Puan vermedi·432 syf.··
2026 34. kitabı
Cuma, 3 Ağustos, sabah 10.25 "Alo... buyrun ben Dedektif Hunter." "Merhaba Robert, senin için bir sürprizim var," Hunter neredeyse kahve fincanını düşürecekti, donakaldı. Bu metalik sesi çok iyi tanıyordu. Bu sesin aramasının tek bir şey ifade ettiğini biliyordu- parçalanmış yeni bir ölü beden. "Son zamanlarda ortağından haber aldın mı?" Hunter bir kere daha sessiz tuşuna bastı. "Ona ne yaptın?" "Şimdi dikkatini çekebildim mi?" Söylediğim gibi bu bir sürpriz Robert. Ama fark yaratman için sana bir şans daha vereceğim. Belki bir kez daha çaba harcarsın. Bir saat içinde Güney Passadena'daki Pasifik yolunda, eski numarası 122 numaralı binanın bodrum katındaki çamaşırhanede ol. Destek getirirsen Garcia ölür. Bir saat içinde gelmezsen de ölür ve bana güven Robert, bu çok yavaş ve acılı bir ölüm olur." Telefon kapandı. Dedektif Robert Hunter Haçlı katilini bulabilecek mi ? Neden Haçlı katili lakabını almıştır? Kurbanlarını rastgele seçen biri mi? Haçlı katili yıllar önce yakalanıp cezaevine atılmıştı. Cezaevinde intihar ederek hayatına son vermişti. Dedektif Hunter ve ortağı Garcia bu cinayetlerin ortak bağlantısını bulabilecekler mi? Bu yeni metalik ses her şeyin en başta başlamasına sebep olur. Hunter ve ortağı Garcia Haçlı Katili 'nin işleyeceği cinayetlere engel olabilecekler mi? Haçlı Katili sürpriz biri çıkar!
Haçlı KatilChris Carter · Pegasus Yayınları · 2014624 okunma
ᴋɪşɪsᴇʟ ɴᴏᴛʟᴀʀıᴍ / ɪ̇ɴᴄᴇʟᴇᴍᴇ; Jale Sancak'ın Uyanan Güzel kitabı maalesef benim için beklentimin oldukça altında kaldı. En büyük sebebi ise yazarın anlatım dili oldu. Kitabın şiirsel bir anlatımı var ancak ben bu tarzı sevmediğimi okurken fark ettim. Bana akıcı gelmekten çok yavaş ve sıkıcı geldiği için hikâyeye odaklanmakta zorlandım. Karakterler ve olaylar ilgimi çekecek kadar güçlü olmadığı için kitabı şu an okumaya devam etmeyi düşünmüyorum. Tamamen yarım bırakmak istemediğimden bir süre ara vereceğim. Belki ilerleyen zamanlarda ara ara birkaç sayfa okuyarak sadece bitirmiş olmak için tamamlarım. Bu kitapla benim aramda bir uyum oluşmadı. Şiirsel ve ağır ilerleyen anlatımları seven okurların beğenebileceği bir eser olabilir ancak benim okuma zevkime hitap etmedi. Puanım: 3/10
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 202678 okunma
Reklam
Aynadaki Adamı Yen
Puan vermedi·134 syf.··
2026 53. kitabı
Merhaba sevgili okur Kitap, 11 ana başlıktan oluşuyor: 1) Aynaya Uzaktan Merhaba 2) Biriktirme Sanatı: Küçük Paraların Gizli Değeri 3) Düşmek, Kalkmak ve Tekrar Başlamak 4) Başkasını Kurtarmaya Çalışma: Kendi Yolunu İnşa Et 5) Destek Beklemek Yorar: Kendi Ayaklarına Güvenmeyi Öğren 6) Işık Aynadaki Adamda 7) Zenginlik Takıntısının Sessiz Kapanı 8) İçindeki Sabotajcıyı Susturmak 9) Tek Başına Güçlü Olmak: Ruhsal Dayanıklılık İnşası 10) Küçük Destekleri Görmezden Gelme 11) Son En büyük ve en sessiz savaş, insanın kendisiyle verdiği savaştır. Çoğu zaman zihnimizde susturamadığımız korkular, dışarıdaki sesleri duymamıza engel olur. Oysa sahip olduklarımızın farkına varmak, ruhsal güçlenmenin en sessiz ama en etkili adımlarından biridir. Bu kitap; kendimizle, korkularımızla ve iç sesimizle yüzleşmeye davet eden bir eser. Her konunun maddeler hâlinde ele alınması, kitabı adeta bir başucu kitabına dönüştürmüş. Benim için bir solukta okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil; aksine, ihtiyaç duydukça dönüp tekrar tekrar okunabilecek bir yol arkadaşı oldu. Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları ise insanın kendi iç sesini duymasına vesile olur. Bu kitap da onlardan biri oldu benim için. Eğer siz de kendi içinizdeki seslerden yorulduysanız, bu kitap size iyi gelebilir. ✿ Hep kitapla kalın
Aynadaki Adamı YenKaan Koç · Zet Yayınları · 202621 okunma
gökyüzündeki tüm yıldızlar/10
10/10
·424 syf.··
2026 15. kitabı
bu kitaptan çok bir beklentim yoktu açıkçası ama ortalarına geldigimde dedim ki: ya bu harika bir kitap? kusur bulamıyorum?? alo??? duology'nin ilk kitabından çok çok daha fazla sevdim. özetle: karakterlerle bağ kurduğum, ara ara şok olduğum, keyiflendiğim, kıkırdadığım ve bitirdiğimde ağzıma güzel bir tat bırakan bir duology oldu. spice çok tadinda( 0.5/5 filan), plot çok çok daha ön planda. ikinci kitap ilkine bin basar bence. filmi yapılsa en ön sıradan izlerim, part 1 part 2 müko olur. aşırı şairane bir kitap olduğundan geçmesi için mümkünse ingilizce okuyun derim. aşağıda spoilerlar var. !!!! highlights: -ione ve elm. o kadar harika bir slow burn, o kadar derin, o kadar kıymetli geldi ki. ilk kitabın ravyn ve elspeth faciasından sonra bu çifte bayıldım bayıldım bayıldım. -spirit'in vahşiligi. neither kin nor friend olması hoşuma gitti. -kitaptaki süprizlere bayıldım. hiç beklemediğim yerden beklemediğim olaylar kişiler çıkıp durdu -nightmare'in elspeth'in söylediklerinin hep tersini "elspeth öyle söyledi" diye söylemelerine haykırarak güldüm -iki farklı mekan arasında kitabın geçiş şekli harikaydı. en heyecanlı yerinde diğer kısma geçiyor bu kez onu en heyecanlı yerinde bırakıyor vs vs elimden asla düşüremedim. -kitabın ŞAİRANEliği. kitap kesinlikle ingilizce okunmalı. ilk kitapta biraz abartılmıştı ama bu kitaptaki şairanelik seviyesi chef's kiss. normal cümleler bile içime içime aktı bayıldım. bayıldım. -aile soylarının agaç isimlerinden oluşması ve agaçların kutsallıklarının olması, two alders, spirit of tree, yews, falanı filanı... ben çok sevdim. ağaç teması harika konsept. (hangi ağaçlar olduklarına dair bir fikrim yok) -nightmare'in jespyr'i taşıma konusundaki ısrarı <3 -nightmare 'in içinden ara ara çıkan sheperd king. bir anda spoiler verip ekibi şok
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,314 okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Daha önce birçok -modern gün/romantik&fantastik- Türk yazar okumuş biri olarak diyorum ki, bu açık ara en iyisiydi. Bir yandan kendi kitabını yazmaya çalışan ve çok araştıran biri olarak söyleyebilirim ki üzerine çok düşünülmüş ve emek harcanmış bir kitap. NYC Times bestseller fantastik kitaplarıyla çok rahat bir şekilde kıyaslanabılecek kalitede bir hikaye. Acilen ingilizceye çevrilip Avrupa ve Amerika'da da basılmalı; bizi harika bir şekilde temsil edeceğine eminim. Okuduğum kitapları degerlendirirken şu konular üzerinden değerlendirmeye çalışıyorum: 1-Yazımı Her şey çok dengeliydi. Cümleler çok akıcıydı. İç monologlar, betimlemeler, diyaloglar çok iyi dengelenmişti. Gereksiz tekrar ya da ağırlık yoktu. Fantastik bir roman için ideal bir yazımı vardı. 