İbnü'l-Arabî'nin düşüncesinde de rastlanır. Arap dilleri ve edebiyatları alanında uzman olan Fransız siyaset bilimci Pierre Lory, dünyanın kökenine ilişkin İbnü'l-Arabî'nin eserlerinde gördüğümüz bakış açısının onun dil anlayışından ayrı düşünülemeyeceğini belirtir. İbnü'l-Arabî'ye göre Tanrı'nın yaratma eylemi konuşma eylemiyle özdeştir ve bu iki varoluş biçimi organik olarak birbirine bağlıdır. Henüz varlık sahnesinde belirmeyen mahiyetler (hakikatler) Tanrı'nın tek bir sözüyle varlık kazanırken bu varlıklar, evren olarak adlandırdığımız ancak henüz külli bir varlığı olmadığından ötürü ilahi bir söylem olmaya devam eden düzlemde birer kelime haline gelir. Aynı düşüncenir izleri Hıristiyan eskatolojisinde de görülür. Yeni Ahit'i oluşturan dört kitaptan biri olan Yuhanna İncili de, "Başlangıçta Söz vardı" diye başlar, "Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı