Bakara suresi 261-274. ayetler cuma hutbesi konusu olmalı. Özellikle dükkanı kapatıp cumaya gelen esnaf çok dikkatli dinlemeli.
Bakara 261
Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir tane gibidir ki, her başak da 100 tane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir, Allahın lütfu geniştir o her şeyi bilir.
Reklam
Bakara/261
Feyzü'l Furkan (Cep Boy - İnce Cilt) Mallarını Allah yolunda harcayanların örneği, her başağında yüz tanenin bulunduğu yedi adet başak çıkaran bir tohum tanesi gibidir. Allah dilediğine katlayarak verir, Allah (zât ve sıfatlarında) sınırsızdır, her şeyi bilmektedir.
Din
Sayfa 261
KAR ... odaya girer girmez defterlerden birini gelişigüzel kaptım, elbiselerimi çıkarmadan kendimi yatağın üzerine attım ve okumaya başladım. Üç dört sayfa sonra karşıma işte şu kar tanesi çıktı.
#𝙀𝙉𝘼𝙈_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎İ_𝙏𝙀𝙁𝙎İ𝙍☝️ ⚖️ Kim bir iyilik yaparsa, yaptığının on katıyla mükâfat­landırı­lacaktır. Kim de bir kötülük yaparsa ancak o kötülüğe denk bir ceza görecektir. Kimseye en küçük bir haksızlık yapılmayacaktır. 160 #Tefsir: 📖 📖 İyilikler en az bire on mükâfatlandırılır. Bu, asgari sınırdır. Üst sınırı ise belirlenmemiştir. Nitekim: “Mallarını Allah yolunda harcayanların misâli, yedi başak bitiren ve her başakta yüz dâne bulunan bir tek tohumun hâli gibidir. Allah, dilediğine kat kat fazlasını da verir. Çünkü Allah, lütfu pek geniş olan ve her şeyi hakkıyla bilendir” (Bakara 2/261) âyetinde bire yedi yüz ve duruma göre onun katları, yani bire bin dörtyüz, iki bin sekizyüz… va‘dedilmektedir. Demek ki iyilik güzel bir şeydir ve ilâhî rahmet de nihâyetsiz bir şekilde geniştir. Herkes ihlas, niyet ve şartlarına uygun yerine getirebilme nispetinde yaptığı iyiliğin mutlaka birkaç mislini ve en az on katını alacaktır. Şu misâl ne kadar ibrete şâyandır: Güney Arnavutluk’ta fakir bir kadın vardı. Bir kış günü gariban bir çocuğun perişan hâline dayanamayarak ona bir çift eski partal ayakkabı verdi. Zaman geldi bu çocuk devşirme usûlüyle Osmanlı sarayına girdi. Orada yükseldi ve Ayaz Paşa ismiyle meşhur oldu. Ancak Ayaz Paşa eski günlerini unutmamış, o eski pabuçlarını da bir yere saklamıştı. Paşa olunca bu pabuçların içini altınla doldurdu ve bir şükran ifadesi olarak o fakir kadına gönderdi. (İlber Ortaylı, Osmanlıyı Yeniden Keşfetmek, s. 30) Bu misâl, muhtâca yardım etmenin dünyevî bir faydasını göstermektedir. Kim bilir âhiretteki faydası nasıl olacaktır?!. Günahlar ve kötülüklere gelince, bunlar affedilmeyip cezalandırılması gerektiği zaman, fazla değil yapılan kötülüğün tam dengi bir ceza ile cezalandırılır. Hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez, haksızlık yapılmaz.
Bir tiyatro sahnesidir bütün dünya Kadınlar da erkekler de sadece birer oyuncu. Sahneye bir girer bir çıkarlar. Ve tek bir insan ömrü boyunca pek çok rol oynar. William Shakespeare Sofie'nin Dünyası [s. 261]
1000Kitap
Reklam
Reklam