2026 ya girerken ki hedefim başladığım serileri bitirmekti ve bu hedefimi hala sürdürme adımlarımdan biri de bu seriyi bitirmek oldu. Eğer reading slumptaysanız mangalar reading slumptan çıkmanın en kolay yoludur bence :)
Kitap, bildiğiniz gibi Türklerin Tarihi kitabının devamı ve son kitabı. Bilmiyorsanız da artık öğrendiniz. İncelemeye SON DERS başlığını atma sebebim İlber Ortaylı vefat ettiği gün kitaba başlamış olmam. Açıkçası bu kitabı 2026'nın sonbahar ya da kışı okumayı düşünüyordum. Fakat dediğim gibi hocamızın vefat ettiği gün başlayıp, o günü referans alıp gıyabında derse girdiğimi düşünerek bu kitaba başladım. Hedefim kırkı çıkıncaya kadar bitirmemdi ki nasip oldu kırkının çıktığı gün bitirdim.
İncelemeye geçmeden önce, öncelikle İlber Ortaylı hocamızın mekanı cennet olsun yattığı yerde incinmesin. Ülke için kattığı değerler gün gibi ortadayken, görmek istemeyenlere diyecek çok şey var da gerek yok. Zira onlarda bunu anlayacak kapasitesinin esamesi bile oluğunu sanmıyorum. Şimdi incelemeye geçelim.
Türklerin Tarihi 2 Türklerin, Dünya ve Avrupa tarihinde konumu, Osmanlı imparatorluğun doğuşu, akabinde yaşanan Fetret döneminden İstanbul'un fethine kadar olan kısımları, öbek öbek kısa ve yalın bir şekilde anlatılmış. Maraş dondurmacısı kılıklı püsküllü okusa o bile anlar o derece yalın bir dili var. Kitabın içeriği ve soru cevap şeklinde olması okurken yorulmamak açısından önemli rol oynamış. Yoksa bu ve Türklerin Tarihi kitabında anlatılan şeyleri tam anlamıyla öğrenmek, vakıf olmak için ömür adamak lazım. Türk tarihine ilgi duyanların, fikir vermesi adına başlangıç kitabı olabilir diye düşünüyorum.
Keyifli okumalar.
22 Nisan 2026 | 02:38
Göksel
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
90 Günde Yazma Rehberi - Ayşe Tuğba Dedeoğlu
Herkese selamlar
Nasılsınız, neler okuyorsunuz ?
Bugün sizlere 2026 hedeflerimden birini gerçekleştirirken sürekli elimin altında bulunduracağım bir kitap ile geldim.
Hedefim yazılarımı geliştirmek, istikrarlı bir biçimde yazmaktı ve bu kitabı da bu amaçla okudum. İyi ki de okumuşum.
Kitap aslında sizleri 90 günlük bir yazma maratonuna başlatıyor diyebiliriz.
Gün gün sizlere belli bir soru / konu vererek onunla ilgili düşüncelerinizi o sayfaya yazmanız isteniyor ve bu yazmaların sonunda da sizi ve yazdıklarınızı daha da ileriye taşıyacak bilgiler veriyor.
Eğer bir şeyler kaleme almak gibi bir düşünceniz ve de eyleminiz var ise bu kitabı da mutlaka incelemelisiniz.
Bu seneki hedefim Zweig'in kitaplarını bitirmek o nedenle yavaş yavaş okuyorum. Bu kitaba yorum yazmamışım neyse yorumuma gelecek olursak Ludwig cok fakir ve bu fakirliğin altinda ruhu ezilmiş bir genç elinden geleni yaparak kimya mühenddisi oluyor patronunun gözüne girip onun özel asistanı oluyor fakat patronu çok hastalaninca mecburen istemese de onun evine yerlesmek zorunda kaliyor orada evin hanimina aşık oluyor bu aşk ulaşılmaz bu noktada patronu meksikadaki madene gitmesini istiyor mecbur olsalar da ayrilip 2 yıllığına gidiyor ve o esnada savaş patlak veriyor ve ayrılıyorlar aradan gecen zamana ragmen Ludwig onu unutamiyor ve bulusmaya karar veriyorlar. Aradan geçen onca zaman sonra karşılaştıklarında bu aşk/tutku durumunun geçmişte kaldığını ikisi de anlıyor. Zweig bu kisacik novellasında size film gibi olayları izletiyor işte gücü de bu.
Yılın 30. kitabıyla karşınızdayımmm... :)
Dürüst olayım, bu yıl 30 kitap okuyabileceğimi düşünmüyordum, hedefim ise 25 idi. Ammma 30 kitap okuduğum için çook mutluyum. İnşallah gelecek sene okumam daha da artacak. :)
Şimdi gelelim kitaba...
Kitaba ba-yıl-dım!
İlk kez deneme kitabı okumuyorum, 1K'den baktım önceki okuduğum denemelere, neler okumuşum diye...
İlk kez deneme okumuyorum ama deneme türünü en fazla hissederek okuduğum kitap bu olabilir.
İnsan okurken durup düşünmeye, öyle devam etmeye ihtiyaç duyuyor.
Kitaplar da cümle altlarını çizmeye bu yıl başladım, önceleri çizemiyordum. Hatta ilk çizerek okuduğum kitap, İmkansız Öyküler'di.
İşte bugüne kadar çizerek okuduğum kitaplar arasında, en fazla çizdiğim kitap bu olabilir. En azından şimdilik.
Konusu ise:
Kitabın ilk bölümleri yazmak, okumak ile ilgili. O bölümlerden attığım alıntılar, en sevdiğim alıntılar oldu.
Kitabın devamında ise dinden felsefeye, aşktan yalnızlığa kadar değiniyor.
Bölümler kısa, yazarın kalemine hâkim olanların bir gün içinde okuyabileceği bir kitap.
Benim biraz yavaş okumama anlamadan geçmek istemediğim için, tabii yazarın kalemine yabancı olmamın da etkisi vardı.
Montaigne ile bu yıl tanıştım, 2026'da daha çok okumak istiyorum. :)
Şimdi ise...
Yılların son günlerini yaşarken... Bilmem kaç yıl önce aldığım ve hatta ne zaman aldığımı hatırlayamadığım, bilmem kaçıncı kez başlayacağım eseri okuyacağım. Umarım bu sefer biter, umarım bitirmem çok uzun sürmez. O eser hangisi mi? Hemen cevap vereyim: Her Gün HüzünYazmakMontaigne