Hıristiyanlık ve Yahudiliğin aksine İslâmiyet Hz. Peygamber'in nazarında tam, aldığı Kur'ânî vahiy tam ve örnek teşkil eden sünneti tam olarak doğmuş eksiksiz bir dindir. Bu iddia bir insanın veya insanların değil, Kur'ân-ı Kerim'in 3:19; 5:4 ve 2:132'ci âyetlerinde buyurulduğu şekliyle, Allah'ın bahşettiği bir dindir. Allah'ın mükemmel, ezelî ve ebedî bir dini olduğundan İslâmiyet herhangi İslâm tarihi ile bağdaştırılamaz. İslâmiyet, bütün Müslümanların uğrunda savaştıkları ve onunla kişiliğini bulacağı bir hedeftir. Dolayısıyla gerçek tarafsızlık, İslâmiyet'in İslâm tarihinden ayırt edilmesini ve özü, kıstasları ve ölçüsü itibarıyla nazar-ı dikkate alınmasını gerektirir. s-10
Kitap Alıntısı
"On kötü haslet yüzünden kalpleriniz ölmüş. Allah, kalpleri ölmüş olanların duasını kabul etmez. Bu on kötü haslet şunlardır: 1. Allah'ı tanıdığınızı iddia ediyor; fakat ona olan borcunuzu vermiyorsunuz. Bu borcu, fakir ve muhtaçlara ihsanda bulunarak ödeyin. 2. Kur'an-ı Kerim'i okuyorsunuz fakat hüküm ve kurallarından haberiniz yok. Okuduklarınızı uygulayın. 3. Şeytanın düşmanınız olduğunu iddia ediyor, fakat ona itaat ediyorsunuz. Onun tekliflerini geri çevirin. 4. Kendinizi Ümmet-i Muhammed'den sayıyor; fakat sünnet-i seniyyeyi uygulamaya çalışmıyorsunuz. 5. Cennete girmek istediğinizi söylüyor; fakat ona girmek için gerekli amellerin hiçbirini işlemiyorsunuz. 6. Ateşten mahfuz olmak istiyor; fakat günahlarınızla ve kötü amellerinizle kendinizi mütemadiyen ona sūrüklüyorsunuz. 7. Ölümün herkese geldiğini biliyor; fakat ona hiçbir hazırlıkta bulunmuyorsunuz. 8. Bütün din kardeşlerinizin kusurlarını görüyor, fakat kendi kusurlarınızı görmüyorsunuz. 9. Allah'tan gelen bütün nimetleri şükretmeden yiyor ve kullanıyor; fakat ona olan minnettarlığınızı size ver diği nimetlerden muhtaçlara tasadduk ederek göster miyorsunuz. 10. Ölülerinizi, aynı sonun sizin de başınıza geleceğini bile bile, ibret almadan, gömüyorsunuz."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
uçurumun kenarında yıkık bir ülke -5
Türkiyenin savaşa girişiyle, hayat pahalılığının ne derece yükseldiği şu örnekle görülmektedir: 27.7.1916 da bir okka koyun etti 17 kuruş, bir okka zeytinyağı 18-19 kuruş, bir okka kaşar peyniri 21-30 kuruş, bir çuval un 5-10 lira, bir okka fasulya 7-11 kuruş, bir okka peynir 18 kuruşken; 10.1.1918 de bahsedilen malların fiyatları şu seviyeye çıkmıştır: Bir okka koyun eti 80 kuruş, bir okka sığır eti 95 kuruş, bir okka zeytinyağı 165 kuruş, bir okka kaşarpeyniri 260 kuruş, bir çuval un 52 lira, bir okka fasulya 85 kuruş ve bir okka peynir 170 kuruş. İzmir'deki Bulgar diplomatının 10.3.1917 tarihli raporunda belirtildiğine göre yünlü, pamuklu kumaşlarla ayakkabı derisi fiyatları yüzde 400 oranında artmıştı. Aynı raporda, gündelik ölüm olaylarının 72-124 arasında olduğu belirtilmektedir. Bu ölüm olaylarında sebebin % 60ı çeşitli hastalıklardan organizmanın zayıflaması, %10u ise doğrudan doğruya açlık olduğu yazılmaktadır.
