albert camus'un bir dizi konferans vermek üzere gittiği amerika kıtasına ve yolculuklarına dair tuttuğu günlüklerden oluşan kitap. "insanın kendini nasıl öldürdüğünü şimdi anlıyorum"
albert camus'ün ilk eseri, denemesi. albert camus'a hayranlık duymak için bu yazıyı kaç yaşında yazdığına bakmak yeterlidir. tabi büyük kafaların hemen hemen hepsi böyledir. hatta camus diğerlerine göre geç bile kalmış denilebilir. '' ne görmüş geçirmiş, hayatla ilgili ne bilgisi olabilir'' gibi ön yargılarla yaklaşmışlar mı bilmiyorum ama bana bunları umursamamayı öğretmiştir.
Tersi ve YüzüAlbert Camus · Can Yayınları · 20147,1bin okunma
içinde sırasıyla aldatan kadın, dönme ya da karışık bir kafa, dilsizler, konuk, jonas ya da resim yapan ressam ve büyüyen taş adlarına sahip altı öykü barındırır. gerçekten de sürgün ve krallığı anlatmıştır. her bir öykü kendi çerçevesinde sürgünlüğün ve krallığın resmini çizmiştir. camus’da sıklıkla ele alınan bireyin yalnızlığı, toplumdan çekilme, anlaşılmadığını düşünme gibi temalar bu altı öyküde de ele alınmış, bu altı öyküyle okuyucuya aktarılmıştır. kitap, camus’nun içinde bulunduğu durumu, dönemi, toplumu alttan alttan yansıtır.
her bir öyküyü ayrı sevdim, hepsi de içimizden bir şeyleri vurucu kelime seçimleriyle anlatıyor.
en aklımda kalan kısmı; mersault'u marthe'yi değil de, marthe ile dışarıdayken başka gözlerin marthe'yi beğenmesini sevdiğini fark ettiği andır. bireysellik temelli ve sevme - sevilme konularının, mutluluk arayışı içerisinde baş rol almadığı güzel anlatımlar mevcut.
okuma konforu olarak pek rahat değil. sayfalarca betimlemeler, benzetmeler okuyup sadece ayrıntılar hakkında bilgi sahibi olduğunuz kısımlar oluyor.
Mutlu ÖlümAlbert Camus · Can Yayınları · 20166,2bin okunma