Bahriye Mektebi... Mektepte ismim şair aşağı, şair yukarı... Bir de "Nihal" isimli tek nüshalık bir dergi çıkarıyorum. Bizden iki sınıf ileride olan Nazım Hikmet de aynı şekilde tek nüsha, el yazması bir derginin başında... Bize rakip... O zamanki kafasiyle: "Ben de müridinim işte Mevlâna!" Gibilerden şiirler yazıyor. "Beni Stalin yarattı!" diyeceği günlere henüz 30-35 yıl uzaktadır.
Sayfa 351 - Ağustos 1994, “BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!...”, Ufuk: “Müridinim İşte Mevlâna”
Nazım Hikmet
Haydaa!!!? bu nasıl giriştir böyle ???
Hayat nasıl gidiyor?" "Yaşayan birine sor." "Dün görüşemedik, nerelerdeydiniz?" "30 sene evvel bana '3 ay ömrünüz kaldı' diyen doktorun cena­ze merasimindeydim." "Toprağı bol olsun."
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şürahbil b. Hasene(ra)’ın iman yolundaki 30 yıllık hayatını kelimelerle ifade etmek istesek; kalem, gemi, çadır, kılıç ve at deriz. Bu kelimeleri tek başına kullansak bir değer ifade eder mi? Hayır. Ama Sahabe’nin hayatıyla beraber anılınca bambaşka bir değer kazanıyor. Kalem, vahyi kayıt altına alan bir malzemeye dönüşüyor. Gemi, Allah’ın dini adına hicreti kader, muhacirliği en büyük şeref bilen kametlerin bineği oluyor. Çadır, Allah adına atılan bir adımın sahibinin hanesi oluyor. Kılıç, zalimin, zulmün ve İslam ile insan arasına giren engellerin kaldırılmasına yarayan bir rahmet oluyor. At, dünyanın dört bir tarafına Allah’ın dinini ulaştırmanın en büyük vesilesi oluyor. Yani eşya doğru insanların elinde asli değerine ulaşıyor.
Din
En Hüzünlü Eylül
Türkiye'de yayımlanan gazetelere göre: 1955 yılının 6/7 Eylülünde 11 Ruö vatandaş öldürulda. Yunanistan kaynaklarına göre: Hayatını kaybedenlerin sayısı 16. Resmi makamlar yaralı sayısının 30 olduğunu söylüyor. Başka ülkelerin Türkiye'deki resmi temsilciliklerine göre: Bu rakam 300'ü aşıyor. Tecavüze uğrayan çok sayıda kadın hastanelere başvurdu. Utanıp da başvurmayanlarla birlikte bu sayının 400 olduğu düşünülüyor. Olaylarda 4214 ev tahrip edildi. 1004 işyeri yağmalandı. 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul kısmen ya da tamamen tahrip edildi, yakıldı.
Sayfa 455·Kitabı okudu
30) Kötü Arkadaşlık (Suhbetu'r-redîe) Söz konusu insan iki türlü arkadaşlık bulunduğunu, bir türünün kötü ve değersiz arkadaşlık iken öteki türünün hoş ve güzel arkadaşlık olduğunu bilmez. Kötü arkadaşlığın da çeşitli türleri vardır. Kötü arkadaşlığın bir türü bütün insanların göreceği şekilde açıktan günah işleyen bozuk insanlarla arkadaşlıktır. Böyle insanların bedbahtlığı bütün insanlar tarafından görülür. Bir türü de içi bozuk olan (insanlarla yapılan) arkadaşlıktır. Böyle bir arkadaşlık dışarıdan kötü görünmez. Bu ikinci tür, gizliliği nedeniyle farkına varılmadığı için en tehlikeli türdür. Bu kısımdaki insanlar üç sınıftır: Bilgisiz sûfîler, riyakâr vaizler, gafil zorbalar. Bunların en zararlısı bilgisiz sûfîler, sonra riyakâr vaizler ve nihayet gafil zorbalardır. Bunların ardından açıktan günah işleyen insanlar gelir. Bu hal insana yerleşip de insan onu vatan edindiğinde, bilgisizlik kancaları onu yakalar, kötü arkadaşlıktan bilgisizliğe doğru onu çekerler. Böylece kişi yirmi dört basamak aşağı düşer. Bu esnada hainlik, kötü davranışlar ve kin duygusuna uğrar, bilgisizlik zilletine maruz kalır. Bu menzil yedinci menzildir. İlahi inayet kendisine ulaştığında, arkadaşlığının kötü olduğunu görür ve ondan çöle doğru kaçar.
Sayfa 65
Din
"«Asıl hür, nefsinin (esîri değil) emîri olan kimsedir!» hükmünce Cenâb-ı Hak bizleri, nefs-i emmâreye âmir, nefs-i mutmainneye de nail eyleyerek; «Gerçek kullarım arasına katıl ve cennetime gir!» (el-Fecr, 29-30) güzel hitabına lâyık buyursun! Amin!"
Sayfa 500 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Dua