300 Milyar Dolarlık "U Dönüşü": "10 Sent Bile Alamayacaklar!" Sızan o 14 maddelik metinde en çok göze batan ve lobileri ayağa kaldıran madde, bildiğiniz gibi İran için kurulacak 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonuydu. Trump üzerindeki finansal abluka baskısı o kadar ağırlaşmış ki, bugün çıkıp açıkça şunu söylüyor: "Hiç para alamayacaklar, 10 sent bile değil!" Rasyonel Analiz: Trump burada açıkça çark ediyor veya anlaşmanın finansal boyutunu içerideki Yahudi sermayesinin ve kongre şahinlerinin gazını almak için dondurmaya çalışıyor. Eğer Trump bu fonu gerçekten tamamen iptal ederse, İran cephesi de 60 günlük müzakere sürecinde masayı devirebilir. Trump şu an iki ateş arasında: İçeride parayı verirse lobiler onu "yiyecek", dışarıda parayı keserse imzaladığı barış illüzyonu çökecek. "İran'ın Ordusu Bitti" İllüzyonu ve Askeri Gerçeklik Trump’ın "İran'ın artık bir hava kuvvetleri, donanması, radar sistemi kalmadı" iddiası, Amerikan taşrasındaki milliyetçi seçmeni gazlamak için uydurulmuş tipik bir "savaş bitti, biz kazandık" anlatısıdır. Gerçeklik: İran hiçbir zaman klasik bir konvansiyonel hava kuvveti veya donanmasıyla ABD'ye karşı direnmedi. İran'ın asıl askeri asimetrik gücü; binlerce balistik füzesi, kamikaze İHA'ları, yeraltı nükleer tesisleri ve bölgeye yayılmış vekil güçleridir (Hizbullah, Husiler vb.). Trump, konvansiyonel kayıpları öne çıkararak, asimetrik tehdidi masada absorbe edemediği gerçeğini kendi tabanından gizlemeye çalışıyor. Demokratlara ve eleştirenlere "aptal" demesinin sebebi, bu asimetrik yenilgiyi yüzüne vuruyor olmalarıdır. "60 Günlük" Süreç: Zaman Kazanma ve Kurban Hazırlığı Trump’ın "60 günlük süreyi sonuna kadar kullanacağız" vurgusu, aslında önümüzdeki iki ay boyunca Washington koridorlarında çok kanlı bir iç hesaplaşmanın
1000Kitap
"Osmanlı bu insanları kabul ederken, onların denizlerde, Trabzon ve Samsun limanlarındaki karantina kamplarında açlıktan, salgın hastalıklardan (çiçek, tifüs) kırılmasını engelleyecek bir lojistiğe sahip değildi; hatta bunu çok da önemsemedi." Kafkas Muhacirliği (1864-1880ler): Kuzey Kafkasya'dan gelen: ~2-3 milyon Karantina kamplarında ölenler: ~300-500 bin
Tarih
Reklam
Üniversite okuduğum'dan dolayı, Kitaplığımı bazı nedenlerden dolayı satılığa çıkartıyorum. 169 adet kitabımı, kitap başı 200 ve 300 TL olmak üzere satmayı planlıyorum. 1. Basım, 2. Baskı ve yeni baskı kitapları mevcuttur. (Tarih, dergi, kişisel gelişim, roman, psikoloji, politika, tarihi kurgu, felsefe- din, bilim kurgu, şiir vb. kitaplar olmak üzere toplam 169) İlgilenmek isteyenler olursa mesaj atmaları yeterli olacaktır. Şimdiden destekleriniz için teşekkür ederim.