Sayfa 32·Kitabı okuyor
Türk Tarihi
ERKAM "Hayat - Sayı - Matematik"...
Salih Mirzabeyoğlu‘nun matematik ve sayılar üzerine eseri… Erkam: Rakamlar, sayılar… Erkam: Alaca yılan… Bütün kitablarında olduğu gibi, İslâm tasavvufu önünde Batı tefekkürü muhasebesi… Kitabın “İçindekiler”, muhtevâsı yönünden fikir verici olacaktır: 1. LEVHA TAKDİM-GİRİŞ... Bir Sayı Tut, Fraktallar, Paradokslar, Beklenmedik İmtihan Paradoksu, Aşil ve Kaplumbağa, Eubulides ve Zenon Paradoksları, Japon Sihirli Dairesi, Şah ve Mat, Sonsuzluk, Okyanus Dalgalarının Matematiği, Parça Parça... 2. LEVHA GENEL BAKIŞ... İcat mı Keşif mi? Matematik Nedir? İlimlerin Kraliçesi, Sayı Ritminde Kâinat, Mantık, Kant, Zaman Dışı Değer, Pratikten Mücerrede I, Pratikten Mücerrede II, Fikir: Aksiyon-İş Fikri, Kültür-Sayı ve Değerlendirme, Aritmetiğin Temelleri, Dehâ ve Kabiliyet, Kafa ve Araç, Nur ve Işık, Toplam 3. LEVHA SAYI – MATEMATİK (TARİHTE)... Sayıların Kaynağı, Matematiğin Doğuşu, Rakamların Tarihi, Coğrafya Tesbiti, Mümkün mü? Brâhmî, Mısır Rakamlarının Kökeni, İskenderiye Okulu, Pisagorcuların Mirası, Sayılar, 20 Mertebe, Sayılar ve Sayı Sistemleri (Dil ve Köken Olarak Bakış), Beden Sayılama İlgisi, İslâm Matematik Okulu, İslâm Bilim Tarihi’nden, Şifreli Yazı, Hayyam Üzerine 4. LEVHA SAYILARIN MÂNÂLARI ETRAFINDA... __Mutlak Bir’e Dâir, Başlangıca Aid Varlığın Sayısı: 1. Bir, Sıfır Etrafında, Bir-Sıfır- Bir, Hind’de Sıfır, Sıfır Hakkında Yunan-Latin Anlayışları, Vahid, Vahid II, Vahid III, Kapsayıcı Sentez: 3, Kare, 4 Tekbir, Maddi Düzenin Sayısı: 4, Dörde Dâir, Beşincideki Problem, “Bilgeliğin Sütunları”: 7, 12’ye Dair (I), 12’ye Dair (II), Fetih Sayısı: 17, Ramazan’ın 17. Pazartesi Günü, 17’ye Dâir, Yirmisekiz’in Önemi, Rüyâ: Vahyin 46’da Bir’i...__ 5. LEVHA EBCED – İŞTİKAK – FİKİR... __Lûgat Hakkında, Tek Sayılar: 1… Ve…, Tek
ERKAM “Hayat – Sayı – Matematik”, 16 Haziran 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
3. Kadınlara eşit haklar tanıyan Medeni Yasa’nın kabulüne itiraz etmiyoruz, hatta bunu dayatan Batılı “düşmanlarımıza” teşekkür ediyoruz. Medeni Kanun’u adamlar Lozan’da dayattılar, çatır çatır kabul ettirdiler. Atatürk değil Hacı Abdülgaffar olsa yapacağı bir şey yoktu, kabul etmeye mecburdu. Lozan’dan daha yüz sene önce dayattıkları, berikilerin de pek itiraz etmeden kabul ettiği şuydu: Gayrımüslim tebaaya İslam hukukunu uygulayamazsın. Eğer İslam hukukunu sürdüreceksen gayrımüslimler için ayrı mahkemeler kurmak zorundasın. Bunların adil olacağına güvenmediğimiz için de gayrımüslim tebaan için kapitülasyon adı verilen ek güvenceleri kabul edeceksin. Lozan’ın kilit müzakere konularından