Lüzumsuz görülen ama her daim Lüzumlu olan tüm kadınlara
9/10
·280 syf.·
2026 51. kitabı
İsrail saldırılarının yanı sıra iç savaş ile de mücadele eden Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta kitap aşığı bir kadınla tanıştırayım sizi; Aaliya. Nasıl bir kadın derseniz ; Onaltı yaşında evlendirilmiş, iktidarsız kocasının kendi kusurunu kapatmak için kısa sürede boşayarak terk ettiği, babası tarafından sevilmeye fırsatı olmadan babasını kaybetmiş, amcası ile evlenen annesinin daha sonra dünyaya getirdiği erkek evlatların yanında hiç kıymeti olmayan, dünyayı her bir yazarın satırlarından anlamlar çıkararak öğrenmiş, kendi cevherini keşfetmiş ama ne dünyaya ne kendine güvenebilmiş bir kadın. Kör olası kocasının ona yaptığı tek iyilik, onu terk ettikten sonra evli iken yaşadıkları evde kalmasını sağlamak olmuş. Kitaplara olan tutkusu onları okumakla sınırlı kalmamış ve yabancı dillerden çeviriler yapmaya başlamış. Çocukluktan beri o kadar sindirilmiş ki bu çevirileri birilerinin okuyacağı fikrini hiç düşünmemiş ve yıllarca yaptığı her çeviriyi kutulara saklayıp kaldırmış. Kitaplar kadar tutkuyla sevdiği biri var ki o da onu kabuğundan çıkıp çalışması için yüreklendiren ve hayatının sonuna kadar hep yanında destekçisi olan Hannah. Aslında o da uzun uzun anlatılmayı hak eden bir karakter bana göre ama çok uzatmak istemiyorum. Aaliyah ev sahibinin kızı Fadia başta olmak üzere cadılar diye adlandırdığı her sabah kahvelerini birlikte içen, onlara karşı mesafeli duran ama uzaktan hep kulak misafirleri olduğu,üç kadın ile aynı apartmanda yaşamaktadır. Ve günün birinde yaşanan bir olay ile bu üç kadın Aaliya'nin hayatında çok önemli bir yer tutarlar. Bu kadınlara olan mesafeli duruşu bana şu alıntımı hatırlattı : "Uzak dursan da yakından dayanıştığın kadınlar vardır, ne güzeldir kurtlarla koşanı, sorgusuz sualsiz olanı." Bu Cenazeyi Bana Lütfeder misiniz? Aaliya sadece dış çevresinde değil kendi içinde
Lüzumsuz KadınRabih Alameddine · Budala Kitap · 2021504 okunma
Zihnimizde ki gölge....
9/10
·212 syf.·
2026 2. kitabı
"Bu hikâye, gerçek olamayacak kadar gerçek bir hikâye."(syf 204) "Çünkü bazı insanlar hayatın anlamını bulamaz, sadece onu aramakla ömür tüketirlerdi."(syf 204) Diyor yazarımız... Bende bir okur olarak diyorum ki; Bu hikâye benim hiķâyem,bu hikâye senin hikayen, bu hikâye bizim hikâyemiz aslında... Ve bu hikâye gerçek ! Bu hikaye benim hikâyem çünkü, çünkü ben dokuzum... Derin sezgilerimle, güçlü şefkat duygumla ve yüksek empati yeteneğimle hayatında var olduğum insanlara adeta "şifacı" ve "bilge" ruhumla yaklaşıyorum ve bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Hayatımı şekillendirmek için verdiğim bu savaşta,kaldığım her "Araf"da dünya da olan savaşımı kazanmak için mücadele ediyorum... "Dünyada aynı kitabı okumuş iki insan yoktur" der Edmund Wilson Haklı da... Ama bu kitap için; Bu kitabı benimle aynı duygularla okumuş ya da aynı duyguları hissedecek, aynı hissiyatı taşıyacak bir insan daha bu dünyada asla olmayacak.Bel ki yazarın kendisi bile bunu anlamayacak.... Kitabı okurken içindeki herhangi bir ayrıntıyı kaçırmamak adına verdiğim savaşta dışındaki ayrıntıları fark edemediğimi kitap bitiminde anladım.(bakalım siz fark edecek misiniz?) Ercan en başta hayatı hızlı ama, çok hızlı yaşarken ve ben onun peşine yetişmeye çalışırken bir çok detayı kaçırdığımı kitabın tamamını okuduğumda anladım. Ercan kitap boyunca bir yerlere ait olmaya çalışırken, onunla birlikte ben de hiçbir yere ait olamadım, hiçbir karaktere...Bu benim, beni anlatıyor diyemedim.Çünkü okuduğum her karakterde, okuduğum her sayfada kendi iç dünyama dönmek zorunda kaldım.Kendi iç savaşımla, kitabı okurken bir çok var olan detay gözümden kaçıverdi. "En mutlu zamanların,anların geçer gider, anılarla kalırsın, baş başa."(syf 36) Kitabı elime alır almaz 2 Mayıs 2024'e gittim ben de önce...Kimse bilmez
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202626 okunma
Reklam
Read at Work 1
10/10
·400 syf.··
2026 18. kitabı
İngilizce öğrenim yolculuğumda ilk edindiğim kaynak.Bu kitabı almadan önce kafamda soru işaretleri vardı.Lakin bir arkadaşımın önerisiyle aldığım bu kitap sayesinda ingilizcem çok gelişti.204 okuma metninde oluşan bu kitap çok çeşitli metinleri kapsıyor.Okurken genel kültürünüz artarken birçok kelime ve yapıyı size öğretiyor.İlk tur bitirdiğimde kitabı 1665 yeni kelime öğrendim.Arada çevirdiğim metinleri tekrar ederek üstünden geçmek çok daha faydalı oldu.0 seviyesinde başladığım bu kitap sayesinde çevirim ve kelime bilgi seviyemde güzel bir gelişme yakaladım.Bu kitabı almak isteyen arkadaşlar tereddüt etmeden alabilirsiniz.Unutmayın dil öğrenme süreci yüksek motivasyon,süreklilik ve azim istiyor arkadaşlar.Yakın zamanda Read at Work 2 kitabına başlayacağım.Dil öğrenme sürecindeki tüm arkadaşlara başarılar..
