Fatihin Emaneti İstanbul
10/10
·825 syf.··
Beğendi
·
2023 55. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 15:08
Yılın son Kitabında İstanbul - Üç Şehrin Hikayesi’adlı bu Eserde Osmanlı Fatihi Sultan II.Mehmed’din bize Emanet ettiği Mihenk Taşı İstanbul’un asırlardır elden ele geçmeşi yükselen ve çöken imparatorluklar ilk kuruluşundan Yunanlıların bölgeyi keşfedişi ve sonrasında yükselen bir şehir olma özelliğini hiç kaybetmeden asırlarca tüm medeniyeti üstüne çekmiştir. Balkanlar’dan orta doğuya bağlanan ve 2 kıtayı birleştiren denizden ve karadan mükemmel oluşu anlatmakla bitmez. Değerli kardeşlerim, Bişr el-Ganevî radiyallâhu anh’den nakledildiğine göre o, Nebî -sallâllâhu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlemiştir: “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan; o ordu ne güzel ordudur!.. Kaynaklar: İstanbul’un fethinin, hemen hemen sekiz buçuk asır öncesinden, tereddüte yer vermeden iyi bir üslup ile haber veren hadisimiz, Kütüb-i Sitte döneminde hatta daha öncesi tasnif edilmiş kaynaklarda yer almaktadır. Hadis sahih,tir şu gerçek hiçbir zaman unutulmamalıdır; bir hadisin Kütüb-i Sitte’de bulunmaması onun sahih olmadığı anlamına gelmez. Kütüb-i Sitte dışındaki kaynaklarda da bir çok sahih hadis bulunmaktadır. Bu hadis onlardan biridir. Fatih Sultan Mehmedin emaneti olan İstanbul her ölçüde ve konumda yeri ve konumu dünya için her zaman önemli olmuştur. Osmanlı yıkılmış olabilir ama biz bu ecdadın torunlarıyız islam her zaman bizim için önemlidir. İman ile alınmış bu topraklar batı yanlıları tarafından ajanlar ve türlü hileler ile parçalanmaya çalışılmış ama başarılı olamamışlardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin banisidir. Milli değerler önemlidir sahip çıkılmalıdır ama nereden geldiğimizi ve imanımızı asla kaybetmemeliyiz. Bu vatan milletin ve geleceğinin Her Türk ve Kürt vatandaşın omuzlarında bir armağan olarak ebedi kalacaktır. Aksini iddia
Edebiyat & Roman
İstanbul - Üç Şehrin HikayesiBettany Hughes · Alfa Yayıncılık · 202236 okunma
İnceleme değil özettir.
Puan vermedi·595 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
205 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 01:02
Neler öğrendik?  İLK ÖNCE: İHLAS VE  NİYETTEN başladık. Bu bölümdeki hadisi şeriflerle anladık ki: - eğer niyetimiz samimi değilse ve yaptığımız işte İhlas yoksa elimize hiçbir şey geçmeyecek..  Ama  diğer taraftan da anladık ki: niyetimiz hayır olsa ama amel olarak dökülemese bile elimize sevap olarak geçecek.  -kalbimizi sürekli kontrol etmemiz gerektiğini ve bir işe başlarken ki niyetlerimi, işe başladıktan sonra bile sürekli sabit tutmak için elimizden geleni yapmamız gerektiğini öğrendik. İKİNCİ BÖLÜMTÖVBE idi. -Tövbe kısmında öğrendik ki: gerçek bir tövbe için : yaptığımız şeyi önce terk edeceğiz. Sonra ondan pişman olacağız ve bir daha asla yapmamaya karar vereceğiz.  Hatta ve hatta biz de o işi anımsatacak yerlerden, olaylardan, sözlerden bile uzak kalacağız. -Ve öğrendik ki Efendimiz bile Günde 70 yahut 100 defa tövbe ediyormuş.  Bizde günlük istiğfar saygılarımızı arttıracağız ve ihmal etmeyeceğiz.  Ayrıca İhlas da yapılan bir tövbenin bütün geçmişi kapatacağını da öğrendik. -Tövbe kısmında beni en çok etkileyen olaylardan biri Kab Bin Malik ve onun hakkında Tevbe suresinin ayetlerinin inmeseydi. 
Din
Riyazü's Salihin 1. Ciltİmam Nevevi · Erkam Yayınları · 20102,117 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·272 syf.·
2020 9. kitabı
Rasim Özdenören'in Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler'deki "Don Kişotça Müslümanlık" tabirinden sonra Cahit Zarifoğlu'nun Bir Değirmendir Bu Dünya'sını okumuş ve orada bir Don Kişot görmüştüm. İsmet Özel'in Kırk Hadis'ini de bir Don Kişotluk olarak değerlendirebiliriz: Bir şair ne cüretle hadis yorumlayabilir denebilir. Kitap okunduktan sonra ise bu sorudan vazgeçileceğini düşünüyorum. Sebebi kitabı beğenecek olmanız değil, beğenmeyebilirsiniz de; ama Özel'in kitabı yazmadaki -daha doğrusu konuşmalarını kitaplaştırmadaki- temeli sağlam. "Yaşamak bir yanlışlık, din bir bunalımdır" başlıklı bir Mukaddime ile açıyor kitabını Özel. İşte bir şairin Kırk Hadis kitabı telif etmesindeki hikmet de burada yatıyor. Ben bu ifadeyi -kitaptaki açıklamasından bağımsız olarak- şuna benzettim: Yanlış iliklenmiş bir gömleği yırtarak çıkarmaya çalışmak. Biraz daha açacak olursam, İslam'dan uzaklaşmış yaşantımız yanlış iliklenmiş gömleğimizdir. Dinin bizi gayri İslami yaşantıdan çıkarması mevcut bağlamda gömleği yırtarak çıkartmaktan başka şekilde mümkün olamaz. Bu da bir Müslüman'ı "şair olarak" oturup Kırk Hadis yazmaya iter. Çağdaş yaşamın bize biçtiği gömlekleri giydiğimizde, Müslüman olarak var olma imkânlarımız kısıtlanıyor. Oysaki Özel'in kitapta ele aldığı hadis-i şeriflerden de görüleceği üzere, Müslümanlık esasen öyle yüksek bir şahsiyet olmayı gerektiriyor ki, o yüksek şahsiyet çağdaş yaşamın biçtiği "şair", "mühendis", "doktor", "işçi" gibi gömleklere sığmaz, sığamaz. Ha bir hata silsilesi olagelmiştir ömrümüz, biçilmiş o gömlek o yüksek şahsiyet olunamadığı için giyilebilmiş, üstüne bir de yanlış iliklenmiştir. O vakit İslam'dan gayrı kalıp tanımayacak yüksek şahsiyete kavuşmanın tek yolu o gömleği yırtarak çıkarmaktır. Yırtarak çıkarmadıkça, içine sokulduğumuz dar kalıp
Din
Kırk Hadisİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 20191,792 okunma