Bir kulübe, bir köpek, bir kadın ve taşra...
Bir penguen?
Ama Neden?
Soralım mı?
Herkesin savaş başlatmak için bir nedeni vardır ama biz kendimize özgü bir sessizlik seçtik.
Ölümüne varmak için tek başına yürüyen o penguen gibi...
Değerli şeyler aramayı bırakmalıyız artık. Kalabalıkların değerli bulduğu koca koca yalanlar. Güçlü değil eskisi gibi. Etkisi.
Sara Mesa, İspanyol yazar, şair. Herkesin seveceği türden bir dili yok. Bir kitapta olamayacak kadar gerçek satırlar. O kadar günümüz ki. O kadar yakın ve yaşanmışlık dolu ki bu sayfalar. Özellikle kendi halinde demlenen sakin kadınların bu modern dediğimiz çağda maruz kaldığı sessiz ve saklı toplum baskısı ile ilgili. Tuzaklara karşı savunmasız, kullanılmaya elverişli, toplumla uyumlanmak istemeyen...
Taşra dediğin nedir ki; hiçliğin ortasında bir avuç ev. Gökyüzü kadar duyarsızlık sonra.
Nat, orada neler mi yaşadı, okursanız öğrenirsiniz:
Nat'ın cesareti neden kırıldı, neden her şey bu kadar düşmanca, bu kadar karmaşık?
Görmezden gelinen ve duyguları hiçe sayılan her kadına hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam etmesi gerektiğini hatırlatan bir kitap.
Hayatta kabullenmemiz gereken en sağlam gerçek: Hiç kimsenin sizin nelerle baş etmek zorunda kaldığınızı umursamıyor olduğu gerçeği.
Çünkü hiç kimsenin umrunda değilsiniz.
Hiç kimsenin hem de!
Sizi kandırmak için kullandıkları numarayla başka birini de kandırmak suretiyle yaşayan bu
insanlar sizi umursamazlar, umursuyormuş gibi davranırlar. Hepsi mevcudu koruma peşindedir. Olağan ve durumsal olarak sizi kurban ederler.
Sonrası duygusal kalıntılar.
Neden?