum." vs. deyip adama da "Ne yapılacağını ya da nasıl yapılacağını geçtim, izin dahi almadan neye başladınız? Bu ne kadar Allah rızası için oldu?" demiştim. Bozuntuya vermedi. Bir şeyler söyledi o an pozitif dahi olsa ne demiş olursa olsun kulak asmayacaktım. Sonradan öğrendik ki okumayı yapan musallatı, ona da muska gibi şeyler
Duygu ve Düşünce

Asra Zifir

@Kara_Orumcek_Zambagi
·
Enerji Çalışmalarında- Uyanış Kurslarında DİKKAT! +18
O alanlarla sıfırken direkt kurslardan başlamayın. Hocanın geçmişini -eğitim süreçlerini, eğitimlerini vs.- bilmeden ders almayın. Sizden çalışmalar için izin istendiğinde açık ve net şekilde izin verin: "Sadece bu bilmem ne çalışması için izin veriyorum." ile "İzin veriyorum." hiç aynı şey değil. Güzel alanlar ve bilinç olmasına rağmen bilinçsizlik çok fazla. Şifa ya da bilgi sağlayayım derken musallatlanırsınız ve direkt farkında da olmazsınız. Özellikle para verdiğiniz konserlere dahi dikkat etmeniz lazım: Özgür irade yasası var ve siz para verince oradan almaya gönüllü hale geliyorsunuz. Katılım için belirlenen ücretse ücreti sağlayınca bilerek ya da bilmeyerek katılmış oluyorsunuz... O yüzden yavaş ama emin adımlarla gidin. Hakikati bulayım derken belanızı bulmayın. En çok çocuklara dikkat edin: Korku halinde olanlara, soyutlanmış olanlara, üzgün- acılı olanlara, tembelken birden başarılı olanlara, biriyle konuştuğunu -soru/ cevap- söyleyenlere, canlı ve kıpır kıpırken birden sessizleşip melankoli hâle girenlere... Onlar tam ne olduğunu anlar ya da anlamaz ama siz anlamak zorundasınız. Bazıları çocukluktan yetişkinliğe kadar fark etmemiş veya fark ettirilmemiş oluyor. Bazılarına ise birkaç hafta sonra dahi ya kendini ya da çevresindekileri oldürtüyorlar: Tesir gücüne bağlı. Kapanık oluyor, soğukluk hissetmeye başlıyor, uyuyamıyor, karanlığa çekiliyor, simsiyah giyinmeye başlıyor, bir anda mutlu bir anda suratsız oluyor, Kuran okuyup sevinç gözyaşı akıtırken çocuk ama delirmiş çocuk aklına benziyornsonralarda asla tahammül edemiyorlar ne insanlarla görüşmeye, ne gülmeye, ne sirke kokusuna vs. öfke patlamaları, saldırganlaşma, bakışları ve yüzü tuhaf vs. oluyor. O hayattan koptuğunda ya da kopardığında çok geç oluyor. Türbeye almışlardı içine girmedi. Hocalardan
Duygu ve Düşünce
Dürtülerin Gücü
Anlık hazlara veya öfkeye yenik düşme durumu, Sokrates'in dediği gibi sadece o anlık bir "yanılgı" veya "cehalet" hali midir? evet ve hayır aslında bir çok devletin insanları yönetmesi insanların tarihsel evrim boyunca yakın akrabaları gibi çeşitli yollardan geçip doğru olanı genetik olarak aktarmış yani savaş yada kaç ve ya 30 yaşında gelen üreme dürtüsü ve ya bi zamanlar akım olan "Dağa çıkma" dürtüsü mesela bu dağa çıkma dürtüsü yöneticilerden sıkılıp kendi kendini yönetme iç güdüsü üst teki devletten kalabalıktan sıkıldığı için dağa çıkmak istiyor. örnek olarak şu an günümüzde çoğu orta sınıf erkeği hiç olmaz ise türkiyedeki orta ve alt tabakayı gözlemleyebildiğim için onları