Yaş farkı arttıkça boşanma azalmıyor aslında. Kadın beyni erkekten belki 8-10 yıl erken olgunlaşıyor halk ağzında. Ama her kadın erken olgunlaşmayadabilir. Öte yandan erkek beyni 8-10 yıl geç olgunlaşıyor halk ağzında. Ama her erkek geç olgunlaşmıyor. Aslında kadın ve erkek arasında olgunlaşma farkı 2-3 yıl arası bilimsel olarak. Çözüm çok büyük yaş farklı evlilikler değil, doğru yaşta ve olgunlaşınca iki tarafın evlenmesi. 30 yaşına gelince bir kadının evlenmesi daha mantıklı. Erkeğin de belki 35 yaş. Bu ikisi birbirini dengeler. 30-32 yaş arası da öyle. Doğru yaşta evlenmiyorlar. 20'lerde aynı yaş gruplarında evlenenler genelde boşanıyorlar.
1000Kitap
Cehennemin ateşi bin sene yakıldı, nihayet kıpkırmızı kesildi. Bin sene daha yakıldı, bembeyaz kesildi. Bin sene daha yakıldı, simsiyah oluverdi. Şimdi o, simsiyah ve kapkaranlıktır... (Sünen-i Tirmîzî, Sıfat-ı Cehennem 7) Resûlullah Sallallâhu aleyhi vessellem bir diğer Hadis-i Şerif'lerinde de şöyle buyurmuştur; "Sıcak şiddetlendiği zaman,onu namazla serinletin. Şüphesiz sıcaklığın şiddeti, cehennemin nefes almasından ileri gelir. Öyle ki, cehennem ateşi Rabbine: "Ya Rabbi! Bir kısmım, bir kısmımı yedi" diyerek şikayette bulundu. Bunun üzerine Allah'u Teâlâ,cehennemin biri kışta, biri yazda olmak üzere iki nefes almasına izin verdi. İşte sizin gördüğünüz en şiddetli sıcak ve en şiddetli soğuk bu iki nefesten meydana gelmektedir..." (Sahih-i Buhârî, Mevâkit 9; Sahih-i Müslim, Mesâcid 32)
Tefsir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
54 Farz Nedir?
54 Farz, İslam alimleri tarafından her Müslümanın bilmesi, inanması ve hayatına uygulaması gereken temel dini, ahlaki ve hukuki hükümleri (şeri hükümleri) kolayca öğretip akılda tutmayı sağlamak amacıyla bir araya getirilmiş bir listedir. Anadolu'daki geleneksel dini eğitimde yüzyıllardır önemli bir yer tutan bu liste, sadece ibadetleri değil; toplumsal ilişkileri, ahlaki kuralları ve kaçınılması gereken haramları da kapsar. İslam kaynaklarında yer alan meşhur 54 Farz maddeleri şunlardır: İnanç ve İbadet ile İlgili Farzlar 1. Allah’ı bir bilip O’nu zikretmek. 2. Helal kumaştan temiz giyinmek. 3. Abdest almak. 4. Beş vakit namaz kılmak. 5. Cenabetlikten gusletmek (boy abdesti almak). 6. Ramazan orucunu tutmak. 7. Zekat vermek. 8. Maddi ve fiziki durumu yetenler için hacca gitmek. 9. Kader ve kazaya inanıp Allah'tan gelen her şeye razı olmak. 10. Allah’ın azabından korkmak. 11. Allah’ın rahmetinden asla ümit kesmemek. 12. Ölümü hak bilip ona hazırlık yapmak. Ticaret, Rızık ve Kul Hakkı ile İlgili Farzlar 13. Helal rızık kazanıp helal yemek ve içmek. 14. Yalan yere yemin etmemek. 15. Ticarette hile yapmamak; ölçü ve tartıyı tam yapmak. 16. Faiz yememek ve faizli işlemlerden uzak durmak. 17. Hırsızlık, gasp ve yolsuzluk yapmamak. 18. Gıybet (dedikodu) etmemek. 19. Büyü ve sihir yapmamak. 20. Zina etmemek ve zinaya götüren yollardan kaçınmak. 21. İçki ve sarhoş edici her türlü maddeden uzak durmak. 22. Kumar oynamamak. 23. Rüşvet almamak ve vermemek. 24. Kimsenin malını haksız yere yememek. ### Ahlak ve Toplumsal İlişkiler ile İlgili Farzlar
‘’Tutkularının cehenneminden geçmemiş olan bir kişi, onları asla alt edememiştir.’’s.32
Alıntı
Allah için bir araya gelmiş toplulukların karma olmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu durum, fark edilmeden fitnenin kapısını aralayabiliyor. Bunu eleştirmek için değil, bizzat gözlemlediğim ve kendimi de içine katarak konuşuyorum. Bugün iki gün boyunca katıldığım antisiyonizm kongresinde şunu gördüm: Herkes başlangıçta Allah için hizmet etme niyetiyle gelmişti. İnsanlar ümmetin derdiyle dertleniyor, zulme karşı ses olmak istiyordu. Fakat bir müddet sonra kızlar ve erkekler arasında samimiyet oluşmaya başladı. Hatta tesettürü düzgün bir hanımefendi gelip bizden makyaj yapmamızı istedi. İlk gün birbirimizin yüzüne bile bakmadığımız insanlarla zamanla arkadaş olma seviyesine geldik. Hatta arkadaşlıkların ötesine geçen yakınlıklar bile oluştu. Küçük bir bakışın, bir ilginin, bir tebessümün nelere sebep olabileceğini bir kez daha gördüm. Oysa davamız Allah içindi. Oysa hak din için toplanmıştık. Oysa zulüm karşısında tek yürek olmak için bir aradaydık. Rabbimiz, Peygamber Efendimizin hanımlarına hitaben şöyle buyurur: “Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız, sözü yumuşatarak söylemeyin ki kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılmasın. Sözü uygun ve ciddi bir şekilde söyleyin.” (Ahzâb, 32) Bu ayet her ne kadar Peygamber Efendimizin (sav) hanımlarına hitap etse de, Müslüman kadının vakarını ve karşı cinsle iletişimdeki ölçüsünü göstermektedir. Yine Rabbimiz: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar...” (Nûr, 30) “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar...” (Nûr, 31) buyurmaktadır. Bu dini romantize etmeye çalışmayalım. Allah'ın koyduğu sınırları, iyi niyetlerimizle esnetemeyiz. Çünkü şeytan insanı bir anda değil, adım adım sürükler. Nitekim Rabbimiz: “Şeytanın adımlarını
(Rüya) iki profesör kadın seyirciler arasında konuşuyordu.) Profesör: Lilith’i övmemi bekliyorlar. Eserin yazarı çocukluğundan bu yana ızdırap içinde bir yaşam sürmüştür sınıf ayrımına maruz kalmıştır,bütün acılar bir araya gelmiş ve hayatının bir döneminde ciddi bir depresyon geçirip ölümden (İntihar) dönmüştür. Lilith bu süreçten sonra doğmuştur Yüksek sosyeteye,kadın düşmanlarına,siyasetçilere ve direk erkek cinsine sanat hariç her şeye bir tepki olarak yayınlanmıştır. Karakteri Nietzsche’nin Zerdüştü gibi düşünebiliriz. Kadının gücü diyorsunuz Lilith romanın başında 32 yaşındadır. Kahkahalar eşliğinde Varlıklı aileleri katleder cesetleriyle oynar zevkine kan akıtır,saygın insanları işkenceden geçirir,insan ayırmadan Lüksü de sefaleti de ateşe verir,Kadınları ezmeye yeltenen erkekleri hadım eder,değerleri yok eder,statü ve sınıf katilidir. Aynı zamanda erkek düşmanıdır. Ahlaksızdır - edepsizdir - saygısızdır - dinsizdir - vatansızdır Lilithin aşkı Çocuk yazardır aslında. Yazarın şeytana - şeytanın da yazara olan aşkını anlatır kitap. Kadın erkek eşitliğini savunmaz Lilith Gerçek bir Kadının her şeyden üstün olduğunu savunur Daha yayınlamadan önce Lilith fikrinden sonra yazar acılarını geride bırakabilmiş ve mutluluğu bulmuştur. Bir ayrımcılığı ve toplumsal yozlaşmayı,siyaseti savunmuyorum asla ancak tepki bu kadar sert olmamalıydı diye düşünüyorum. Bu mudur kadının gücü (Seyirciler yumruklarını kaldırdı ve hep bir ağızdan “ Sen Anlamazsın İhtiyar. “
Edebiyat