Sadece alıntı
Puan vermedi·208 syf.·
2026 7. kitabı
"Aslında insanda üç olgunluk yaşı vardır. Ulemâ insanın fiziki olgunluk yaşının 23, aklî olgunluk yaşının 33, ruhî olgunluk yaşının ise 40 olduğunu söyler."
Aile AhlakıMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20193,312 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2022 110. kitabı
Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956), Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biridir. Şiirlerinde genellikle bireysel temaları (yaşama sevinci, aşk, yalnızlık, ölüm korkusu) sade, akıcı ve içten bir dille işlemiştir. En ünlü eseri olan “Otuz Beş Yaş” şiiri, 1946’da CHP Şiir Yarışması’nda birincilik kazanmış ve Türk edebiyatının kült şiirleri arasına girmiştir. “Bütün Şiirleri” (veya “Otuz Beş Yaş” toplu şiirleri) içinde yer alır ve şairin ölüm, zamanın geçişi ve yaşlanma kaygılarını en yoğun biçimde yansıtır. Asım Bezirci, şiirleri yayım tarihlerine göre kronolojik olarak sıralamıştır. Kitap şu bölümlerden oluşur: Sunu — Asım Bezirci’nin sunuş yazısı. Şiir Üstüne — Tarancı’nın bir röportajı / şiir üzerine düşünceleri. Öncekiler (23 şiir) — Erken dönem, kitaplara girmemiş şiirler. Ömrümde Sükût (1933, 21 şiir). Aradakiler (81 şiir) — Dergilerde kalmış ara dönem şiirleri. Otuz Beş Yaş (1946, 108 şiir) — Şairin en ünlü ikinci şiir kitabı. Düşten Güzel (1952, 35 şiir). Sonrakiler (6 şiir) — Geç dönem ve ölümünden sonra yayımlananlar. Çeviri Şiirler — Baudelaire, Verlaine, Apollinaire gibi şairlerden çeviriler. Temalar ve Tarancı’nın Şiir Anlayışı Tarancı’nın şiirleri genel olarak:Yaşama sevinci, aşk, doğa, yalnızlık ve ölüm korkusu etrafında döner. Sade, akıcı, içten ve halk diline yakın bir üslup kullanır. Hece ölçüsünü ustaca benimser. Hiçbir akıma sıkı sıkıya bağlı kalmamıştır; bireysel ve hümanist bir sesi vardır. Behçet Necatigil’in ifadesiyle: “Yaşamanın ve aşkın güzelliğini öven, ölümün üstünlüğünü vurgulayan, Türkçeyi bütün tatlılık ve anlatım gücüyle şiire geçiren” bir şairdir. Önemi Tarancı’nın dağınık dergi şiirlerini bir araya getirerek kalıcı bir külliyat oluşturur. Okuyucular ve araştırmacılar için temel referans kitaptır. Türk şiirinde bireysel
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma
Reklam
Kuran’ı Kerim’in İcaz ve Belagatı
9/10
·655 syf.··
2026 13. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 22:14
40 Kelimesi de ayrı ayrı emek olan bir kitaptan en dikkat çeken üç kelimenin birbiri ile İcaz ve izahı (إمراة)_Dişi-Eş. ( البعل)- Eşkoca •(İmraetün) kadın Arapçada 1.anlamı dişilik 2. anlam olarak eş anlamında kullanılır. •Kur’anda (إمراة ) kelimesi evli dahi olup nasıl bir kopukluk olursa olsun şu şekillerde kullanılır; -ölüm, boşanma -Eşler arası çatışma,çekişme (Nisa/128) -Eşler arası din farkı (Hud/81) -Çocuk doğurmamış olmak (Meryem/5) -Bekar (Kasas/23) -Kadınsal durumlar (Bakara/282) vb. durumlar için ilişkiden uzak durumlarda kullanılır. Burada bir kelime daha devreye giriyor. O da Zevc ( زوجة ) . Zevc; iki şeyin birbirine tutunup birbirinden ayrılmaması demektir. Zevc kelimesi tam bir evlilik için kullanılır. (Yukarıdaki şartların tam tersini taşıyan). Bundan dolayı hanımına tutunan erkeğe ‘zevc’, kocasına tutunan kadına da ‘zevce’ denir. Örnekle ilerleyecek olursak kısırlık hangi tarafta olursa olsun aile birliği için bazen yıkıcı olabiliyor.Bu olayı Hz. Zekeriya’nın eşi için iki farklı ayette (امرأة ) - ( زوجة) kelimeleriyle net bir şekilde ortaya konuluyor. (Hz. Zekeriyanın eşi yaşı ilerlemiş ve kısır bir kadındır.) İlgili Ayetler; •Meryem 5-8. Ayetler … قال رب أني يكون لي غلام و كانت امراتي … …karım ise kısırdır.Bana kendi tarafından ; bana ve Yakup hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla..(Allah şöyle dedi:) ‘Ey Zekeriya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz… •Enbiya 89-90. Ayetler …و أصلحنا له زوجه… …Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için doğurmaya elverişli kıldık… -İlk ayette çocuk olmadan önce imraeti , (امرأة)Yahya (a.s) olduktan sonra zevcehu (زوجه) kelimesi kullanılmıştır. (بعل) Ba’l -Koca Yukarıda kadın (امرأة ) geçen kelimelerden
Din
Kur'an'da Eş Anlamlı Sanılan 40 Kelimenin İ'caz ve İzahıAbdulazım İbrahim Muhammed El Matani · Beka Yayınları · 20251 okunma
Xwe nasbike!