biri buydu. Eski hukukunu sürdüreceksen, azınlıklar için eskisinden de beter kapitülasyonları kabul edeceksin, çünkü bu saatten sonra sana artık hiç güvenmeyiz dediler. Ankara da bunun üzerine, ehveni şer deyip, müslim ve gayrımüslime eşit olarak teşmil edilecek “laik” bir medeni hukuku getirmeye razı oldu. Olay budur. Kaldı ki İstanbul Darülfünunu’nun Hukuk Fakültesinde 1880’lerden beri Batı usulü medeni hukuk mecburi dersti. 1910’larda da memleketin en kalburüstü hukuk talebesinden 10-15 kadarı devlet bursuyla Lozan Üniversitesine gidip medeni hukuk tahsil etmişti. Yani memleket ortaçağ karanlığında kıvranıyordu da Atam geldi Medeni Kanun getirdi, yok öyle şey.
Sayfa 69 - Liber Plus Yayınları / Vatan kurtardı, halifeyi kovdu, daha ne?/ 29 Mart 2009
Düşünce
Gen Bencildir - Richard Dawkins
Tıpkı Maynard Smith gibi bizler de çeşitli maliyet ve kazançlar için keyfi varsayımsal değerler kullanacağız. Daha genel olmak istenirse, bu durum cebirsel sembollerle de ifade edilebilir fakat sayıları anlaması daha kolaydır. Bir çocuk başarıyla yetiştirildiğinde her iki ebeveynin de elde ettiği genetik kazancın +15 birim olduğunu varsayın. Bir çocuğu yetiştirmenin maliyeti, yani yiyeceklerinin tamamının maliyeti, ona bakmak için ayrılan sürenin tamamı ve çocuk adına alınan risklerin hepsi -20 birim olsun. Maliyet negatif sayılarla ifade edilmiştir çünkü ebeveynler bu miktarı "öderler." Uzatılmış bir kur sürecinde vakit harcama maliyeti de negatiftir. Bu maliyet -3 birim olsun.İçindeki tüm dişilerin nazlı, tüm erkeklerin de sadık olduğu bir nüfusumuzun olduğunu hayal edin. Bu ideal bir tek eşli toplumdur. Her çiftte, hem erkek hem de dişi aynı ortalama kazancı elde eder. Yetiştirilen her çocuk için +15 elde ederler; çocuğu yetiştirme maliyetini (-20) aralarında eşit olarak paylaşırlar. İkisine de bu maliyetten ortalama -10 düşer. Her ikisi de uzatılmış kur sürecinde vakitlerini harcamanın -3 puanlık cezasını öderler. Dolayısıyla her biri için ortalama kazanç $+15 - 10 - 3 = +2$ olur.Şimdi nüfusa tek bir hızlı dişinin girdiğini varsayın. Bu dişi oldukça iyi iş çıkaracaktır. Gecikmenin maliyetini ödemeyecektir çünkü uzatılmış bir kur dönemi geçirmekle ilgilenmemektedir. Nüfustaki tüm erkekler sadık oldukları için kiminle çiftleşirse çiftleşsin çocukları için iyi bir baba bulacağından emin olabilir. Çocuk başına düşen ortalama kazancı $+15 - 10 = +5$ olur. Nazlı rakiplerine göre 3 birim daha iyi durumda olmuş olur. Dolayısıyla hızlılık genleri yayılmaya başlar.Eğer hızlı dişilerin başarısı, onların nüfusta çoğunluğa sahip olacağı kadar büyük olursa işler erkek tarafında
Biyoloji