Etyen Mahçuphan Konuk
Türkiye’de Siyasetin Dönüşümü: Aktörler, Meşruiyet ve Demokrasi | Gazete... youtu.be/6PlmYmqb6_U?si=... @YouTube aracılığıyla
Türkiye’de Siyasetin Dönüşümü: Aktörler, Meşruiyet ve Demokrasi
Türkiye’de Siyasetin Dönüşümü: Aktörler, Meşruiyet ve Demokrasi | Gazete... youtu.be/6PlmYmqb6_U?si=... @YouTube aracılığıyla
Reklam
Hz Babil'in Mezarından Çok Özel Görüntüler
youtu.be/2T-PBPruGKc?si=... Beyaz TV ekranlarında yayınlanan Ne Var Ne Yok programına konuk olan Cüneyt Sezer, Hz. Habil'in mezarının buluduğu bölgeye gitti ve TV'de ilk kez izleyeceğiniz görüntüleri paylaştı. #️⃣cüneytsezer #️⃣nevarneyok 🛡️ Popüler bilim, 🛡️ Teknoloji, 🛡️ Tarih, 🛡️ Diplomasi, 🛡️ Sanat, 🛡️ Evren ve 🛡️ Uzay ile çözülememiş gizemli vakalar konuşulur. Kitaptayazmaz yapılan bilimsel araştırmaların arşivlerini, kendi araştırma ekibi ile de yazılı kaynaklarda yer almayan bilgilerle ilgi çekici analizler sunar. 📢 Sosyal medyadan bizi takip edebilir ve tavsiye edebilirsiniz. 🔔 Bildirimleri açmayı unutmayınız. Kitaptayazmaz Plus 🌍 YouTube : youtube.com/live/xqcvn_1H8O... Kitaptayazmaz 🌍 Web : kitaptayazmaz.com 🌍 YouTube : youtube.com/@kitaptayazmaz 🌍 X :
Kitaptayazmaz

。Ruby。

@_Ruby_
·
Ne Var Ne Yok ,10 Nisan 2025
youtu.be/LGiiUytj6Sg?si=... Beyaz TV ekranlarında yayınlanan Ne Var Ne Yok programına bu hafta Cüneyt Sezer konuk oldu. #️⃣cüneytsezer #️⃣nevarneyok
Kitaptayazmaz / Ne var Ne yok
merhamet et
Eken biçer ektiğini. Hesap kitap ettiğini. Ya Rab kusur eksiğimi, Sen bağışla merhamet et. 03.07.2024 Mutlu Kılıç instagram.com/reel/C897K1Ws-2...
Din
Nokta... Be harfinin altında bir sonsuzluğun devinimi içinde. Bismihû... Bismillah... Tüm kitaplar O'nun ismine çıkıyor. Hiçbir düşünce ve his O'dan saklı kalamıyor ve hiçbir sessizlik O'nun ilmi dışında değil... O kütüphanede kaç cilt kitap var bilmiyorum. O gün gittiğimde altı cilt kitap almıştım farklı raflardan. Hiçbir şey tesadüf değil! Muhammed Sâdık Hazretlerinin Risale-i Mahbûb nâm eserini almıştım. Okudum ve kapattım kapağını. Sonra Safer Efendi'nin sohbetlerini içeren diğer kitaba geçtim. Bu kitabın satırları arasında bir kez daha karşılaştım Risale-i Mahbûb ismiyle. Bu tesadüf ile tesmiye olunamaz. Safer Dal Efendi'den Muzaffer Ozak Efendi'ye vâsıl oldum bu defa... Muzaffer Ozak Efendi'nin zikir kayıtlarını dinlemeye başladım sonra. Ramazana vâsıl olmadan 1989 yılındaki bir zikrine kulak verdim. Muzaffer Efendi halka-i zikri talimatlandırıyordu: "Hayy'ul Kayyum Allah"... Hep bir ağızdan yek-dîl olup dervişân cûşa geliyordu: "Hayy'ul Kayyum Allah"... Az sonra polifonik bir hal alıyordu zikir... Bir gürûh ilahiye soluk oluyordu. Dinlerken kendimi "Hayy'ul Kayyum Allah"a dîl-beste buluyordum... Bu zikir giderek bir fon halini alıyor, ilahi yükseliyordu. Giderek kayboluyordum sanki... Kendimi kaybederken dairesel bir hareketin bir noktanın sonsuzluğuna yönelen derinleşmeyi hissediyordum... Su... Hidrojen ve oksijen... Zikir ve ilahi suyu hatırlatıyordu bana. Yanan ve yakılan... Bir araya gelince vuku bulan sükûn hâli... Ne olduğumdan, ne olabileceğimden, ne yaptığımdan,ne yapabileceğimden habersiz yere düşmeyi bekleyen bir yağmur tanesi gibi acemi, kıyıya vurmaya hazırlanan bir damla gibi şuursuzdum. Sadece "Hayy'ul Kayyum Allah"... Hidrojeni ve oksijeni bir araya geiten Kayyum... İkisini bir araya getirip, her canlıya hayat bahş eden Hayy... Noktanın
Reklam