Puan vermedi
İngiliz yazar David Szalay’ın 2025 Booker Ödülü’ne layık görülen ve Türkçe baskısı İthaki Yayınları (2026) tarafından yapılan romanı "Beden", modern erkeğin varoluşsal krizlerini, yalnızlığını ve toplumsal normlar karşısındaki sıkışmışlığını "çıplak" bir gerçekçilikle ele alıyor. Kitap, geleneksel başarı öykülerinden ya da derin içsel hesaplaşmalar barındıran klasik kurgulardan çok farklı. Yazar, okuru karakterin zihninden kasıtlı olarak uzak tutarak, her şeyi dışsal eylemler ve fiziksel varlık üzerinden aktarıyor. Romanın merkezinde István adında, son derece sıradan ve yaşamın içinde oradan oraya sürüklenen bir adam yer alıyor. István, hayatta büyük hedefleri olan, azimli biri değil; çoğunlukla başkalarının talepleri ve şans eseri önüne açılan kapılardan geçerek ilerliyor. Roman, onun ergenliğinden yaşlılığına uzanan kronolojik ama fragmanlar halinde sunulan bir ömrü kapsıyor. Hikaye; ordudan ıslahevine, ardından bir iş insanının hayatını kurtarmasıyla değişen kaderinden Londra’nın lüks çevrelerine uzanan bir yükselişi odak noktasına alıyor. İstvan, para ve güç odaklı modern dünyada sınıfsal olarak hızla yükselip aynı hızla dibe vurabiliyor. "Beden" kavramı, karakterin dış dünya ile bağ kurabildiği neredeyse tek araç. István; sevgiyi, yakınlığı, öfkeyi, şiddeti ve tiksintiyi sadece fiziksel dünyada ve cinsellikte bulabiliyor. Bu nedenle anlatı, sert ve yer yer pornografik öğeler barındıran temalar içeriyor. Yazar, bedeni hem ruha ev sahipliği yapan bir kafes hem de modern dünyada kapıları açan bir sermaye olarak konumlandırıyor. István, hiçbir şeyi tutkuyla arzulamamasına rağmen büyük bir güce ve servete erişiyor. Ancak aşk, statü ve zenginlik arasında sıkışıp kaldıkça, bu kontrolsüz güç onu mahvetme noktasına getiriyor. Çevresindekileri de peşinden aşağı çeken,
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026322 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:40
Bayılarak okuduğum,bir çok yeri not ettiğim 2025 yılı kurmaca dışı alanında Amerikan Ulusal kitap ödülünü almış bir kitap. Mısırda doğan, ülkesindeki baskılardan dolayı babası Katar’a göç etmiş, gençlik dönemi sansürsüz,adil yerlere özenerek,batı medeniyetine gıptayla bakarak geçtiğini okuduğumuz bu gazeteci yazarımız Omar El Akkar’ın kitabındaki temel meselesi de Batı’nın insan hakları, özgürlük ve adalet söylemleri ile pratikte yaptıkları arasındaki çelişki aslında. Yeni çıkanlarda isminden ötürü çok ilgimi çekmişti,kitabın adı şuradan geliyormuş. Gazze b*mbalanmaya başladığında kendisi şöyle bir tvit atıyor. Aslında kitabın ismi de bundan çıkıyor. "Bir gün, artık tehlike arz etmediğinde, bir şeyi gerçek adıyla anmanın kişisel bir bedeli kalmadığında ve artık hesap sormak için çok geç olduğunda herkes buna hep karşıymış gibi yapacak." Kitap aslında bu çağda yaşanan s*ykırıma karşı duyulan sessizlikle ilgili ama arka planda Amerikan siyaseti,gazetecilik yıllarında farklı ülkelerde tanık olduğu anıları,yazarlık hayatı ve zorlukları gibi bir çok konu var. Bilemiyorum dilini üslubunu çok beğendim. Yaşanan vahşeti insan odaklı ve vicdani ele alışı,dini temellerle “benden olana destek” anlayışının ötesindeki yaklaşımı o kadar kuvvetli ki.. Kitabı okuduktan sonra o ahlaki idealizmden etkilenmemek elde değil. İlginizi çekerse muhakkak okumanızı öneririm.
Bir Gün Herkes Buna Hep Karşıymış Gibi YapacakOmar El Akkad · Nepal Kitap · 202612 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Okurken ciddiyeti kapı dışında bırakmanız gereken kitap
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:13
Türk mizahının üretken kalemlerinden biri olan yazarımızı kitapçı rafında görünce alıp arka kapağı okumak istedim. Arka kapakta Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz,Oğuz Aral , Hüseyin Rahmi Gürpınar, Umur Bugay ın yazılarını görünce dikkatimi çekti. 2025 basımı bir kitaba nasıl yorum yapmış olabilirlerdi ki? Arka kapak ironisi hoşuma gittiği için aldığım bu kitapta aslında zekice yapılmış kelime oyunları son derece güncel olaylara da değinerek kullanıldığı için hem güldüm hem de insan ilişkilerini ve modern dünyanın tuhaflıklarını Gani Müjde nin süzgecinden geçen bir çeşit taşlama şeklinde okumuş oldum. Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar...
