• Bu insanlar acaba sahabe efendilerimizden daha mı faziletli ki,onların yapmadığı bir kutlamayı yapıyorlar ? Bir kimse şayet kendisini ‘Ebu Bekir,Ömer,Osman ve Ali’den -Allah hepsinden razı olsun- daha faziletli görüyorsa,zaten bizim onun için söyleyecek bir sözümüz yoktur.

    Bizim “Bu insanlar acaba O’nun şeriatına,ameli hayatına ve ahlakına sahip olmadıkları ve sahip çıkmadıkları halde niçin böyle proğramlar düzenliyorlar ?” sorusunu sormamız gerekmektedir.

    Çünkü ‘rahmet Peygamberi’ ‘kimseyi kırmayan ,üzmeyen bir Peygamber’ ‘herkesi affeden ! Kimseyi öldürmeyen’ ‘ O’na taş atılsa bile,gül atan bir Peygamber’ modelini her zaman ısıtıp ısıtıp önümüze sunuyorlar.Her zaman bu modeldeki bir Peygamberi ön plana çıkararak,O’na verilen şeriatı ve vahyedilen Kûr’an’ı perdelemek için mi bu çalışmalar yapılmaktadır ? sorusunu sormadan geçemeyeceğim.

    Elbette söylenen her sözün bir açıklamaya,bir delile ihtiyacı olduğunun ben de farkındayım.
    Bunun en açık delili ise,resmi bir bayram olan,23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramıdır.Adı bayram olan bir gün ! Ama ben kesin olarak biliyorum ki,Müminlerin iki tane bayramı vardır.Bunlar da Ramazan ve Kurban Bayramlarıdır.

    Nitekim Enes n.Malik’ten - Allah ondan razı olsun- rivayet olunduğuna göre o şöyle demiştir.

    “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hicretten sonra Mekke’de in Medine’ye geldiklerinde,Medinelilerin eğlendikleri iki günleri vardı.

    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    -Bu günler nedir ? diye sordu.
    Medineliler:
    Biz İslam’dan önce cahiliyye günlerinden beri bugünlerde eğleniriz,dediler.

    Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    -Şüphesiz Allah size,o iki günün yerine daha hayırlı olan iki bayramı vermiştir.Bunlar Kurban ve Ramazan bayramlarıdır.” (Ebû Dâvûd-Nesai)

    “Alimlerden bazıları bu iki bayramın Nevruz günü ile Mehrican günü olduğunu söylemiştir.” (Feyzül Kadir 4/6106/Aliyyül Kari,Mirkatul Mefatih,2059)

    Bu bayramların resmi bayram olduğunu söyleyerek itiraz edenler olacaktır.Onlara deriz ki;
    Bizim şeriatımız bir bütündür,yani din ile devlet bir bütündür,kesinlikle birbirinden ayrılamaz.Dini bayram ve resmi bayram diye bir ayrım yapmak caiz değildir.

    Ama maalesef bugün kutlu doğum haftası adı altında kutlamalar yapanlar,salâvatalar çekenler bilerek veya bilmeyerek hak ile batılı karıştırmaktadırlar.Bu resmi (küfür) bayramlarında yapılan gösterilerde,kutlamalarda çocukların görev almasından hoşlanmaktadırlar.O çocuklar da Ramazan ve Kurban Bayramında tatmadıkları mutluluğu bu resmi küfür bayramlarında almaktadırlar.

    Peki,bu bayram neyin bayramı ? Neyin kutlaması ? Çocuk bayramı olarak insanlara sunulan bu bayramın arkasında yatan gerçek nedir ? Üzülerek söylüyorum ki,tarih de buna şahittir,hilafetin,Allah’ın Şeriatının yeryüzünden kaldırılmasından dolayı duyulan sevincin kutlamasıdır,bayramıdır.

