Yüksek binalar inşa etmede yarışılması "Adam: "Bana Kıyamet'in saatinden haber ver." dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem): "Onun hakkında soru sorulan, sorandan daha bilgili değildir." buyurdu. Kur'an, 39:29Adam: " (O halde) bana alametlerinden haber ver." dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem): "Cariyenin efendi-sini doğurmasını, ayağı çıplak giyimsiz fakir koyun çobanlarının yüksek bina yapmada birbirleriyle yarışmalarını görmendir."buyurdu. İfadedeki netliğe dikkat ediniz: hususi bir topluluk tanımlanmış; çıplak ayaklı, fakir koyun çobanları. İslam ilim geleneğine göre bu ifade açıkça, Bedevî Araplara atıfta bulunmaktadır. Hz. Peygamber "yüksek binalar yapmada birbirleriyle yarışmaları.." gibi daha genel bir ifade kullanarak kendini sağlama alabilir ve dünyadaki herhangi bir topluluğa atıfta bulunabilecek şekilde esnek bırakabilirdi. Bugün Arap yarı-madasında görüyoruz ki, bir zamanlar fakir koyun çobanları olanlar, bugün, en yüksek binaları inşa etmekte yarışıyorlar. Bugün Dubai'deki Burc Halife, 828 metre ile dünyadaki en yüksek insan yapımı binadır. Tamamlandıktan kısa bir süre sonra, Suudi Arabistan'dan başka bir rakip aile daha büyüğü olan 1000 metrelik Kraliyet Kulesi'ni (Cidde Kulesi) inşa edeceklerini ilan etmişlerdir 2019'da tamamlanması beklenmek-tedir. Nitekim görmekteyiz ki, kim daha yüksek binayı inşa edecek diye birbirleriyle yarışmaktadırlar. Dikkat edilmesi gereken şey şudur ki, bölge insanlarının 50-60 sene evveline kadar doğru düzgün evleri dahi yoktu. Hatta birçoğu hala Bedevi idiler ve çadırlarda yaşıyorlardı. 20. asırda petrolün keşfi ile beraber bölgenin dönüşümü başlamış oldu. Eğer petrol olmasaydı, belki de bölge hala Kur'an'ın nazil olduğu dönemdeki gibi çorak bir çöl arazisi olarak kalacaktı. Eğer bu Hz. Peygamber'in
Sayfa 357·Kitabı okudu
Gülseren Budayıcıoğlu’nun annesinin ölümü
2019 yılının bir kış günü İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi nde söyleşı ve imza günündeydim. Koltuklar çoktan dolmuş, yer bulamayan dinleyiciler sahneye ve yerlere oturmuştu. Söyleşiden sonra imza faslına geçtik. Onümde ucu görünmeyen bir kuyruk vardı. O anda cep telefonum çaldı. Hastaneden arıyorlardı. Annemin durumunun kötüleştiğini bildiriyorlardı. Unutamadığım günlerden biri de odur. Kalkıp gitsem, gidemedim; kalsam, kalamadım. Bir süre sonra "tuvalete" diye kalktım, derin bir nefes alıp Allah'a dua ettim. "Bana yardımcı ol Allahım, bunca insanı bırakıp gidemem. Annem beni beklesin" dedim. Sonra yerime geçip kitap imzalamaya, okurlarımla sohbet etmeye devam ettim. Birkaç saat sonra yola çıktım, akşam Ankara'daydım. Hemen annemin yanına koştum. Kardeşlerim yanındaydı. Annem beni beklemiş. Bizi duyup duymadığını bilmeden konuşup vedalaştık annemle. Ona ne kadar iyi bir anne, ne kadar iyi bir insan olduğunu; sevgisini, şefkatini, bitmez tükenmez merhametini, aldığı duaları anlattık. Yalnızca biz çocukları değil, torunları da başındaydı. O gece kaybettik annemi. Ertesi gün camiye sığamadık; öyle büyük bir kalabalık uğurluyordu ki annemi, biz de ina-namadık. İnsanlar yanımıza geliyor, annemden gördüğü yardımı, sevgiyi, şefkati anlatıyordu. Evi günlerce dolup taştı. Uzun uzun andık onu.
Sayfa 81
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İşte bu yüzden yollara çıkmalı insan, arşınmalı dağ bayır, rüzgâr nereye götürürse. Ve çok sevmeli inadına. Kırılacağını bile bile sevmeli. Gözünün içine baka baka sevmeli. Bir yaprağın gözüne, suyun gözüne, taşın gözüne, toprağın gözüne ve bir insanın gözüne meydan okur gibi bakmalı. Bir şarkı da diyor, kim dedi her şey yoluna girecek diye. Girmeyecek ki sebep olsun yolculuklara. Kat yoluna ne varsa. Kıyıdan uçan bir yaprağın, rüzgâra ayak uyduran dalgalara kendini bırakması gibi bırak kendini hayata. Bir yol, bir iyilik, bir rüzgâr, bir deniz, bir toz bulutu, çam kokusu ve bir sevme hikayesi, manzaralar, yol arkadaşım hafızam.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Bir mavi özgürlük diliyorum kalplerinize, önyargıyla yaklaşmayan düşünceler, doğrularınızı tartışmayan zihinler, iyiliğiinizi test etmeyen kalpler diliyorum. Dürüstlüğünüzü kanıtlamak zorunda kalmadan anlayan gözbebekleri diliyorum size derin derin bakan. Kendine dev başkalarına Zırnık kadar olan sevgisini size vermeye korkandan korunsun kalpleriniz. Tüm yolların kendine çıktığını sanandan savursun da yoldaşınız olana ulaştırsın sizi Rüzgar. Bir gülücüğün iyileştirdiğini bilene, ağlama’nın tadına varana yanaştırsın anlar.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
2019 tarihli bir Business Insider makalesi, Apple, Google, hatta açıkça çocuk hedefli Snapchat (!) uygulamasının kurucuları ve CEO'ları da dahil olmak üzere çok sayıda büyük Silikon Vadisi yöneticisinin kendi çocuklarının evde ekran başında geçirdikleri süreyi sınırlamak için birbiriyle uyumlu tedbirler aldıklarını detaylıca açıkladı: Anlaşılır bir şekilde, Apple CEO'su Steve Jobs, küçük çocuklarının o zamanlar yeni piyasaya sürülen iPad ile oynamasını yasaklamıştı.
Çok Uluslu Yapıda Demokrasi
Jön Türklerin meşrutiyet taleplerinin en önemli nedeni devletin çöküşünün ancak bu yolla durdurulabileceği inancıdır. "Ortak vatan"ın "eşit evlatları" olunabilirse isyanların sona ereceği düşünülmektedir. Oysa demokratik süreç ağır aksak da olsa ilerlediği, etnik ve sosyolojik sınıflar arasındaki farklar giderek azaldığı halde azınlıkların ayrılıkçı hareketleri daha da güç kazanmaktadır. Denilebilir ki bir arada yaşamayı Türklerden başka isteyen kalmamıştır. Bu durum İttihat ve Terakkilileri otoriterliğe iten en mühim sebep gibi durmaktadır. 
Sayfa 71 - Milli Mecmûa, Dosya Konusu: İttihat ve Terakki, Sayı 9, Temmuz-Ağustos 2019·Kitabı okuyor