Mizah
İmmortalGani Müjde · Alfa Yayınları · 202532 okunma
9/10
·440 syf.··
2026 18. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Annemin Uyurgezer Geceleri - Ayfer Tunç #okudumbitti İlk Yayın Tarihi 2025 440 sayfa Dört kuşak bir ailenin kadınlarının öyküsünü anlatan bir Ayfer tunç romanı. Annelerin kaderi kızlarına miras kalıyor; Şehnaz da bu ağır mirası sırtlanmakla görevli son kuşak. Aile sırları ve sevdiği adam arasında sıkışan Şehnaz, tıpkı annesi, anneannesi ve onun annesi gibi, hayatı kendi istediği gibi yaşayamamış bir kadın. Yazar, temel olarak iki meseleyi romanının merkezine oturtmuş. Romanın birinci meselesi, erkek egemen toplumda yaşanagelen, kadınların var olma sorunu, ezilmeleri, baskı ve zor ile hayatlarının cehenneme çevirilmesi. Romanın ikinci meselesi ise Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve siyasi durumun tespiti ve değerlendirilmesi. İlk meselede kitabın baş kahramanı ve anlatıcısı Şehnaz, profesör olan, babası yaşında evli narsist E.'ye olan takıntılı aşkını, onun metresi olamaya razı geldiği 30 yıl ve onunla yaşadıklarını romanın genelinde serpiştirilen uzun paragraflar halinde anlatır. Şehnaz, annesi, anneannesi ve bir üst nesildeki annenin (Ayhan-Hatice Şehbal-Esme) hayat hikayeleri bir dizi tesadüf sonucu ortaya çıkmaya başlar. İlginçtir ki tüm bu yaşam öyküleri birbirine benzerdir. Kadın olmanın zorluklarının her dönemde başka biçimlere bürünerek yaşanışı; kuşaktan kuşağa taşınan acılar, bastırılmış duygular ve hayata katlanabilmek için takılan maskeler... Öğretmen anne Ayhan hanımın uyurgezer geceleri sayesinde ise ailenin gizemli geçmişi açığa çıkar. Buradaki uyurgezerlik, içe atılanların ve gündüz susturulanların kendine yol bulma biçimidir. Çünkü konuşulmayan travmalar kuşak değiştirir, şekil değiştirir ama kaybolmaz. Bu romanda uyurgezerlik yalnızca bir hastalık değil, aktarılmış bir hafızadır; dört kuşak boyunca susulan her şey en
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,3bin okunma
10/10
·66 syf.··
2026 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:32
Herkese selamlar, Bugün Yediiklim dergisinin 429.sayısı ile karşınızdayım. İlk kez okumuş olduğum lakin gayet güzel ve can alıcı konuların ele alındığı bir dergi olarak yorumlamak isterim. Şiir ile alakalı yazılan yazı en çok beğendiklerimin arasında yer aldı.Kitapla,dergiyle ve huzurla kalın - nasılsınız? - biraz iyi,biraz yorgun ve çok üzgünüm. - neden şiir? - çünkü dünyayı daha yaşanılır kılıyor. Çünkü iyi şiir duadır.
Yedi İklim - Sayı 429 (Aralık 2025)Yedi İklim Dergisi · Yedi İklim Yayınevi · 20251 okunma
10/10
·267 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Ahmet Şahin- Ali Gezginci / Türk Kültür ve Medeniyet Tarihimizden Notlar. Çelebice Söyleşiler. Çelebi dergisi bu zamana kadar Kitap Şuuru ailesinin bir ferdi iken, artık Çelebi Neşriyat adıyla yeni bir yol alıyor. Dergiye Oğuzhan Saygılı ile omuzlayan Ahmet Şahin ve Ali Gezginci yalnızca birer yayıncı değiller. Araştırma, incelemeleri ile Türk kültürüne büyük hizmetler yapmaktadırlar. Okuduğum eser ise, Çelebi dergisinde 2020-2025 yılları arasında yayınlanan 17 söyleşinin bir araya getirilerek basılmış halidir. Söyleşileri genelde derginin her yılın ilk sayısında yayınladığı Abide Şahsiyetlerimiz sayılarından seçilen söyleşilerdir. Kitapta yer alan söyleşiler, Türk kültür ve medeniyetinin farklı yönlerini temsil eden isimler üzerinden yapılmıştır. Sanattan edebiyata, musikiden tarihe, Türk bayrağından Türkçeye, masallardan öykücülüğe kadar pek çok farklı alanı kuşatan bu söyleşiler, sonuçta Türk Medeniyet havzasının unsurlarını bir araya getirmektedir. Okuyucu bu Abide Şahsiyetleri yakından tanırken, onlar da kendine örnek olacak nitelikler bulmakta zorlanmayacaktır. Eser aynı zamanda alanında araştırma yapacak araştırmacılar içinse bir kaynak değerindedir. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Türk Kültür ve Medeniyet Tarihimizden NotlarAhmet Şahin · Post Yayınevi · 20252 okunma