Puan vermedi·224 syf.··
2026 2. kitabı
Haziran ayı programımızın ikinci haftasında inceleyeceğimiz modern bir kült: Dövüş Kulübü. Tüketim çılgınlığına, modern sistemin insanı tek tipleştiren çarklarına ve kimlik arayışına distopik, yeraltı bir pencereden bakan bu sarsıcı eserin künyesi ve sinematik detayları şu şekildedir: ​ Kitap Künyesi ​Kitap Adı: Dövüş Kulübü (Fight Club) ​Yazar: Chuck Palahniuk ​Orijinal Basım Yılı: 1996 ​Türkiye'deki Yayıncı: Ayrıntı Yayınları ​Sayfa Sayısı: ~224 (Baskıya göre küçük değişiklikler gösterebilir) ​Çevirmen: Elif Özsayar ​Tür: Roman / Yeraltı Edebiyatı / Psikolojik Kurgu ​ Film Künyesi ​Film Adı: Fight Club (Dövüş Kulübü) ​Yönetmen: David Fincher ​Vizyon Yılı: 1999 ​Başroller: Brad Pitt (Tyler Durden), Edward Norton (Anlatıcı), Helena Bonham Carter (Marla Singer) ​Süre: 139 Dakika ​IMDb Puanı: 8.8 / 10 ​ Kitap ile film arasındaki anlatım dili, son kısımlardaki kurgusal farklılıklar ve David Fincher'ın beyaz perdeye aktardığı o eşsiz kaotik atmosfer, yazılı analizlerimiz için harika bir malzeme sunuyor. Bireysel okuma ve izleme sürecinizde Tyler Durden karakterinin sosyolojik alt metnine dikkat etmeyi unutmayın! ​Keyifli okumalar ve iyi seyirler dileriz. SENTEZ ENTELEKTÜEL OTURUM | AYIN KİTABI KİTAP KİMLİĞİ Kitap Adı: Dövüş Kulübü (Fight Club) Yazar: Chuck Palahniuk Tür: Kurgu Sayfa Sayısı: 224 Odak Noktası: Tüketim Çılgınlığı, Kimlik Karmaşası, Nihilizm ve Modern Yabancılaşma ​ Soru: Yazarın bu eserde inşa ettiği düşünce dünyası, bugünün modern insanı için bir "çözüm" mü sunuyor, yoksa sadece "sorunu" mu derinleştiriyor? Cevap: Palahniuk, mobilya kataloglarında kaybolan modern insanın uyuşmuşluğunu yıkmak için şiddeti, acıyı ve dibe vurmayı bir uyanış yöntemi olarak sunar. Ancak Tyler Durden'ın vaat ettiği bu "özgürlük", sistemi yıkmaya çalışırken kendi faşizan
1000Kitap
Dövüş KulübüChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 202011,4bin okunma
Lahmacun Turkish pizza değildir !
Puan vermedi·567 syf.··
2026 1. kitabı
Daniel Kahneman'ın Varlık Yayınevi'nden Osman Çetin Deniztekin ve Filiz Nayır Deniztekin çeviriyle yayımlanmış 30.Basım 2025 tarihli kitabını okudum. Çevirmenlere verdiğim puan 0 SIFIR'dır. SIFIR. İngilizce yemek kitabı okuduğunuzu düşünün ve TURKISH PIZZA diyerekten LAHMACUN tarifini verdiklerini, LAHMACUNU yazdıklarını düşünün ama LAHMACUN sözcüğü yok. Bir ingiliz/Amerikalı olsaydınız ne anlardınız? Eğer Lahmacunu yani kitapta geçen psikolojik terimlerin gerçek adlarını bilmiyorsanız sıkılırsınız, bu kitap var olan ilginizi de yok eder, birşey öğrenemezsiniz, sıkılırsınız. Sıkılırsınızı 2 kere yazdım. Heuristics'leri KISA YOLLAR diye çevirdiğinde kısa yollar(Heuristics) diye yazmalısın, "mihaly csikszentmihalyi (siks-sentmihalyi diye telaffuz edilir)" diye yazmayı akıl ediyorsun ancak "akış deyimi söz dağarcığımıza girmiştir" yazıyorsun. Akış nedir? FLOW tüm dünya bunu FLOW olarak biliyor literatürde flow yazıyor bu FLOW!!! türkçesini gene yazarsın kitap türkçe ancak akış diye bahsettiğin şeyin FLOW olduğu yazmalısın. Korkunç kötü bir çeviri.