Puan vermedi
Dema ku min cara yekem pirtûk wergirt, min guman kir ku ez ê di şerê azadiyê de rastî lehengekî birûmet lê bêrûtbe bêm. Lê gava min xwendina xwe qedand, guhertina civaka me, têkçûna nifşê xwe û têkoşîna ji bo jiyanê min hîs kir. Roman bi taybetî li ser koçberîya navxweyî, windabûna nasnameyê û veguherîna têkiliyên malbatî dirawestê; di heman demê de jî trajedîya mirovî, têkçûna ruhanî û şertên ku mirovan di nav pergela ke tund de diguherîne vedikole. Ev berhem li ser rêwîtiya Besri û malbata wî ye, ku piştî heft salan vedigerin gundê xwe yê li herêma Sêrtê/ Dihê- Erûh, ji bo cejnê û dîtina xizmên xwe. Di rê de, ew derbasî deverên dîrokî dibin: Cîhê şerê Emerê Filitê Qito (Dengbêj Aydın), deşta Reşkotan û Elikan, Cemîlê Çeto, Newala Qesaban. Besri bi kurmetê xwe Zeyd re behsa paşeroj, zilmên berê û guhertinên li herêmê dike. Gava digihîjin gund, ew bi xizmên xwe re dicivin, cejnê pîroz dikin, li deverên kevn digerin û bîranînên zaroktiya xwe vedibêjin. Di nav çîrokê de, cihê gundê kevnar, guhertinên jiyanê, têkiliyên mirovan û hestên bîranînê û xwestina vegerê li kokê cihê sereke digirin. Ji bo Besri cihên ku lê mezin bûye, gund û malbat girîng e. Ew dixwaze zarokên wî jî vî cihî bibînin û fêm bikin ku ji ku derê tên. Berhem nîşan dide ku çawa gund û jiyana mirovan bi demê re hatiye guherandin. Berê mirov bi ker a diçûn, niha bi ereba; berê gund tijî zarok bû, niha pîr zêde ne û ciwan diçin bajaran. Gelek caran behsa demên berê tê kirin, ev yek hestên hesret û hezkirina ji bo rojên borî diafirîne. Dema çûbun bajar; nabeyna Besrî û malbata wî ne baş e. Li hemberî bavê xwe û diya xwe hestê ne baş hîs dike. Aliyên herî xurt ê romanê zimanê wî ye; bi zimanekî zelal, hêsan, germ, rast li carinan tûj; zimanekî sade lê herîkbar hatiye nivîsandin. Gotûbêjên
Generalê BêrûtbeÇetin Lodi · Nando Yayınları · 20250 okunma
10/10
·40 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
EVİNE HOŞ GELDİN KUNDUZ! ~ 25M2 KİTAP İçerik; Resimli çocuk kitabı Macera tutkunu bir kunduz Cesur bir yol arkadaşı Dünya seyahati Hayvanlar ve yuvaları 3-6 yaş 23,5 X 32,5 boyutunda 40 sayfa Merhaba minik dostların değerli ebeveynleri… Size bugün gerek çizimleri gerekse hikâyesiyle oldukça keyifli bir kitapla geldim. Çizer ve aynı zamanda mimar olan Magnus Weightman’in Esther van der Werf ile yazdığı “Bul ve Keşfet” serisinin ilk kitabı bu. Küçük Kunduz artık büyümüştür. Kendi çevresi ve yuvası haricindeki dünyayı merak ediyordur. Merakını gidermek için ağaç parçasına atlayıp düşer yollara. Gezer, dolaşır, inceler… “Tamam yeterince gördüm, evime döneyim artık. Ama nasıl evine geri döneceğim?” dediği anda uçan hava balonuyla Cesur adlı bir köpek onu balonuna davet eder. “Gel,” der, “dünyayı dolaşalım, evini birlikte bulalım.” Ve işte o andan itibaren başlarlar ülke ülke, kıta kıta gezmeye; çeşit çeşit hayvanların yaşam