    Peki bu nasıl bir durum ki,insanlar hem kutlu doğum haftası etkinliklerinde dini duygularını geliştiriyorlar.Ardından da o doğumunu kutladıkları Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e verilen şeriatın ( hilafetin ) kaldırıldığı günü bayram havasında kutluyorlar.Bu sanki

    ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benziyor’.
  • 368 syf.
    ·Puan vermedi
    1919-2019 100 yıl sonra kurtuluş mücadelesinden tam bir asır sonra o kumandan ve paşaları o dönemi unutmamak ve o döneme dair bilgileri oluşturup fikir yürütebilmek için tanımak anlamak ve daha ileri gidebilmek için bu tarz eserler okunmalıdır. Okusun ki bilgi oluşsun bilgi fikrin harcıdır ve o olmadan oluşan fikir ya ilk zelzelede yıkılan bina gibi olur yada bir iki katlı gecekondudan ileri gidemez.
    Bunun için başladığım kurtuluşun birinci asrında kurtuluşu tanımak adını verdiğim ve her ay bu süreçte bulunan şahsiyetleri okuyarak tanıma ve hatırlatma emelimin ikinci eseri KAZIM KARABEKIR'IN HAYATIM ESERI kendisinin kaleme aldığı bu esere dair eleştirimi baştan yapacağım kitap daha çok eski Türkçe kelimeler barındırması itibariyle güzel fakat keşke bunun yanına birde sözlük gibi bir kısım olusturulsaydi o zaman müthiş olurdu.
    Şimdi esere geçelim Paşanın 1882 de başlayan hayatının 1907 ye kadar olan dönemi kendi eliyle "HERKESIN HAYATI TARIHIN MÜKEMMEL BIR PARÇASIDIR." Sözüyle başlayarak devam etmiştir. Önce ailesi anne ve baba tarafi devamındaysa babasının görevleri dolayısıyla önce Van ordan Harput ve devamında Kutsal topraklarda babasının vefatı üzerine İstanbul da devam eden bir hayat bu bulunduğu yerlerde gördüğü yoksulluk ve geri kalmışlık bu zeki kumandanın yüreğinde biriken ilk kıvılcımlar oluyor devamında orduya öğrenci olarak giriş o yıllarda derslerde olan üstün başarısı ve okul birinciliğiyle beraber gördüğü durumlarla artan bilinci neticesinde Stajı için çok daha uygun yerler olmasına rağmen o dönem barut fıçısı haline gelinen balkanlara ve Manastır'a geliş ve burada daha önce bilinciyle fark ettiği acı gerçeklerle yüzleşme balkan milletlerinin kendi içinde eğitimleri bunun yanısıra Türk ve Müslüman tebaanın ve ordunun geri kalmışlığıyla zayıflığı. Tüm bunları derinden yaşayan Karabekir paşanın yaptığı mücadeleler çözüm fikirleri ve ülkenin yönetiminde gördüğü eksiklikleri dile getirmesi. Biz bu eserde ilk dostluk ve arkadaşlıklarina da şahit oluyoruz. Örneğin daha sonra adını çokça duyacağımız Ismet paşa ve Enver paşalar gibi karakterlerle de karşılaşıyoruz.
    25 yıllık yaşam diliminin devamında Kazım paşa bugün yıl dönümünü kutladığımız ilk mecliste Edirne vekilliği yapmış ve bunun öncesinde Mart 1919 'da Doğu da başlattığı mücadeleyle burada ŞARK FATIHI olarak anılmıştır. Benim açımdan burası daha dikkatle irdelenmelidir ki Gazi Paşanın askerlikten istifa ettiği ve hakkinda idam emrinin bulunduğu kritik bir noktada gelip
    “Ben Ve Kolordum Sonuna Kadar Emrinizdeyiz" diyerek tarihin akışını değiştirir. Bugün bu ülke buralara öyle kolayliklarla gelme kaç kritik an yaşandı ve işte bugün tam bir asır sonra silkelenmenin zamanı gelmedi mi
    23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun
    #masamdakiler #23nisan #mustafakemal #kazimkarabekir
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Atatürk'ün yolundan sapmayan, onun ilke ve inkılaplarıyla yetişen sağlıklı nesiller ümidiyle...
  • Geleceğimizin teminatı aydınlık yarınların mimari olan öğrencilerimizin 23 Nisan Ulusal egemenlik ve cocuk bayramı kutlu olsun.
    #23
    Nisan#MustafaKemalAtaturk
  • “Çocuklarla birlikteyken ruh iyileşir.”
    Dostoyevski...


    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ÇOCUK BAYRAMI kutlu olsun...