7/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 01:22
Seray Şahiner’in 2015 yılında çıkan bu kitabı kurgu dışı metinlerinden oluşuyor. Romanları ve öykülerini severek okuduğum yazarın deneme türünde diyebileceğimiz yazılarını okumak güzel bir deneyim oldu. Kentsel dönüşüm, gecekondular, şehirleşme, Avm’lerin hayatımıza girişi o dönemin siyasi olayları kitaptaki yazıların konularını oluşturuyor. Yine İstanbul sokaklarında geçiyor yazılar. Yazar İstanbul’da gerçek anlamda yaşayan bir yazar. Yazar Van’a söyleşi ve imza günü için geldiğinde aldığım bir kitaptı.
Reklamı AtlaSeray Şahiner · Everest Yayınları · 2019359 okunma
9/10
·316 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:44
Kapadokya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen Tarihi Wilson Amos Farnsworth'un bu eseri, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Orta Anadolu'da yürütülen Amerikan misyonerlik faaliyetlerini anlamak açısından kaynak niteliğinde bir eserdir. Yazar Türkiye’de en uzun süre görev yapan misyonerlerden biri sıfatıyla yaşadıklarını 1904 yılında bir kitap taslağı haline getirmiş ancak 1912 tarihinde kitabı bastıramadan vefat etmiştir. Bu taslak metin Mehmet Şahin tarafından 2015'te Harvard Üniversitesi Kütüphanesi misyoner arşivinde rastgele bulunmuş ve serüveni böyle başlamıştır. Kitap, sadece bu misyonerin hatıralarından ibaret değil aynı zamanda dönemin sosyal, kültürel, dini ve eğitim hayatına ışık tutar. Kitapta Kapadokya diyince benim aklıma ilk Nevşehir gelsede aslında Kayseri (Talas) başta olmak üzere Yozgat, Nevşehir, Niğde, Ankara ve çevre yerleşimlerde yürütülen American Board faaliyetleri ele alınıyor. Örgüt (yabancı ülkelerde görevli amerikalılar örgütü) 1810 yılında kuruluyor, dini bir sivil toplum olması münasebetiyle görünüşte siyasi bir nitelik taşımıyor ama din üzerinden gidilerek bütün dünyada Amerika’ya geniş bir kültürel, sosyal, ticari ve dolaylı olarak siyasi etki alanı yaratıyordu. Bu bölgede etkili olabilmek için de eğitim, sağlık, okul açma, dil öğrenme ve yerel halkla yakın ilişkiler kurma gibi yöntemlere başvurmuşlardır. Özellikle okullar, bu faaliyetlerin merkezinde yer almış. Erkek ve kız çocuklar için açılan okullar, bir yandan modern eğitim verme iddiası taşırken diğer yandan misyonerlik faaliyetlerinin yayılması için önemli bir araç haline gelmiş. Özellikle kızların eğitimine daha çok önem verilip özel okullar açılması çok dikkat çekici, etkisini mezun olup bir çok bölgeye gönderilen işine sadık kadın misyonerlerden anlıyoruz. Kitapta, tam da
Kapadokya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen TarihiWilson Amos Farnsworth · Yapı Kredi Yayınları · 20187 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Bayram ve yol arkadaşım oldu Atmaca Hem çok akıcı hem de kuşağım dolayısıyla çok tanıdık. Böylece Hikmet Hükümenoğlu‘ndan okuduğum üçüncü kitabı da sevmiş ve bir çırpıda okumuş oldum . Romanı oluşturan dört bölüm yıllara göre ayrılmış: 1.1995 2.2001 3.2015 4.2019 . Romanın kahramanı Ömer’le özellikle lise yıllarını okurken o kadar yoğun bir bağ kurdum ki kendi okulum, kendi arkadaşlarım adeta canlandılar gözümün önünde. Tam o yıllarda ben de