10/10
·224 syf.··
2026 151. kitabı
Kısa ama etkisi uzun süren, rahatsız edici derecede gerçekçi bir psikolojik roman. Okurunu eğlendirmekten çok insanın içindeki karanlıkla yüzleştirmeyi amaçlıyor. Romanın merkezinde Seniha vardır. Çocukluğundan itibaren ağabeyi Halit’in gölgesinde bırakılmış, sevgi görmemiş, fiziksel görünüşü nedeniyle aşağılanmış ve hayatın fırsatlarından mahrum kalmıştır. Ailesinin tüm imkânları Halit’e sunulurken, Seniha kendi hayatını yaşayamadan yıllarını tüketir. Yıllar sonra ağabeyinin evliliğinde ortaya çıkan bir sır, Seniha’nın içinde biriktirdiği öfke ve kıskançlığı harekete geçirir. Böylece roman yalnızca bir aile hikâyesi olmaktan çıkar; bastırılmış duyguların intikama dönüşmesinin hikâyesi hâline gelir. Kıskanmak, olay örgüsünden çok karakter psikolojisine yaslanan bir romandır. Bugün bile modern hissettirmesinin nedeni, insanların çoğu zaman sakladığı duygulara odaklanmasıdır. Kıskanmak Nahid Sırrı Örik
KıskanmakNahid Sırrı Örik · Oğlak Yayıncılık · 20213,342 okunma
Hayvan Çiftliği.
Puan vermedi·152 syf.··
2026 5. kitabı
George Orwell tarafından oluşturulan siyasi bir hayvanlar dünyasıdır. Diğer adı “Bir Peri Masalı” olsa da yetişkinler için yazılan, oldukça sade ve açık bir dile sahiptir. Karakterler de belirgin ve her biri bir temsil ortaya koyar. İngiliz edebiyatının önde gelen eserlerinden biri olan Hayvan Çiftliği, o zamanların Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin Stalin döneminin eleştirisidir. Aslında yazar için bu eleştiri sadece bir siyasi yöntem ya da siyasi bir yönetici eleştirisi değil, ona yardım eden, boyun eğen yahut her şeye göz yumanların da eleştirisidir. (Durum ve çevre eleştirisi) Bir çiftlikte hayvanların bulundukları yaşam koşullarından ve çiftlik sahibinden şikâyet etmeye başlamalarıyla ortaya çıkan bir romandır. Romanda her bir hayvanın kendine has kişisel özellikleri ve temsil ettiği bir duruş vardır, roman boyunca kendi karakterlerinden hiç şaşmayan bu hayvanlar bir ideolojinin saptırılmasına ve yanlış uygulanmasına zemin hazırlarlar. Her oluşumun, o oluşumun içinde olanlar için etkileyici bir başlangıcı vardır. Bu çiftlikte de hayvanların gözünü açan ve onları ayaklanmaya iten Koca Reis adında bir domuzun söyledikleri ve sonrasında söylediklerini gerçekleştiremeden ölmesidir. Bu bütün hayvanlara bir hırs ve güç verir. Başta birlik beraberlikle, çalışkanlık, azim, hırs ve haklarını arama arzusuyla başlayan bu birliktelik sonrasında aralarından iki tanesinin çıkıp diğer hayvanlara yol göstermesi, plan yapması, emir vermesi ve son olarak hükmetmesiyle çıktıkları; eşitlik, iyi bir yaşam seviyesi, adalet düşüncelerinden sapmalarına neden olur. Diğer hayvanları motive etmek, heyecanlandırmak, onları kendine bağlamak için totaliter yöneticiye dönüşen başlarındaki domuz göstermelik marşlar, bayraklar, bağlılık yemin törenleri yaptırmaya başlar,
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2026 6. kitabı
