Yazar, böylesine trajedilerle dolu karamsar “Kuru Kız”ın otuz dokuz yıllık hayatını anlatırken; nasıl oluyor da kitap bittiğinde yaşama sevinci ve umutla dopdolu oluyoruz?
Kitap esasen final ile başlıyor… Sonra geri dönüp karakterin o finale giden yollarda nasıl düşe kalka, yara bere ala ala ilerlediğinin ayrıntılarını anlatıyor. Çok karanlık bir roman. Karakterlerin hemen hepsi kaybedenler kulübünün bir üyesi ve onlar üzerinden hem psikolojik hem sosyolojik irdelemeler var. Okurken yazarın düşüncelerini kendime çok yakın bulduğumu söylemeliyim. Allah ve Tanrı karşılaştırması örneğin.
Baştan sona bir sonraki felaketin ne olacağını merak ediyor ama “Ah içim şişti yeter bu kadar keder” demiyorsunuz… Ve o felaketlerin arasından size göz kırpan umut kırıntılarının peşine düşüyorsunuz. 216 sayfayı bir oturuşta gece saat üçe kadar okuyup bitirdim.
Okuduğum ikinci Ayfer Tunç kitabı… Bir günde okudum; bitirir bitirmez de heyecanla yorum yapmak istedim ve şiddetle tavsiye ederim.