lisedeydim çünkü. Bir de üniversitede edebiyat fakültesini kazanması hem güldürdü beni hem içim sızlattı. Gözümün önüne bu defa fakültemin koridorları geliverdi iktisat , işletme gibi bölümlerin çılgınca tercih edildiği yıllarda edebiyatı seçmiştik sonuçta . Roman tam bir büyüme hikayesi , aslında bence büyüme de değil Ömer’in kendi içindeki karanlıkla yüzleşme hikayesi demek veya çevresinin , belleğinin oynadığı oyunların farkına varmasının hikayesi demek daha doğru bence. . Dört yaşında iken annesini kaybeden Ömer, babası, kardeşleri Ayfer ve Ömer ile yaşamaktadır. Aynı binada oturan hala onlara destek verir. . Ömer Ömer’in içinde saklı ve güçlü bir öfke vardır.Adeta bir Atmaca! Bu öfkenin ortaya çıktığı bazı anları Ömer hatırlayamaz, kendisine anladığında ise anlam veremez, sonuçta sevdiklerine zarar vermemiştir ki! Kendimizi gösterdiğimiz çevremizdekilerden bağımsız mıdır onlara da şiddet uygulamış olmaz mıyız? Ya da şiddeti her zaman bireysel midir? Eğer öyleyse toplumumuzun içine düştüğü şiddet sarmalı bir tesadüf mü? . Okul müdürüne, otel sahibine, üniversite yönetimine, hükumete duyulan ve gösterilen öfke, haksızlığın müsebbiblerinin yükselttiği ve günümüzde sosyal medya ile de iyice köpürtülen bir öfkedir. . Romanda en çok Önderi’ sevdiğimi de söylemek istiyorum keşke öyle bir arkadaşım olsaydı . Son zamanlarda
AtmacaHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2020761 okunma
spoiler içerir :)
5/10
·211 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 19:44
İlk incelememi yazmanın verdiği heyecan ve kitabın bende yaratmış olduğu hayal kırıklığından bahsederek konuya girmek istiyorum. Ünlü yazar Orhan Pamuk'un büyük bir heves ve beklentiyle Kırmızı Saçlı Kadın eserini bugün itibariyle bitirmiş bulunmaktayım. Yazımın içerisinde genel anlamda başka bir eserden esinlenildiğine dair örneklerde bulunacağım. Afgan yazar Khaled Hosseini'nin 2003 yılında yayınlanmış eseri olan Uçurtma Avcısı romanı ile Orhan Pamuk'un 2016 yılında yayınlanmış eseri olan Kırmızı Saçlı Kadın romanı arasındaki bağlantılar hakkında yoğunlaşacağım. Her iki eserde de ana karakterlerin yazar olmak istemesi, aileleri tarafından toplum nezdinde saygı gören bir meslek edinmeleri için zorlanmaları, içine kapanık bir karaktere sahip olmaları, çocuk sahibi olamamaları, baba sevgisinden mahrum olmaları, mahrum kaldıkları sevgiyi başka karakterden temin etmeye çalışmaları, babalarının siyasi görüşlerinin ve hayata bakış açılarının benzerliği, iki ana karakterin de Firdevsi'nin Şahname'sinde yer alan Rüstem ve Sührab hikayesini fütursuzca benimsemesi, evlat sevgisini çok sonra tatmaları fakat aradıkları mutluluk duygusunu elde edememeleri aklıma gelen ve bahsetmeden edemeyeceğim mühim benzerlikler olarak ön plana çıkıyor. Romanın benim için diğer hayal kırıklıkları ise olay örgüsünün çok kopuk bir biçimde işlenmesi diyebilirim. Belki de beklentimi yüksekte tuttuğumdan bu hayal kırıklığını yaşamış bulunuyorum. Son olarak romanın sonunda alenen bir mesleği zan altında bırakması, kanunda, mevzuatta veyahut yönetmelikte yer almayan şeyleri 2015 yılında yaşanmış olarak dile getirmesi ise hayretler içerisinde kaldığım diğer bir konu olarak hafızamda epey bir süre yer edinecek gibi görünüyor. İlk incelememin yazmış olmamın verdiği heyecandan siz kıymetli okurların