KESİN TEMASSIZLIK VAR / ONUR GÖKŞEN Sevgili dostum Olga Söner'in keyifli bir bayram geçireyim diye gönderdiği Onur Gökşen'in "Kesin Temassızlık Var" adlı kitabını okudum. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Onur Gökşen, 2018'de bankacılığı bırakıp yazmaya daha çok vakit ayırmaya karar vermiş. Ali Baba ve 7 Cüceler filminde Cem Yılmaz'a senaryo asistanlığı yapan Gökşen, 2014'ten beri Ot Dergi'de yazmakta ve iki senaryo çalışması bulunmakta. Ayrıca Cem Yılmaz'ın Ali Baba Ve 7 Cüceler, Arif v 216 ile Deli filmlerinde ufak rolleri bulunmaktadır. Kitapta bir bölümü arka kapakta da olan <" Onur Gökşen ve Edebiyatı" Veyahut "Hayatı Ve Eserleri"> başlıklı Cem Yılmaz'ın giriş yazısı bulunmakta, tabii Yılmaz tarzı bir yazı. Gökşen kitabını "Canım kardeşim Mert'e..." diyerek ona ithaf etmiş. "Veli Toplantısı" başlıklı yazının bir yerinde : "Sokakta maç yapmak varken niye Gauss yöntemini öğrenecektik ki? Bana neydi divan şiirinden 13 yaşında, sınıfa o sene gelen güzel bir kızın mavi gözlerini düşünmek varken?" diyor!!! Gökşen ile 6 yaş farkımız var (ben ablayım ) O dönemde müfredat değişmediği için bahsettiği Gauss Yöntemi ne ola ki??? Araştırdım tabii ki, internette yazdığına göre; Gauss yöntemi (Gauss Eliminasyonu), lineer denklem sistemlerini çözmek için kullanılan, matris satır işlemleriyle katsayılar matrisini üst üçgensel forma dönüştüren temel bir matematiksel algoritmadır!!! Daha fazla okuyunca gördüm ki aslında Gauss Yöntemi bizim 'satır azaltma' olarak öğrendiğimiz yöntemmiş... Teknik terimlerle boşuna kafa karışmış "Uzay Gemisi" adlı bölümde ise; "Çocuklukta her şey farklı, çünkü kimse senin hayal gücüne ket vuramıyor.", "Bir çocuğun hayal gücüyle hiçbir yetişkin baş edemez." cümleleriyle çocukluğu kısa, öz biçimde tanımlayarak çok güzel ifade etmiş. Gökşen, 80'li
Kesin Temassızlık Var!Onur Gökşen · İnkılap Kitabevi · 201920 okunma
Aşk zannedersin sen ama taze et sevdasıdır.
Puan vermedi
Deniz Erbulak, 1971’de Manisa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladı. Akdeniz Üniversitesi’nden 1992 yılında jeoloji mühendisi olarak mezun olduktan sonra, KKTC’de ve Manisa’da jeoloji mühendisi olarak çalıştı. İlk ve orta öğrenimi boyunca çeşitli hikâyeler ve roman taslakları yazdı. Mühendis olarak çalıştığı dönemde de yazmaya ve roman denemelerine devam etti. Yazma tutkusu yakasını bırakmadı ve 2003 yılında çocuk okurlar için yazıp resimlediği hikâye kitapları, K Yayınları tarafından yayımlandı. 2007 yılında ilk gençlik romanı 14 Yaşında Bir Genç Kızım Ben Doğan Egmont’tan basıldı. Bu romanın devamı ve ardından gelen diğer seriler genç okurlardan çok yoğun ilgi gördü. Yetişkin okurlara yönelik fantastik ve bilimkurgu türünde yapıtları olan Erbulak’ın Yansıma seri adıyla Lande (2015) ve Luda Kuka (2016) romanları DEX’ten; Kıyametle Savaşanlar (2011) ve Aşkın Ötesinde (2011) romanları ile Türk edebiyatının ilk gotik örneklerinden Adak (2014) romanı İthaki’den çıktı. Deniz Erbulak, eşi ve iki oğluyla Manisa’da yaşıyor ve yazı hayatını sürdürüyor. Kitapta akıcı temiz Türkçe’yle yazılmış, kelimeler cümleler çok güzel seçilmiş, duygular bazen öyle anlatılmış ki içinde yaşıyorsunuz, duygular size geçiyor özellikle kitabın sonuna doğru. Yazarın yaşadığı yada bildiği bir şey mi diye sormadan edemiyorsunuz, bilmediğiniz bir duyguyu nasıl anlatabilirisiniz. Hayatın gerçekliğine dair çok önemli kesitler var özellikle “”ben sana demiştim”” sözünün yanlışlığı yada sürekli karşındaki eleştirel yaklaşma çok güzel inceleniyor. Gençler ve orta yaşa ilerleyen gençler için çok önemli dersler, örnekler mevcut bazı şeyler yaşanmadan öğrenilemiyor. Birlikte yaşamın birbirlerinin sınırlarını ihlal etmeden çokda zor olmadığı. Adam ve Kızın karşılıklı konuşmaları ne kadar
Adam ve KızDeniz Erbulak · Doğan Kitap · 2016158 okunma
Puan vermedi
Nadia Murad’ın kendi kaleminden yazdığı bir anı kitabıdır. Kitap, IŞİD’in Kuzey Irak'taki Ezidi köyü Koço'yu basıp halkı katletmesiyle başlayan bir esaret, hayatta kalma ve insan hakları mücadelesini anlatmaktadır.Kitabın Ana Temaları ve DetaylarıKöyün İşgali ve Katliam: Nadia Murad’ın sıradan bir Ezidi ailesinde geçen huzurlu çocukluğu ve 2014 yılında IŞİD militanlarının köylerine girip erkekleri ve yaşlı kadınları öldürmesiyle hayatının altüst olması.Esaret ve Kölelik: Musul'a kaçırılıp binlerce Ezidi kadını gibi köle pazarında satılması, ağır işkencelere ve cinsel şiddete maruz kalması.Mucizevi Kurtuluş: Tutsak edildiği kişilerin elinden kıl payı kurtulmayı başarması ve hayatını tehlikeye atan Sünni bir ailenin yardımıyla güvenli bölgeye kaçması. Bir çok kadına SES OLMASı
Son Kız: Esaretimin Hikayesi ve IŞİD'le MücadelemNadia Murad · Epsilon Yayınevi · 2019817 okunma
Puan vermedi
Muhteşem bir kitap okudum. Su üzerine bir kurgu bu kadar gerçek ve bir o kadar da masalsı anlatılabilirdi. . Dili ve üslübu, hikaye anlatıcılığı müthiş. Yazarın anlatımında ki o mistik hava büyüleyici. İnsanlığın ortak hafızasına yazılmış olan, şiisel bir hikaye. Üç farklı zaman, üç farklı karakter, üç farklı kültür de yetişmiş ayrı yaşam ama onları bir noktada buluşturan tek bir yağmur damlası. Karakterlerin kendi yaşamlarına ait olan, hayata dair bellekleri çok iyi işlenmiş. Kendine özgü masalsı bir dili aynı zamanda şiirsel bir anlatımı var. Adı gibi su gibi akıp gidiyor sayfalar. İçinize işleyen bir konusu olduğu gibi, aynı zamanda bir ağıt bir haykırış bir içsel yolculuk gibi. Narin (2014) Dicle Nehri Kıyısı , henüz dokuz yaşında bir Ezidi kızı. Bölgedeki halkın ve İşid’in o dönemde yaptıklarını onun üzerinden tarihsel bulgularla bizlere aktarırken, Su ile olan kader bağlarını da hafızasının derinliklerinden anneannesinin hikayeleri ile yansıtıyor. Tarihsel bir acıyı sayfalarda insan ruhuna işleyen bir anlatı olarak bizlere sunuyor. Lağımlar ve gecekondular kralı Arthur. Onun hikayesi 1840 da Thames Nehri kıyısında başlıyor. Nehrin pisliği içinde doğan Arthur yoksul bir çocuk. Tek çıkış yolu dahilik derecesinde olan zekası. Antik Mezopotamya, Ninova ‘da Asur Kralı’nın kütüphanesinde yüzyıllar boyunca unutulmuş bir şiir saklıdır. Gılgamış Destanı. Bu dahi çocuğun büyüdükçe tek bir hedefi şekillenir oda bu destanı çözmek. Evinden çok uzaklara yolu düşer bu şiir uğruna. Hep huzursuz bir kalbi vardır, tıpkı içinden geçen nehirler gibi. Züleyha…Thames Nehri kıyısı (2018) Su’ya ömrünü adamış bir Hidroloğ. Geçmişin ağır yükleri altında ezilirken bir taraftan da eşinden ayrılıp kendine yeni bir hayat oluşturma derdinde. Su onun en büyük tutkusu ama aynı zamanda
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,700 okunma
Reklam
Reklam