Popülist liderler dışlanan kesimlere ekonomik refah vadettiler. Bilindiği üzere popülizm, "yozlaşmış, ablaksız, halktan kopuk, sırça köşklerinde oturan elitler" ile "dışlanmış hor görülmüş, aşağılanmış, temiz ve âri halk" antagonizmasına dayanır. Dolayısıyla bu kadar geniş bir kitlenin dışlandığı bir denklemde popülistler için "gariban halk" ve "onların hakkını yiyen elitler" ikiliğini ikna edici şekilde üretmek de iktidara gelebilecek oyu almak da son derece kolaylaşmıştı. 2000'ler boyunca popülist liderlerin ardı ardına farklı ülkelerde iktidara geldiğini görmemizin altında yatan neden de işte buydu.