1000Kitap
Hızlı ve Yavaş DüşünmeDaniel Kahneman · Varlık Yayınları · 20181,821 okunma
Reklam
ÖZETLENMİŞ İNCELEME
Puan vermedi·128 syf.·
2026 15. kitabı
ÖZETLENMİŞ İNCELEME Vitruvius’un Gölgesinde Kalan Kadın: Ralph Fox’un “Roman ve Halk”ında Eril Evrensellik ve Edebiyatta Kadının Yokluğu Özet Ralph Fox’un “Roman ve Halk” (1937) eseri, Marksist edebiyat eleştirisi içinde, kapitalist yabancılaşmaya karşı “Bütünlüklü İnsan” (The Whole Man) idealini öne çıkaran temel bir metindir. Ancak, Fox’un bu ideali inşa ederken temel referansı olan Rönesans hümanizmi ve onun simgesi “Vitruvius Adamı”, görünüşte evrensel, özünde ise derin bir şekilde eril (masculine) bir özne tasarımıdır. Bu makale, Fox’un “epik kahraman” ve “Bütünlüklü İnsan” arayışını, Vitruviusçu bir erkeklik kurgusu olarak feminist bir perspektiften eleştirmeyi amaçlamaktadır. Argümanımız, Fox’un evrensel olduğunu varsaydığı “İnsan” kategorisinin, aslında Batılı, erkek ve burjuva bir özneyi merkeze alarak, kadını bu evrensellik anlatısının dışına ittiği veya onu ikincil, tamamlayıcı bir konuma hapsettiği üzerine kuruludur. Makale, öncelikle Vitruvius Adamı imgesinin tarihsel ve cinsiyetçi doğasını ortaya koyacak; ardından Fox’un bu imgeyi edebiyat teorisine nasıl aktardığını ve bunun “kahraman”, “yaratıcı deha” ve “tarihin öznesi” gibi kavramları nasıl eril bir şekilde kodladığını analiz edecektir. Son olarak, bu eril evrensellik iddiasının, edebiyat tarihi ve eleştirisinde kadın yazarların, karakterlerin ve deneyimlerinin sistematik olarak “yok sayılması”, marjinalleştirilmesi veya çarpıtılarak temsil edilmesiyle nasıl doğrudan bir ilişkisi olduğu, Virginia Woolf, Simone de Beauvoir ve Elaine Showalter gibi feminist teorisyenlerin çalışmalarına atıfla gösterilecektir. Fox’un kapitalizm eleştirisi değerli olmakla birlikte, önerdiği estetik ideal, ataerkil tahayyüllerle iç içe geçmiş olduğu için, kadının edebi ve tarihsel varlığına dair kapsayıcı ve
Roman ve HalkRalph Fox · Ayrıntı Yayınları · 201915 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 20:52
Suzan defter kitabını okumak için içine bir klavuz koymaları gerektiğini düşündüm bitirince.Çünki diğer eserlerden farklı bir basım tekniği vardı. 2 3 sayfasını okuduktan sonra basım hatası bile olacağını düşündüm. ta ki sol tarafındaki yazılanları erkek karakterin,sağ tarafında yazılanlarında kadın karakterin ağzından aktarıldığını çözene kadar. Kitabı ilk başta nasıl okuyacağınızı bilemiyorsunuz.İster istemez bir okuma planı oluşturmanız gerekiyor.Ben tarih tarih okumayı tercih ettim.Başka bir tarihe geçeceği zaman kadın karakterin gözünden baktım olay örgüsüne. Kitabın sol taraftaki günlüğün sahibi Ekmel Bey aşksız bir anne babanın çocuğu olarak büyümüş. Evlenmiş,eşinden ayrılmış büyük bir evde tek başına yaşayan,evden çıkmak istemeyen,işini bırakmış bir avukat. Ardından iz bırakmak için yazmaya başladığı defter bittiğinde ölümü planlayan,kendisini