Puan vermedi·280 syf.··
2026 52. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:18
الحمد لله، الحمد لله، الحمد لله، والصلاة والسلام على نبيه ﷺ، السلام عليكم ورحمة الله وبركاته. Öncelikle belirtmeliyim ki bu, hayatımda en uzun sürede bitirdiğim nadir kitaplardan biri oldu. Gerek aynı anda birçok kitap ve konuyla meşgul olmam, gerekse kitabın beni pek sarmamış olması süreci uzattı. Genel anlamda güzel bir kitap. Fakat okurken 3-4 kez dönüp dönüp kitap kapağına baktım ve "Ben gerçekten 'Müslüman Kadının 24 Saati' kitabını mı okuyorum?" diye kontrol ettim. Kitabın adını gördüğüm an, kafamda; beş vakit namaz öncesi ve sonrası zamanımızı uhrevî açıdan faydalı olacak şekilde nasıl değerlendirebileceğimiz, gece ibadetlerimizin nasıl olması gerektiği, 24 saatte belki 24 ibadet... hadisler, ayetler ve sahabeden örnekler ışığında anlatılan bir kitap canlandırmıştım.. Ancak 280 sayfalık kitapta 7-8, en fazla 10 kadar delile yer verilmiş. Delil yetersizliği bende maalesef bir doyumsuzluk hissi oluşturdu. (Çok zengin bir kitap olabilirdi) Eksik yönlerinden biri de bazı fikirlerin farklı ifadelerle 2-3 kez tekrar edilmesiydi. Bu durum kitaba devam etme hevesimi kırdı ve bitirme sürecini oldukça uzattı. Son olarak, kitabın adı! Eğer ben kitabın içeriğine uygun bi at seçmiş olsaydım "Kolay ve Sürdürülebilir Program Yapma Kılavuzu" ismini tercih ederdim. Artıları:𓍯 Sanırım yazarın ilk kitabı ve buna rağmen anlatım dili oldukça güzel. Üç çocuk annesi olmasına rağmen programlı ve düzenli bir hayat sürmesi, İslami etkinliklerde aktif olması ve ayrıca kitap yazmış olması takdire şayan bir başarı. Maşallah, bârekallah. Ayrıca Yazarın yer, yer kendi hayatından örnekler vermesi ise kitabı daha samimi ve son sayfalarda, daha teşvik edici kılmış. Anlatılanların teoride kalmayıp yaşanmış tecrübelerle desteklenmesi, okurken daha sıcak bir his uyandırıyor. Yazara
Müslüman Kadının 24 SaatiBilge Arslan · Tahlil Yayınları · 2025296 okunma
İlk inceleme 06.06. 2026
7/10
·400 syf.·
2026 39. kitabı
Hayatınızda hiç tavşanın gözünden kitap okudunuz mu? Hayır, hayır masal kitaplarından bahsetmiyorum, bilim kurgu türünde bir kitap okudunuz mu? Bu soruya benim şahsi cevabım bu kitaptan önce hiç okumadım olurdu. O yüzden bu kitap çıktığı an dedim ki benim mutlaka bu kitabı okumam lazım. Ha birde kitabın ismi Denek-Zamanın gömdükleri yaa hayvanların nasıl denek yapıldığını, hangi alanda nasıl yardımcı olduklarını aşırı merak ediyordum. Şimdi size gayet açık olacağım, bu kitabı sevdim mi yoksa sevmedim mi, beklentilerim nelerdi, kaç puan verdim, size önerir miyim yoksa önermez miyim hepsini konuşacağım. Ve birde hiçbir yerde kitabın konusundan bahsedilmemiş şu zamana kadar, zaten şu uygulamada da ilk ben bu kitap hakkında alıntı, inceleme yazmış oluyorum o yüzden hiçbir spoi yemeden tamamen konudan habersiz bir şekilde okudum bu kitabı. Spoilersiz anlatıcağım ki okumak isteyip istememenize karar vere bilesiniz. Konusu Arkadaşlar kitapta geçen güncel tarih 2022 yılı. Ama ilk başlarda 13 yıl önce aslında bu hikayenin, ya da bu tutsaklığın mı demeliyim bilmiyorum, ona siz karar verirsiniz başladığı zamanı okuyoruz. İki tavşan orman yolunda yaralı bir şekilde bekliyorlar ki bir araba duracak ve onlara yardım edecekler, keşke beklemeseydiler demek isterdim ama neyse. Evet, bekledikleri gibi bir araba orman yolunda duruyor ve yaralı tavşanları hastaneye değil, bir laboratuvara götürüyorlar. Bu tavşaların eş olduklarını ve 5 çocuklarının olduğunu isimleri ve yaşlarıyla beraber öğreniyoruz. Ve bu tavşanlar sıradan bir tavşanlar değil, türünün nadir örneği Alto tavşanlardır. Laboratuvarun zalim CEO-su Nora Wett bu anne, baba olan tavşanları öldürüyor ve ormanda 5 çocuğundan ikisini sağ olarak buluyor ve laboratuvarına denek olarak kullanmağa alıyor ve böylece 13
Denek: Zamanın GömdükleriD. Beray Özcan · Ephesus Yayınları · 20261 okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020122 okunma
Olumsuz Ütopya (Cesur Yeni Dünya!)
Puan vermedi·272 syf.··
2026 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 18:12
SPOİLER İÇERİR!!! "Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum,şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum." söze kitapta en çok etkilendiğim alıntı ile başlamak istedim. Cesur Yeni Dünya! Ütopya görünümlü distopya! Bize insanın neden insan olduğunu, insanın insan olması için neyinin olması gerektiğini yani iradeyi sorgulatır. Eğer 1984'ü okumadıysanız lütfen önce onu okuyun. Hatta bu kitapları peş peşe okuyun ve düşünün bize biçilen gelecek ne? 1984'te devasa derecede otoriter, herkesin izlendiği, her şeyin yasak olduğu, baskıcı bir dünya hakimken topluma cehalet hakimdir. Cesur Yeni Dünya'da ise sanatın, bilimin, teknolojinin - ki MS kavramı yerine AF yani After Ford kavramı kullanılır. Bu Ford'dan sonradır. Yani milat olarak Ford araba markasının icadını merkeze alır.- geliştiği bir dünya hakimdir. Soma adı verilen haplarla saniyeler içinde mutlu olduğunuz, hatta mutluluğun şart koşulduğu,zorunlu olarak mutlu olduğunuz, "Herkes herkes içindir" ilkesi ile aile, utanma, mahremiyet gibi kavramların yok olduğu bir dünya. Böyle bir dünya hoşunuza mı gitti? Evet belki güzel olabilirdi tabii bir epsilon ya da delta değilseniz. Bunların ne olduğunu mu sorguluyorsunuz. Aile kavramının yok olduğu bu dönemde insanların doğumla oluştuğunu düşünmediniz umarım. Evet yanlış okumadınız! Burada herkes doğuştan KŞM yani Koşullu Şartlandırma Merkezi denen yerde kast sistemi ile dünyaya gelir. Alpha, Beta, Gama,Delta ve Epsilonlar. Alpha: Liderler ve düşünürler çok zekiler Beta: Alt düzey yöneticiler Gama: Hizmetliler Delta: Sadece kaba kuvvetçiler. Alkolle uyuşturulmuş ve beyinlerini kullanmalarını (düşünme yetisi gibi) engellenmiştir. Epsilon: Aşırı itaatkar işçiler Şimdi de çok korkunç geldi değil mi? Üzülmeyin Aldous Huxley'de
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 13. kitabı
Okuduğum en iyi dark romance kitaplardan biri oldı benim için, yazara ilk defa rastladım ve ilk kitabı olduğunu tahmin ediyorum bu yüzden bana göre yazım dili, kurgusu, karakterleri ve akışı her yönüyle mükemmeldi kitap kendini okutturuyor ama bazı yerlerdeki küfürler bana fazla geldi tamam küfür ediyoruz ama bu karakterler 7/24 küfürsüz konuşamıyormu abi... Kainat hakkında ne kadar manipülatif zeki deselerde bence değildi, zorba ve yanlış kararlar veren biriydi ve ben kitapta çokça kez kainat ile kavga ettim resmen. Kitabın bazı yerleri sırf edit yapılsın diye yazılmış gibiydi ama kendini iyi okutturdu, beğendim.
HarisSanem Özel · Martı Yayınları · 2025105 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Reklam
Reklam