"Belki bir gün, Ceasar, insanlar artık köle olduklarına inanmadıklarından özgür kaldıklarında..."
İmparator başını iki yana salladı.
"Kusurlu olmayan elementlerle iştigal ediyorsun, bu nedenle de politik açıdan idealistsin. İsim değişebilir gerçi ama her zaman köleler olacaktır. Kölelik güçlülerin zayıflar üzerindeki hakimiyetinden başka nedir ki? Onları nasıl eşit kılabilirsin? Yoksa insanların eşit olduğunu düşünecek kadar aptal mısın?"
Canlılar söz konusuysa terörle bir yere varılmaz. Hangi gelişmişlik seviyesinde olursa olsun. Her zaman bunu iddia ettim, ediyorum ve edeceğim. Terörden boşuna medet umuyor onlar. Hayır efendim, hiç faydası olmaz. İster beyaz, ister kızıl, isterse de kahverengi! Terör sinir sistemini tamamıyla felç eder.
Bir adam hayatı boyunca bir sürü hata yapabilir, bazıları küçük ve önemsizdir, bazılarıysa hayatın ve her şeyin akışını değiştirecek türdendir. Önemli olan, bunu geride bırakıp hayatına devam edebilmektir. Çünkü geçmişte ve asla değiştiremeyeceğin şeylere takılı kalırsan, işte o zaman mahvolmuşsun demektir.
Ben hayattaki bütün küçük pişmanlıklardan oluşuyorum. Diyelim hayatta bir yol ayrımına geldin ve diğer yöne gittin. O zaman ne olurdu? Kime dönüşürdün? İşte Şeytan dediğin budur. Olmak istediğin ama yapamadığındır. Şu an olduğun kişi en yakın ve en uzak kişidir.
...bir savaşta başarı ancak ortak bir amaçla kenetlenmiş ve tek bir mızrak darbesi indirmek üzere bütünleşmiş adamlarla kazanılır, binbir ayrı yere batan iğnelerle değil.