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
1/10
·400 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Bazı dönemlerde kitaplardan sıkılıyorum ve okunacak kolay veya ergence kitaplar seçip okuma alışkanlığımi geri getirmeye çalışıyorum. Bu kitabı satın almadim bir arkadaşım hediye etti. Kitabın konusu rüyalarım gibi hiçbir konu yok ve bir işe hizmet etmiyor. Kitabı bu dönemde yargılamak saçma olur çünkü kitap 2015 lerde çıkma bir kitap. O yaşlarda okusam bu kitaba "oha cok iyi" derdim ama bu kitap çocukken okunacak bir kitap da değil.. cinsellik içeriyor ama benim amacım zaten çok güzel bir kitap okumak değil okuma alişkanligimi geri getirmekti ve bunu da yaptı. Kitabın o dönemde milyonlar okuması şaşırttı beni. Belkide o dönemdeki insanlar böyle şeyler okumayı seviyordu (yeni yazar okumak isteyen insanlar). Bu kitabın yazarı bir kadın ama yazdığı kadın karakterleri o kadar çok aşağilaşmişki bu duruma şaşırdım. Bir kadın hemcinsini niye bu kadar aşağılar? Bu durumu yazıldığı dönemden dolayi hiçbirşey diyesim gelmiyor.
Psikopat MafyaŞule Terzi · Parola Yayınları · 2015243 okunma
Aşk zannedersin sen ama taze et sevdasıdır.
Puan vermedi
Deniz Erbulak, 1971’de Manisa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladı. Akdeniz Üniversitesi’nden 1992 yılında jeoloji mühendisi olarak mezun olduktan sonra, KKTC’de ve Manisa’da jeoloji mühendisi olarak çalıştı. İlk ve orta öğrenimi boyunca çeşitli hikâyeler ve roman taslakları yazdı. Mühendis olarak çalıştığı dönemde de yazmaya ve roman denemelerine devam etti. Yazma tutkusu yakasını bırakmadı ve 2003 yılında çocuk okurlar için yazıp resimlediği hikâye kitapları, K Yayınları tarafından yayımlandı. 2007 yılında ilk gençlik romanı 14 Yaşında Bir Genç Kızım Ben Doğan Egmont’tan basıldı. Bu romanın devamı ve ardından gelen diğer seriler genç okurlardan çok yoğun ilgi gördü. Yetişkin okurlara yönelik fantastik ve bilimkurgu türünde yapıtları olan Erbulak’ın Yansıma seri adıyla Lande (2015) ve Luda Kuka (2016) romanları DEX’ten; Kıyametle Savaşanlar (2011) ve Aşkın Ötesinde (2011) romanları ile Türk edebiyatının ilk gotik örneklerinden Adak (2014) romanı İthaki’den çıktı. Deniz Erbulak, eşi ve iki oğluyla Manisa’da yaşıyor ve yazı hayatını sürdürüyor. Kitapta akıcı temiz Türkçe’yle yazılmış, kelimeler cümleler çok güzel seçilmiş, duygular bazen öyle anlatılmış ki içinde yaşıyorsunuz, duygular size geçiyor özellikle kitabın sonuna doğru. Yazarın yaşadığı yada bildiği bir şey mi diye sormadan edemiyorsunuz, bilmediğiniz bir duyguyu nasıl anlatabilirisiniz. Hayatın gerçekliğine dair çok önemli kesitler var özellikle “”ben sana demiştim”” sözünün yanlışlığı yada sürekli karşındaki eleştirel yaklaşma çok güzel inceleniyor. Gençler ve orta yaşa ilerleyen gençler için çok önemli dersler, örnekler mevcut bazı şeyler yaşanmadan öğrenilemiyor. Birlikte yaşamın birbirlerinin sınırlarını ihlal etmeden çokda zor olmadığı. Adam ve Kızın karşılıklı konuşmaları ne kadar
Adam ve KızDeniz Erbulak · Doğan Kitap · 2016158 okunma