Reader at Work 1Bülent Kandiller · Middle East Technical University Department (Odtü) · 2022148 okunma
10/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 04:18
Yazar, efendimiz Hz. Muhammed (sav) dışında Kur'an-ı Kerim'de adı geçen peygamberleri, her seviyeden insanın yorulmadan okuyup anlayabileceği şekilde kaleme almış. Bunu yaparken hâliyle en çok Kur'an âyetlerinden destek almış. Ara ara öğütlere ve güncel meselelere de değinilmiş. Yine bazı bölümlerde İncil ve Tevrat'ta olayların nasıl aktarıldığı da dipnot olarak verilmiş. 204 sayfalık bir kitap için gayet güzel bir çalışma olmuş. Hocamıza teşekkürler...
Peygamberler Tarihiİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 2021544 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2026 298. kitabı
Türkiye solu 1970’lerde –başta öğrenciler olmak üzere– geniş toplumsal kesimlere ulaşırken, aynı ölçüde kadınları da içine aldı. Yüzlerce kadının sol siyaset içinde yer almasının tarihi de olan 1970’ler, aynı zamanda toplumsal cinsiyet yapısının sorgulanmasının nüvelerini de içinde taşıdı.. Düşüncelerinden, eylemlerinden ötürü tutuklanan yüzlerce kadın için “özel” kadın koğuşları oluşturuldu. Ankara’da gözaltına alınan kadınlar önce Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu’na konuk edilip, ardından da başta Sağmalcılar Cezaevi olmak üzere, birçok cezaevinde uzun süre tutuklu kaldılar. Adli tutuklu kadınlar onlara “anarşik kızlar” dediler. Çoğu okuma yazma bilmeyen adli tutuklu kadınlar için cezaevlerinde “okul” açan “anarşik kızlar” da onlardan çok şey öğrendiler. Tutukluluk sürecini yaşayan “anarşik kızlar”, hep birlikte resim çektirmek için bir gün cezaevinin avlusuna çıktılar. Hava güneşliydi, objektife gülümsediler. Hayatın çağrısını duyuyorlardı, henüz çok gençtiler… Bu kitap, 1970’lerin siyasal hareketinin içinde yer alan kadınlara bir fotoğraf çerçevesinden bakıyor. Ancak, sol siyasal tarihle örülen bu çerçeve, zamana yayılarak genişlerken, sol tarihe damgasını vurmuş olaylarla da yeri geldiğinde buluşuyor.. Kızıldere'de Çayan, Özüdoğru, Arıkan, Ayna, Alptekin, Atasoy, Saruhan, Kurt ve Yılmaz güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu öl­ düler, Sa ff et Alp kurşuna dizildi. Kürkçü saklandığı yerde ertesi gün yakalandı. İki ayrı THKP-C davasında Ertuğrul Kürkçü, Ziya Yılmaz ve Oktay Etiman idam cezasına; Yusu f Küpeli, Münir Ramazan Aktol­ ga, Orhan Savaşçı, Necmi Demir, Kamil Dede, İlkay Demir Alpte­ kin, Rüçhan Manas, Kadriye Deniz Özen müebbet hapse mahkum oldular. 256 sanıklı davada diğer yargılananlar 1 974'te çıkarılan a fla serbest kaldılar. İdam cezaları 30,
Tarih
Bizi Güneşe ÇıkardılarAysel Sağır · Ayrıntı Yayınları · 201512 okunma
Rezonans Kanunu
7/10
·206 syf.··
2026 8. kitabı
204 sayfalık bu kitap, klasik kişisel gelişim kitaplarında sıkça gördüğünüz “şunu yapın”, “bunu yapın” gibi direktiflerden uzak, daha rehber niteliğinde ve samimi bir üslup sunuyor. Listelemeler ve örneklerle, duygularınıza nasıl ulaşabileceğinizi ve onları nasıl çözümleyebileceğinizi adım adım keşfediyorsunuz. Bilimsel kanıtlar ve güvenilir kaynaklarla desteklenen bilgiler, fizik ve psikoloji perspektifiyle birleşerek anlatılanları oldukça inandırıcı kılıyor. Zihnin oyunları ve kelimelerin gücü hakkında farklı bir bakış açısı arıyorsanız, bu kitap size yeni ufuklar açacak.
1000Kitap
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
Reklam
Reklam