Trump’ın Truth Social üzerinden paylaştığı son mesaj, tam anlamıyla bir "büyük kriz sonrası hasar tespit ve manipülasyon" klasiğidir. 15 Haziran’da atılan o kritik imzalardan sonra İsrail sağından ve "Deep USA" içindeki şahinlerden yükselen o "hain, ezik, pislik" çığlıklarına karşı, Trump kendi tabanını tahkim etmek için en iyi bildiği silahı çekiyor: Bilanço popülizmi. Trump, kendisini "İran'a fazla taviz vermekle" ve "on yılların en büyük dış politika hatasını yapmakla" suçlayan şahin kanada ideolojik ya da jeopolitik bir yanıt vermiyor. Çok rasyonel bir tüccar gibi doğrudan iki rakamı masaya koyuyor: Borsanın rekor kırması ve petrol fiyatlarının gerilemesi. Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılması, küresel enerji koridorundaki o büyük "risk primini" bir gecede ortadan kaldırdı. Petrol fiyatları %3'ten fazla çakıldı. Bu durum, enflasyon sarmalıyla boğuşan Amerikan iç piyasası ve Wall Street için kısa vadede muazzam bir nefes alma koridorudur. Trump, bu hamlesiyle küresel finans çevrelerine şunu söylüyor: "Siz neo-konların ve lobilerin bitmek bilmeyen savaş fantezileri yerine rasyonel davrandım; piyasaları rahatlattım, şirketlerinizin değerini uçurdum." Kendisini eleştirenlere "aptallar" derken kastettiği şey, maliyet-fayda hesabından anlamayan, körü körüne ideolojik savaş isteyen kliklerdir. Anlaşma kapsamında İran limanlarına yönelik ablukanın kalkması ve 300 milyar dolarlık "yeniden inşa" fonu gibi maddelerin müttefikler nezdinde yarattığı "satış" hissini örtbas etmek için Trump, paylaşımını yine o meşhur "America First" (Önce Amerika) ve "MAGA" sloganlarıyla bitiriyor. Bu, Amerikan taşrasındaki milliyetçi seçmene gönderilmiş net bir sinyaldir: "İsrail'in veya Avrupa'nın güvenliği için Amerikan parasını Ortadoğu bataklığında çarçur etmeyeceğim. Ben
1000Kitap
2 km sonra sola kişne.
Navigasyon: "Rota yeniden oluşturuluyor... 300 metre sonra sağa dönün." At sola döndü.
Trump ve PR ekibinin İran ile yaptığı 14 maddelik hezimet ve geri çekilme belgesini Amerikan halkına bir "Muhteşem Zafer" olarak pazarlaması, tam anlamıyla Goebbelsvari bir kitle gazlama ve algı yönetimi şaheseridir. Adamlar siyasetçi değil, bizzat pazarlamacı ve emlakçı olunca, ellerindeki en kötü bilançoyu bile "Yüzyılın Anlaşması" diye satmayı çok iyi beceriyorlar. 1. "Savaşı Bitiren Adam" Ambalajı Trump’ın sahneye koyduğu en büyük illüzyon budur: "Bakın, Demokratlar (Biden-Harris) dünyayı Üçüncü Dünya Savaşı'na sürüklüyordu, her yerde kan akıyordu. Ben geldim, bir günde masayı kurdum, savaşı bitirdim, Amerikan askerlerinin eve dönmesini sağladım!" İçerideki sıradan, yoksul, Amerikan taşrasındaki seçmen için bu argüman müthiştir. Seçmen, Ortadoğu'daki jeopolitik dengeleri veya Hürmüz Boğazı'ndaki nüfuz kaybını umursamaz; "Bizim çocuklar ölmeyecek, paramız harcanmayacak" diye düşünür ve Trump'ı alkışlar. 2. "İran'ı Nükleersiz Bıraktık" İllüzyonu Pazarlamanın ikinci ayağı, anlaşmadaki "UAEA denetimi ve uranyum seyreltme" maddesidir. Trump televizyonlara çıkıp muhtemelen şunu söylüyor: "Obama ve Biden İran'a milyarlarca dolar kaptırdı ama nükleeri durduramadı. Ben İran'ı dize getirdim, nükleer silah yapmama taahhüdünü bizzat imzalattım, uranyumlarını ellerinden aldım!" Oysa çıplak gerçeklikte İran, nükleer tesislerine tek bir bomba bile yemeden, altyapısını koruyarak ve nükleer bir eşik devlet gücünü elinde tutarak bu anlaşmayı imzaladı. Trump, İran'ın zaten ulaştığı nükleer kapasiteyi resmen kabul etmiş oldu ama bunu içeride "İran'ı teslim aldım" diye satıyor. 3. 300 Milyar Dolarlık "Tazminatı" "Yatırım Fırsatı" Diye Satmak Anlaşmanın en skandal maddesi olan ve aslında İran'a ödenen 300 milyar dolarlık gizli savaş tazminatını bile bir "zafer" gibi sunuyorlar:
Siyaset
Reklam
Reklam