hapsettiği evini satışa çıkarıp sırf biri gelsin sohbet edeyim diyecek kadarda yalnız biri. Sağ tarafında yer alan satırları ise Derya karakterimizin bakış açısından okuyoruz.Derya annesini çok küçükken kaybetmiş,hayran olduğu abisiyle yaşayan,evlenip,boşanan babaannesini kaybettikten sonra ise evden çıkmak için bir nedeni olmayan ama çıkmak içinde çabalayan bir kadın,Ekmel beyi satılık ev ilanı için arıyor almak için değil sırf dışarı çıkacak bir nedeni olsun diye.İki yalnız konuşmak isteyen insanın yollarıda bu sayede kesişmiş oluyor. Aynı tarihte İki bakış açısından da okuduğumuz için olanları bazen hangisi doğru söylüyor diye düşünmedim değil.Başta biraz kafa karıştırıcıydı ama güzel bir eserdi okumanızı tavsiye ederim.kitaba ismini veren Suzanımız var bide kendisini Derya'nın anlatımından tanıyoruz ama ona değinmeyeceğim çünkü yazdıkça yazarım.siz okuyun Ne demek istediğimi anlayacaksınız keyifli okumalar.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,3bin okunma
Basım çok kötü
7/10
·675 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 17:11
Kitap basımı çok kötü. Bir çok sayfalar yapışık kesilmemiş. Açarken yırtılıyor. Yazım hataları da çok. Yani özensiz bir basım olmuş. Güzelim kitaba yazık olmuş.
Psikolojinin Temel İlkeleri 2William James · Mitra Yayınları · 20243 okunma
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
9/10
·68 syf.··
2026 20. kitabı
2026 - 24. Kitap Kitabın Adı: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Yazarı : Stefan Zweig Yayınevi : @isbankasikulturyayinlari Türü : Roman Basım Yılı: 2017 Sayfa Sayısı: 62 Sayfa Düşünceler : En sevdiğim yazarlardan birisi olan Stefan Zweig 'in bu güzel eserini @trabzonizdiham kitap kulübünün bu ayki kitabı olması nedeniyle dördüncü kez okudum. İtiraf edeyim yine çok zevk aldım. Altını çizdim bir yerin -ki bir kısmını sizinle paylaştım okuyun diye. Fedakârlık,tutku ve saplantılı bir aşk hikayesi bu. Bir yazar ile hiç tanımadığı bir genç kadının arasında geçen tek taraflı bir aşk bu. Herkese tavsiye ederim. - Ama biliyorum o öldü . Artık dönüp ona bakmak istemiyorum., bir defa daha umuda kapılmamak için, bir defa daha hayal kırıklığına uğramamak için (s:2) - O hayat ki hep senindi ve sen onu asla bilmedin. (s:3) - Ölmüş biri artık hiç bir şey istemez ,sevilmeyi de kendisine acınmasını da teselli edilmeyi de istemez (s:4) - Beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma ,çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım (s:5) - Bekledim bekledim seni kaderimi beklercesine bekledim. (s:19) - Ama bir tabutun üstündeki çiçeklerin ne anlamı olabilir ki ? (s:20) - Ve insanlar arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur (s:20) - Gelip geçici bir karşılaşmanın adsız kadınının sana, senin gibi sadakat nedir bilmeyen bir erkeğe sadık kaldığına asla inanmazdın. (s:34)
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,6bin okunma
Reklam
Reklam