2-Karakterler Karakterlerin bu kadar iyi düşünülmüş ve derin olması beni çok memnun etti. En dikkat ettiğim şeylerden biri karakter derinliği, kendimle bağdaştırabileceğim karakterler olması. Ana karakter Elbis, okuduğum en eğlenceli, en güldüren, zihninde olmaktan en keyif aldığım karakter olabilir. Azel, yaralı Azel Bülbül'üm. O kadar sevdim ki seni. Lenora ve Viktor ayrı güzellikteki karakterler. Kitana ise gizemli ve inanılmaz tatlı tilkimiz. Tüm karakterler eksiksiz bir şekilde ete kemige bürünebilecek karakterlerdi. 3-Tempo Tempo çok iyiydi. Gereksiz bir sahne/bölüm yoktu. Her olay başka bir şeye hizmet edebiliyordu. Hiç sıkmadı ve elimden bıraksam bile geri dönmek için can atıp durdum. 4-Hikaye Hikaye Elbis'in etrafinda dönüyor. Hayatı isteğinin tersine çok sıkıcı. Geçmişini bilmiyor, bir anda kendini garip bir yerde buluyor ve yeni dünyayı keşfederken bir gizemi de çözmeye çalışıyor. Beni çok tatmin etti. Ters köşelerin geldiğini göremeden çarpıverdi. Normalde kolay tahmin ederim ters köşeleri ama burada
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202614 okunma
95 Tez Endüljans
3/10
·84 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 13:40
Merhabalar, bugün sizlerle beraber 95 tezi inceleyeceğiz. Ama önce yazarı olan Martin Luther'i ele alalım. 1483'te orta hâlli bir ailenin çocuğu olarak doğan Martin Luther; besteci, ilahiyatçı ve keşiş olarak hayatını sürdürmüştür. Yaptığı reform hareketleri ve yayımladığı 95 tez ile dünya tarihinde damga vurmuş isimlerin arasında kendisine hak kazandı. Yaşamı boyunca Papa'nın samimiyetsizlikle yaptığı endüljansı eleştirmiş ve her daim mücadele etmiştir. Bu metinde gerisine pek de değinmeye gerek yok. Zira bir zamanlar Papa'nın insanları nasıl kandırdığı apaçık ortada. O hâlde biz metini inceleyelim. Kitapta çoğu Papa'nın günahları bağışlamasının, özellikle para karşılığı ve samimi olmadan yapılan çıkar ilişkisinin, aşağılandığı barizdir. Ancak Papa'yı tamamen reddetmek değil onun yetkilerini kısıtlamayı seçer. Fakat kendi metininde bir o kadar çelişkili olduğu aşikârdır. Mesela ilk 10 tezde 6-8.p tezler arasına baktığınızda Papa'nın aracılığıyla Kutsal Ruh'un insanlara lütuf verdiğini söylerken, 30-35 tezler arasına baktığınızda Papa'nın insanları Tanrı'ya yaklaşırdığını söyleyenlerden kaçınılması gerektiğini ifade etmiştir. Bir yandan endüljansı reddederken öteki taraftan da Papa'nın lütuflarının her yere yayılmasını istiyor. Papa'nın insanları affetme konusunda samimi ve istekli olmasını isteyip son 5 tez de "lütuft"tan ve müjdeden kaçınılıp cehennem ve günahla insanları Tanrı'ya yaklaştırılması gerektiğini söyler. Bu kadar çelişkili ve üç maymuna oynayan bu metne verebileceğim puan ancak 3 olur. Bu metinden kalite beklemiştim ve açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Martin Luther de Papa'dan farksız değilmiş o kadar. Aynı şeyin laciverti Neyse, Tanrıya emanet olun, ilimden başka kerametiniz olmasın.
Doksan Beş TezMartin Luther · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,368 okunma
Reklam
Reklam