Öncelikle bu kitap bir serinin devam kitabı olarak düşünülebilir. Okumadan önce ana seriyi okumanızı tavsiye ederim. Bu incelemede ana seriden ve bu kitaptan spoilerlar bulunabilir. Lütfen bunu göze alarak okuyun.
Öncelikle konudan bahsetmeden önce kitap ile ilgili detaylardan bahsetmek istiyorum. Burada bahsettiğim şeyler ana seri içinde geçerli. Kitabın dili akıcı ve sadeydi. Kendini okutmayı başarıyordu. Yazar Yunan mitolojisini ve Roma mitolojisini çok güzel harmanlayarak hikayeye katıyor. Sadece yarım yamalak bir yunan mitolojisi bilgisiyle yazılabilecek bir kitap değil bence. Gerçekten kendinizi antik Yunan hikayelerinin günümüzde geçen versiyonlarını okuyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. gerçekten bu yazım tarzına hayran olduğumu belirtmek isterim.
Konudan bahsetmem gerekirse, Jason Büyük Kanyon'a giden bir okul otobüsünde hafızasını kaybetmiş bir şekilde uyanıyor. Yanında kız arkadaşı olduğunu söyleyen Piper ve en yakın arkadaşı olduğunu söyleyen Leo ile birlikte sorunlu çocukların gönderildiği Wilderness Yatılı Okulu'na ait bir okul otobüsündeler. Piper ve Leo yol ve gezi boyunca Jason'nın hafızasını yerine getirmeye çalışıyor. Bütün bunlar olurken peşlerinde olan fırtına ruhları bir anda ortaya çıkar ve çocukları birbirinden ayırmaya çalışır. Daha ne olduğunun farkında olmayan üçlü bir anda koçları olan Koç Hedge'nin bir insan değil satir olduğunu ve onları kampa götürmesi gerektiğini söyler. Jason hafızasını kaybetmesine rağmen Latince bilmekte, dövüşebilmekte ve rüzgarı kontrol edebilmektedir. Piper ve Leo'yu bir şekilde kurtarırlar. Bu hengame sırasında Koç Hedge kaçırılır. Ancak daha sonra Melez Kampından Annabeth ve Butch gelir. Aslında kayıp olan Percy'i aramkatadırlar ama yine de yeni melezleri görünce aradıklarını bulamasalar bile üçlüye yardım