alanlarını ve yuvalarını görmeye… Gezdikçe dünyaya ve barındırdığı güzelliklere hayran kalmaya… Daha kapağını gördüğüm anda bayıldım ben bu kitaba. Çizimler aşırı detaylı ve güzel. Saatlerce incelenebilir her biri sayfası. Metin de o kadar akıcı ve şiir gibi ki keyifle okunuyor. Hele bir de sesinizin tonunu hikâyeye uyarlarsanız değmeyin miniğin keyfine Çoğu sayfada çizer Magnus yazarak imzasını atmış. Bazen bir gazetenin adında bazen de bir kavanozun etiketinde. Bu detayı da ayrı sevdim. Biz çok sevdik kitabı. Siz de mutlaka çocuğunuzun kitaplığına ekleyin. Kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel. O kadar diyorum size, gerisini siz anlayın ️Kitabı bana canım @aslinin.kitaplari tavsiye etti @25m2kitap @sinemcelebioglu Nihan Tanrıyakul Gamze Omurtak @magnusweightman_illustrator #evinehoşgeldinkunduz
Evine Hoş Geldin Kunduz!Magnus Weightman · 25M2 Kitap · 20252 okunma
Tevhid Bozulursa Her Şey Bozulur
10/10
·160 syf.·
2026 32. kitabı
Tevhid ehlinin okuyup istifade edeceği, fakat günümüzde birçok kişinin ağır bulacağı bir kitap.(Muhakkak okunması gerekiyor) Kitapta müellif, irtidat meselesini sadece tanım olarak değil; itikadî, amelî ve sözlü boyutlarıyla detaylı bir şekilde ele almış. Yani mesele sadece “dinden çıkmak” deyip geçilecek bir konu değil. Hangi söz, hangi amel, hangi inanç insanı küfre götürür; Konudan sonra deliller diyip; hadislerle, ayetlerle tek tek anlatılıyor. müellif. Bugün insanların en büyük yanılgılarından biri şu: “Kalbim temiz, iman kalpte.” Deyip dinle Resulle dalga geçmeler, şakalar yapmalar… Oysa kitap, bunun böyle olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Çünkü Kur’an bu konuda net: ‎Andolsun ki sözlerini onlara soracak olsan, “Lafa dalmış, eğleniyorduk.” diyeceklerdir. De ki: “Allah’ı, ayetlerini ve Resûl’ünü mü alaya alıyorsunuz?”‎ ‎Özür dilemeyiniz! Muhakkak ki imanlarınızdan sonra kâfir oldunuz. Sizden bir grubu bağışlasak bile suçlu günahkârlar olmaları nedeniyle bir diğer gruba azap edeceğiz.‎ ‎(9/Tevbe, 65-66) Ayetin iniş sebebine baktığımızda, sadece “şaka yaptık” diyen insanların bile bu sözlerinden dolayı küfre düştüğü görülüyor. Yani mesele “niyetim kötü değildi” diyerek geçiştirilecek bir mesele değil. Yani bir söz, bir alay, bir küçümseme… İnsan farkında bile olmadan imanını kaybedebilir. (Hatta kaybediyor bu ayette net) İbn Kayyim el-Cevziyye’nin şu sözüyle devam edelim: “Allah’ın hükmü olduğunu bildiği hâlde onunla hükmetmenin gerekmediğine inanan kimse büyük küfür işlemiştir.” Bu söz, özellikle günümüzde çokça tartışılan “Allah’ın hükmüyle hükmetme” meselesini doğrudan açıklıyor. Kur’an da zaten bu konuda açık: “Hüküm yalnızca Allah’ındır” ‎(12/Yûsuf, 40) Ama bugün ne görüyoruz? İnsanlar Allah’ın hükümlerini bir kenara bırakıp, beşerî sistemleri
Din
İrtidat ve Mürtedin HükmüAbdulhak El-Heytemi · Hak Yayınları · 20157 okunma
Reklam