Harun Çuhacı

Cüneyd’in dostlarından… Cüneyd’den dinleyelim - Çocukluğumda Bağdat’ta dolaşıyordum. Yolum bir viraneye uğradı. Ebu Câfer’ i orada gördüm. Acaba benim gelişimden incindi mi diye üzüldüm. Utana utana ona seslendim. “ Ey Şeyh bir söz söyle de dönüp gideyim.” Ebu Câfer, Cüneyd’e soruyor. - Ne söyleyeyim? - Söyle, Hakk’a yol nicedir? Ebu Câfer gülümsüyor. - Müjdeler olsun sana ey genç! Eğer O sana istekli olmasaydı, sen ona istek duymazdın! Eğer O seni istemeseydi sen O’nun yolunu soramazdın.
Alıntı
Reklam
Allah, kuluna kendi marifetinden bir parça verir. Marifetinden verdiği kadar da üzerine bela üşürür. Tâ ki, o kul o marifet kuvvetiyle o belayı taşısın.
Sayfa 131 - Ebu Abdullah ( Terveziydi)·Kitabı okudu
Alıntı
Diyor ki Zünnun: Bu yolun başı özleyip ulaşmaktır, sonu ne özlemek, ne ulaşmak... Câmide, bir köşede tek ve tenha, zayif ve perişan, beti benzi uçuk bir genç gördü. Onu aşk bahsinde kurcalamak istedi. Genç: "Kes, kes bu dedikoduları!"gibilerden bir tavir takinip dedi ki: - Bilmiyor musun ki, yakinligin mihneti, uzaklığın derdinden daha şiddetlidir. Zira yakinlikta mahrumluk, zeval korkusu var: Ya kaybedersem?... Uzaklikta ise visal ümidi. Belki kazanirim!…. Zeval korkusu can yakicidir. Visal ümidi de tahammül verici... Kim bilir, Zünnun'un içi nasil yand!?..
Sayfa 14·Kitabı okudu
Alıntı
“Toplumun elleri merhametsizdir…”
Sayfa 285·Kitabı okudu
Alıntı
“ Çünkü Allah’ın insan fıtratına ebedi yaşama arzusu koyup sonra da bunu ebedileştirmemesi bu duygunun boşu boşuna verilmiş olmasını gerektirir. Bu ise O’nun hikmetine, merhametine ve adaletine zıttır.”
Sayfa 115·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam