10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 00:00
#aşiyandivane#hümeyra "Bir gün bu karmaşadan yorulacaksın diye aklım çıkıyor. Senin o söylediğin tüm kusurların benim zaaflarım. Sen hep gül güzelim. Sen hep böyle gül diye ben tüm dünyayı karşıma alırım." Gülfem ve Savaş için her şey yoluna girmiştir artık. İkilinin birlikteliğini herkes öğrenmiş ve Levent dışında mutlu olmuşlardır. Şimdi ise Savaş’ın imkansız gördüğü yine de yıllardır içten içe beklediği an gelmiştir. Gülfem ve Savaş’ın nişanı. Gülfem, kelimenin tam anlamıyla bulutların üzerindedir. Savaş’a olan aşkı öyle büyüktür ki şimdiye kadar yaşadığı hayat ona farklı görünür. Savaş, genç kızı öyle güzel seviyor, öyle güzel hissettiriyor ki duyguları yüreğinden taşacak gibidir. Savaş’ın ise Gülfem’den kalır yanı yoktur. Yıllarca uzaktan sevdiği kadın artık nişanlısıdır. Bütün hayatını onun yoluna sermeye hazırdır. Nişanın ertesi günü olan olaylar ile bu mutluluk balonunun bir anda patlayacağından ise habersizlerdir. Savaş, Gülfem’in kalbini adeta ezerek onu terk eder. Üstelik mahalleden de gitmiştir. Aradan geçen altı ayda ise Gülfem önce şaşkınlık, sonra kızgınlık en sonda ise nefretle baş başa kalır. Dışarıya karşı ayakta durduğunu gösterse de içten içe ölmektedir. Ve aylar sonra ikili karşı karşıya gelir. Bu saatten sonra söylenecek sözler, kavgalar, kıskançlıklar ve özlem aynı anda yaşanacaktır. Savaş ve Gülfem’in yüzleşmesi ise ikisi içinde hiç kolay olmayacaktır. Bu seri için ne desem az kalır. O kadar çok seviyorum ki. Bu kitabı da bir solukta heyecanla okudum. Serinin ilk kitabında ne kadar mutluysak bu kitapta da o kadar paramparça olduk Gülfem ile birlikte üzüldüm, kırıldım, kızdım ama ben her şeye rağmen Savaş’a çok kalbim acıdı Yapması gerekeni yaptı (evet yanlış bir şekilde yaptı) ama o da bunları hiç hak etmedi. Üstelik çok yalnız bırakıldı
Aşiyan 2 - DivaneHümeyra · Dokuz Yayınları · 20211,122 okunma
9/10
·448 syf.··
2026 38. kitabı
Yumuş yumuş bir kitapla geldim. Daha başlar başlamaz eğlendirmeye başlıyor, ikilinin ortak arkadaşları olan çift çok salaklar mdkdk Bazı sebeplerden ötürü bizimkilerin ruh eşi olduklarına inanıyorlar ve başlıyorlar çöpçatanlığa. İlk başta adamın telefonuna gizlice kızı "kalbimin pili" (Çünkü adam kalp hastası ve kalbinde pil var.) Ve kızın telefonuna adamı "gelecekteki kocam" diye kaydediyorlar. Haliyle adam bu kim diyerek merak edip numarayı arıyor ve olaylar bu şekilde başlıyor. Son nokta olarak aynı mekanda onları buluşturup kaçan arkadaşlarına sinirlenip bir anlaşma yapıyorlar. Toksik bir ilişkinin içindeymiş gibi davranıp çöpçatan arkadaşlarını pişman etmek. Tabii bu plan onları çok fazla yaklaştırıyor. Bir yerden sonra gerçekmiş gibi hissettiriyor ama oyun bitince ne yapacaklarını bilmiyorlar. Hayattan beklentileri de farklı. Adam ilerde çocukları kendi yüzünden hasta olmasın diye evlenmek ve çocuklar istemiyor ve kadın da tam tersi istiyot... Bu durum baya bir sorun oluyordu. En sonunda adam kadını her şeyiyle kabul ediyor mu? Okuyup öğrenin..Kadının yaşadıkları yer yer gözlerimi doldurdu. Minik kız kardeşi de içine sokasım geldi çok tatlı bişi. Ama en sonunda kadının hak ettiği yuvaya kavuşması bunun mükkemel adam olan Adal ile olması birbirlerini gerçekten tamamlamaları... O arkadaşlar alim değilse ariftir jfjfjf AYRICA ADAL'I AYRICA ÖVECEĞİM. İnsanın bir tane kusuru olmaz mı bu durum canımı sıktı bir tık fjfjf Aşık oldum ciddili. Hele sonlardaki o bıcırık baba halleri... İmge kocan olay nfjddj Bir de konu ve akışa göre kitabı bir tık uzun buldum. Okuması sıkmıyor ama uzundu bence. Yazardan okuduğum ikinci kitap ve çok güzel gidiyor
OyunbozanAyça T. K. · Pukka Yayınları · 202654 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·528 syf.··
2026 49. kitabı
Selam Size @missfirat kaleminden, @ephesusyayınları’ndan çıkan #aşkadüşüş kitabı ile geldim. Sayfaları “Beni neler bekliyor?” diyerek çevirmeye başladığımda hislerimin bu kadar karışacağını hiç düşünmemiştim. Neden mi? Kimi zaman çok sinirlendim, kitabın içine girip Melek’i sarsmak istedim (gerçi bunu Ece fazlasıyla yaptı ). Kimi zaman Murat’a bir tane çakasım geldi, kimi zaman da İlker’e “Uff hadi, ne bekliyorsun? Bu kadar sabırlı olma!” diye seslenmek istedim. Yan karakterlerin yaşadıkları da öyle güzel aktarılmış ki hiçbirini yadırgamıyor, hepsine ayrı bağlanıyorsunuz. Ama en iyisi gelin, size hikâyeyi anlatayım... Melek, babasının yurt dışına çalışmaya gitmesi ve sonrasında ailesini de yanına almasıyla Ankara’da teyzesinin yanında kalır. Lise konferans salonunda isimler okunurken gönlünü aşka kaptırır. Kalbindeki aşkın bir gün gerçek olacağına inanır ve Ankara’da kalmak ister. Aynı koridorları paylaştığı, aynı gökyüzünün altında yürüdüğü adamı bırakıp gitmek istemez. Tek istediği, bir gün Murat’ın onu fark etmesidir. Ancak Melek’in yıllarca uzaktan sevdiği, duygularını satır satır defterlere yazdığı Murat ailesinin işi nedeniyle İstanbul’a taşınır. Böylece Melek’e sadece platonik aşkını uzaktan izlemek kalır. Üniversite döneminde de annesi Feride yüzünden Ankara’dan çıkamaz. Ta ki son sınıfta kuzeni Ece’nin teklifine kadar... İstanbul’un en prestijli üniversitelerinden birine ailesinden habersiz yatay geçiş yapar. Çünkü işin ucunda sevdiği adama yakın olmak vardır. Ve işte hikâye tam da burada başlıyor... Yıllardır uzaktan sevdiği Murat’ı yeniden görecektir. Melek; iyi kalpli, saf, her şeyin güzel tarafını görmeye çalışan tam bir Pollyanna. Fakat zamanla uzaktan sevmek ona yetmez. İçinde ukde kalmasın diye Murat’a bir adım atmak ister. Ama karşısındaki adam
2026 Okuma Raporları
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202639 okunma
Yalıncak
Puan vermedi·256 syf.··
2026 20. kitabı
Türkiye siyaseti ile alakalı kitap okuduğumda en azından kadrajın bir on yıl öncesini göstermesini arzularım. Çünkü ister istemez insan-olmaklığımla alakalı olarak yazılanlara yüzde yüz olarak objektif bakmam mümkün olmuyor, bu gerekli süre geçmezse. En azından biraz zaman aşımı olduğunda kalp ritminden bağımsız olarak düşünebiliyorum neler olduğunu. Lakin bu kitapta istemsiz bir şekilde bu prensibi çiğnemiş oldum. Kitap Süleyman Soylu üzerine yoğunlaşmış ve onun etrafındaki olaylar silsilesini aktarıyor. Kitabın muhtevasındaki bu olaylar 2023 yılına kadar devam ediyor. Burada tek tek nelerden bahsettiği üzerine bir şeyler yazmayacağım; ama bazı genellemeleri maddeler halinde sıralayabilirim sanırım. Bazı yerlerde kesinlikle kitabın muradının da dışına çıkacağım. - Türkiye siyasetine dair okuduğum bu tarz kitapların hemen hemen hepsinde aynı noktaya varıyorum. Devlet organizsayonu bir güç ve para devşirme alanı oluşturmaktadır. Herkes daha fazla parsa toplama çabasındadır, alabildiğine hukuksuz yöntemleri de kullanarak. Kitabın yazarlarından bağımsız olarak ben hedefi bir kişiye ya da partiye değil; yozlaşmış bütün bir sisteme doğrultuyorum. - Siyasi yakınlık insanların aradığı, peşinde olduğu bir şeydir. Falanca biriyle