anlatayım şu an teknoloji biterse ve yaban hayatta kalmamız gerekirse bu günki orta sınıf ve alt sınıf erkekler avlanma iç güdüsü aktif olur bu genetik bişey , örnek vermem gerekirse adrenalin hormonal ve dürtüsel bişey " ben okula giderken okulumuz şehir dışındaydı yağmurlu bir günde kulakluğım takılı başım önüme eğik yürüyordum kısa bir kestirme var araziden gidiyor ordan gittim , başım önüme eğik diye yaklaşık 15 metre uzaktaki 3 köpeği görmedim 5 metre kalırken köpek havlaması duydum takmadım başmı kaldırdım köpek 2 metre uzağımda bana doğru geliyordu o an ayağım çamurda kaydı geriye doğru düştüm elim kirlendi sonrasında gözlerim karardı tekrar etrafımı görmeye başlayınca bana saldıran köpeklerin benden 25 30 metre uzaktaydı " ama bazı dürtüler de kötüdür örnek olarak üreme dürtüsünün mantıksal zekayı örtmesi bunu nerdeyse herksein gördüğü bir olay ile anlatayım aşık olduğunuz bir kız hakkında tüyo alırken kızı beğenmemiş arkadaşınızdan yada kıza sizin kadar tanrısallaştırmayan arkadaşınızdan tüyo alırken o kişi nesnel diye işe yarıyor ama mantıksal zeka ile düşünmezseniz elin
Aşık olduğum kurgusal karakterler
Aslında bu akımın orjinali book boyfriend ama ben Türkçe ingilizce karışık konuşunca çok cringe oluyorum.Neden hiçbir bilgim yok ama ok diyince bile saçımı yolasım geliyor😞Bunu burada ilk yapan kim hiçbir bilgim yok,çok gördüm.Biraz geç oldu ama ben de yapayım dedim.(kesinlikle bir sıralama yok,aklıma geleni yazdım.) Lordlar ve Varisler serisinden Daren ile açılışı yapalım.Herkeste gördünüz bu adamı biliyorum ama benim Daren'i sevme nedenim kesinlikle herkesten farklı.Hepimiz gökyüzü olmak istedik serisi zaten çok kapsamlı bir seri,yani her türden karakter var.Kendinizi bulduğunuz bir karakter illa olmuştur.Ben de Nova'da kendimi bulmuştum.Zaten çok benzer özelliklere sahibiz.İkimizde balık burcuyuz,ikimizde Ege'de yaşıyoruz ve illerimiz komşu.(Bilmeyenler için Nova Burdurlu,kitapta bahsedilen göl de Salda Gölü.),ikimizde deliyiz,ikimizde sosyal kelebeğiz(yani kesinlikle öyleyim ama bazen geliyorlar bu da Nova'nın gökyüzü vârisi evresi gibi bir şey).Kısacası görüp görebileceğiniz en Nova insanlardan biriyim.Nova'ya çok benzememden dolayı kitaba başladığımda dikkatimi çeken ilk karakter tabi ki de Daren oldu.Karşı konulamaz bir yakınlık hissediyorum adama karşı.Kitabı dış gözle değil,direkt Nova olarak okuduğum içindir belki de bu.Bazen çok üzgün olduğumda-ki bu nadiren(!) rastladığım bir durum-beni rahatlatabilen tek şey Daren'in sözleri oluyor.Daren benim için bir kaçış noktasıdır belki de.Başım mı ağrıyor,daren.Kalbim mi acıdı,daren.Üzüldüm mü,Daren.Hayat zor mu,Daren.Yoruldum,sıkıldım,bittim mi,Daren.Asprinimdir benim.Daren benim için çok şey. Gecenin Hikayesi - Aylema serisinden Fetih Yargıcı diğer bir favorim.Daren asprinse Fetih paroldur.Maya'yı isteği dahilinde olmadan öpmek yerine kolunu kesmeyi seçmiş bir adamdır Fetih.Daha ne olsun.Dokunmadan da seven bir karakter ayrıca-ki bu
Reklam
Reklam