19.30
Karanlık, ışığı en güzel taşıyan fondur…
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Başınıza her ne musibet gelirse kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder. (Şûra Süresi, 42/30)
Duygu ve Düşünce
Huzurlu Aile Hayırlı Evlat
Sevgili arkadaşlar, umarım herkes iyidir. Akgül Yayınevi olarak sizlere çok kıymetli bir eserle geldik. Keyifli okumalar diliyorum. Aile, insanlığın en kadim ve en kutsî sığınağıdır. Sevginin ocakta kıvılcımlandığı, saygının sofrada piştiği, umudun çocukların gözlerinde parıldadığı bu kutsal mekânda; birlikte ağlanır, birlikte gülünür, birlikte büyünür. Peki, bu sığınağı sağlam tutmanın, huzurlu bir yuva kurmanın ve hayırlı bir nesil yetiştirmenin sırları nelerdir? Altmış yıllık hayat tecrübesini, yarım asırlık ilmini ve milletine duyduğu derin sevgiyi bu eserde harmanlayan Ali Kılınç; eşlerin birbirini nasıl tamamlayacağını, tartışmaların nasıl sevgiye dönüştürüleceğini, çocukların ruhunu nasıl besleyip geleceğe hazırlayacağımızı sıcak bir dille ve somut örneklerle anlatıyor. Yapboz hikâyesindeki gibi: İnsanı düzeltirsek dünya da kendiliğinden düzelir ama insanı düzeltmek için önce aileyi inşa etmek şarttır. Sevgi, saygı, sabır, sadakat ve sorumluluk... Beş “S” kuralıyla ayakta duran bir ailenin kapısına başarı ve zenginlik de kendi kendine gelir. Eşlerin birbirine emaneti, çocukların anne babaya emaneti ve nesillerin geleceğe emaneti olan değerleri bir arada ele alan kitap; boşanmaların arttığı, aile bağlarının zayıfladığı ve doğurganlık oranlarının Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine gerilediği günümüzde her zamankinden daha fazla anlam taşıyor. Çocuk yetiştirmenin bir sanat olduğunu, doğum öncesinden başlayan bu sanatın; sevgiyle, sabırla, örnekle ve zaman vermekle mükemmelleştiğini öğreniyoruz. Çocuklarımız ne kadar kıymetlidir? Cevabı Arif Nihat Asya zaten vermiş: Böyle çıtır çıtır çıtırdamazdı ocaklar sen olmasan, Mırıl mırıl ninni bilmezdi dudaklar sen olmasan, Neye yarardı oyuncaklar sen olmasan, Ve soğurdu yavrum kucaklar sen
Edebiyat
Günaydınn))
Gece uyumamışsın ki sabah uyanasın.. Yüzündeki o yorgunluğu gizlemek adına evden çıkmadan önce yüzüne sürdüğün birkaç şey.. Ama nafile, ruhun sönük. 07.30 otobüs durağında, bir şarkı kulağında.. ..Mevzu derin ve hava serin Esme öyle, eylül, bitmelisin.. Soluna oturan acıklı bir nida, Hitaben yılların yorgunluğuna. Kasvet göğüs kafesinden yayılıyor ruha. Bu şarkılar iyi gelmiyor sana... Zehra Yaden
Sınava son 30 gün kalmış fazlasıyla stresliyim üstelik bir de köyde yaşıyorm. Sırf millet her gün nereye gidiyorsun demesin diye ücretli öğretmenlik yapıyordum. Dün okullar tatil oldu bu sabah gene evden çıktım kütüphaneye gidecem üzerimde en Ufak konuşma hakkı olmayan bir kadın gelmiş diyor ki;"sırf işten kaçmak için kütüphaneye gidiyorsun"ya ben senin ... Zaten sırf bu yüzden 20 yıldır okuyorum he çok bilmiş...