fotoğraf çektirmek; benim için oldukça önemsiz gibi duran bir iş iken kişiler buradan sosyal hayatlarında ticari, hiyerarşik statüler kazanıyorlarmış. Hatta bu siyasi yakınlıklar ya da sadece fotoğraflardaki yakınlıklar bile diyebiliriz; insanlarda bir güç zehirlenmesine yol açıyor ve her şeyi yapabiliriz algısını oluşturuyor. Şimdilerde telefon rehberimde bir abi var; sürekli eski siyasilerle fotoğrafını paylaşıyor. Bakalım sonu ne olacak... -Bu kitabın yazarları sürekli çeşitli yapılardaki "klik"lerden bahsediyorlar; hatta youtube ya da
SSBarış Terkoğlu · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023591 okunma
Rs’den Çıkaracak Kitap
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 22:48
İlk olarak kitabın kapağına bayıldığımı yazmak istiyorum. Baktıkça bakasım geliyor. :) İkinci olarak da kitabın adı hakkında bir bilgi vereyim: Kitabın orijinal adı "On Küçük Zenci". On Küçük Zenci tekerlemesinden geliyor : “On küçük zenci yemeğe gitti, Birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz. Dokuz küçük zenci çok geç yattı, Sabah biri uyanamadı. Kaldı sekiz. Sekiz küçük zenci Devon’a gezmeye gitti, Biri geri dönmedi. Kaldı yedi. Yedi küçük zenci odun kırdı, Biri baltayla kafasını yardı. Kaldı altı. Altı küçük zenci kovanla oynadı, Birini yabanarısı soktu. Kaldı beş. Beş küçük zenci hukuka merak saldı, Biri yargıç oldu. Kaldı dört. Dört küçük zenci denize yüzmeye gitti, Birini kırmızı balık yuttu. Kaldı üç. Üç küçük zenci hayvanat bahçesine gitti, Birini büyük bir ayı kaptı. Kaldı iki. İki küçük zenci güneşte oturdu,
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,7bin okunma
Buko ile terapisiz barışma hikayem :)))
10/10
·272 syf.·
2026 49. kitabı
Evet, bir Buko kitabının daha sonuna geldik… Sağ çıktım sayılır. Şimdi gelelim bende bıraktığı hasara..pardon, hislere. İlk okuduğum Kadınlar kitabında, “Bu adam kesin çocukken hayat tarafından güzelce hırpalanmış” demiştim. Meğer az bile söylemişim. Bu kitapta Buko’nun çocukluğundan yetişkinliğine kadar olan hayatını öyle bir anlatıyor ki, insan ister istemez “bir insanın sabrı burada test ediliyor” diye düşünüyor. Kendisi zorlu bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirmiş..hani şu “zor” kelimesinin bile yetersiz kaldığı türden. Ailesi sayesinde “kötü ebeveynlik” nasıl olunurun cevabını almış oldum.Babasının uyguladığı şiddet sahnelerinde insanın içinden pek de edebi olmayan tepkiler vermek geliyor.Mesela Buko’ya her kayış darbesinde ,gidip o adamın kafasını klozete sokasım geldi.Çünkü anca böyle adamlar bok çukurunda yaşamayı hak ediyor.Diyelim ki, okurken sinir katsayım yer yer tavana vurdu. Sonra sosyal hayatı… Dışlanmalar, aşağılanmalar, görmezden gelinmeler. Özellikle kadınlar tarafından reddedilmesi, ileride kadınlara karşı geliştirdiği o meşhur “romantik sayılmaz” bakış açısının altyapısını gayet güzel döşemiş. Yani adamın duygusal evrimi: travma,öfke,umursamazlık şeklinde ilerlemiş.. Ama hakkını yemeyelim; bu kadar karanlığın içinde hayvanlara karşı gösterdiği merhamet, “demek ki tamamen kaybolmamış” dedirtiyor. Küçük ama etkili bir artı puan. Kısacası, bu kitapla birlikte Bukocum ile aramızdaki soğuk savaş sona erdi. Şimdilik ateşkes ilan ettik. Sırada diğer kitapları var;bakalım barış anlaşması kalıcı mı olacak, yoksa yine kavga mı edeceğiz. Kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri. Sevgiyle kalın… ve mümkünse daha az travmayla.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma