Sekiz

Sekiz
Çok cahil, keşke ölse!
Zamanı Tanrı yaşar. İnsan oğlu hep ölmek için türemiş.
Sayfa 27 - Boğaziçi Yayınları
Reklam
Oysa geçmiş, uğurladığımız bir misafir, gelecek ise henüz tanımadığımız bir yabancıya benziyordu. İkisi de bizden değildi. Bizden olmayanlar ise bizim dikkatimizi her zaman daha fazla çekmişlerdi.
Sayfa 112 - Epsilon Yayınevi
Edip
Ah şu sinek onlusu! Koz kupa! Çayınız mı dediniz? Susalım! Susalım – niye susalım – Anılar mı dediniz? Ne sesli bir vuruşma! Ya sonra? Bırakın şu sonrayı, bilmem ki nedir o sonra? Gene mi? Başladınız mı? Peki şimdi kim var sırada? Sakın ha! Biz yoğuz, bizi unutun, yok deyin adımıza. Yok deyin çünkü biz.. Biz işte korkuyoruz ne güzel korkumuzla Ne güzel ağzımızla.. Yok canım, ben var ya, istiyorum sırada olmayı. İstiyorum – sahi mi? – ama isterseniz siz olun. Siz olun, biz olalım, kim olacak? – hep böyle oyalansanıza – Yani; “Şu sinek onlusu, susalım baylar, koz kupa.” Gibi oyalansanıza, Biraz oyalansanıza. Bir oyun başka olamaz oyundan gibi Bir söz başka olamaz sözden gibi Bir şey başka olamaz bir şeyden gibi Tam öyle gibi, varıyor gibi bir mutluluğa Ne gelir elimizden insan olmaktan başka Ne gelir elimizden insan olmaktan başka Ne çıkar siz bizi anlamasanız da Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.
Şifre
"Gençliğinde ağaç dikmek ve diktiğin ağaca bakmak seni mutlu edebiliyorsa, yaşlılığında da o ağacın gölgesinde oturmaktan mutlu olursun."
Sayfa 71 - Epsilon Yayınevi
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda, budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Nazım Hikmet RAN