SPOİLERSİZ
10/10
·576 syf.·
2026 41. kitabı
Bu aralar yeni yazarların kitaplarını okumak, onları keşfetmek isteği var bende. O yüzden Zeynep İzem'in kaleminden olan "Örümceğin ağıdı" kitabını okumak istedim. Okuduğumda bir daha doğru karar verdiğimi anladım. Kitap o kadar sizi içine çekiyor ki, asla bırakmak istemiyorsunuz. Okuduğumda hem eğlendiğim, hem üzüldüğüm, hem utandığım(imalar yüzünden), hem onlar kadar mutlu olduğum anlar yaşattı bana. Bir kere çok akıcı bir kitap. Karakterleri, yazarın yazım tarzını çok sevdim, kitabın sayfa sayısı 500+ olmasına rağmen asla yormuyor sizi, fazlasıyla sıkıcı betimlemeler yok, yani çok akıcı ve sürükleyici bir kitap. Okuduğunuzda bana hak vereceksiniz. O yüzden de kitaba 10 puan verdim, çünkü bayıldım. Şimdi konusunu da anlatayım. Konusu: Kitabın esas konusu anlaşmalı evlilik. Ana karakterler Dünya Saygun ve Eymir Ümit Valen. Dünya 25 yaşında, 8 yıldır İngilterede yaşayan, model ve aynı zamanda oyuncu bir kız. Üç abisi var, hepsi yeraltının tehlükeli adamları olduğundan Dünya'nı düşmanlarından korumak için İngiltereye yollamışlar ve asla Türkiye'ye gelmeğine izin vermemişler. Dünya ise büyük abisi Kayahan'ın düğünde iştirak etmek için gizlice Türkiyeye kılık değiştirerek gelmiş. Peki abisinin korumaları peşindeyken hangi otelde kalmağı tercih etmiş sizce? Tabii ki abilerinin en yakın düşmanı Eymir Valen'in otelinde. Eymir 32 yaşında dünyaca ünlü tasarımcı, aynı zamanda mafya. Abileri kızın yerini bulduğunda gelip onu ordan alıyorlar. Bir kaç gün sonra Kayahan'ın düğünü oluyor ve maalesef kötü bir olay yaşanıyor. Dünya suçlu olmamasına rağmen suçlu duruma düşüyor ve büyük abisi onu cezalandırıyor. Zorla ellili yaşlarında bir mafyaya veriyor ve arkasına bakmadan gidiyor. Dünya'nı o durumdan Eymir Valen kurtarıyor ve intikam almak için onunla anlaşma yapıyor. 6 ay
Örümceğin AğıdıZeynep İzem · Martı Yayınları · 202637 okunma
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:06
VADİDEKİ ZAMBAK (Roman) HONORÉ DE BALZAC 1799-1850 yılları arasında yaşamış, realizm (gerçekçilik) akımının en etkili temsilcilerinden biri kabul edilen Fransız yazar Honoré de Balzac’ın başyapıtlarından Vadideki Zambak romanıyla hem yazarı hem de eserini tanıma yolculuğumuza devam ediyoruz. Vadideki Zambak, gerçekleşmeyen bir aşkın insan hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatan etkileyici bir romandır. Aşkın yalnızca kavuşmak olmadığını; bazen vazgeçmek, beklemek ve fedakârlık yapmak anlamına geldiğini son derece zarif bir şekilde ortaya koyar. Bu yönüyle aşkı en hüzünlü ve en ince biçimde anlatan romanlardan biri olarak değerlendirilebilir. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı Félix’tir. Çocukluğunda annesinden sevgi görmemiş, yalnız ve kırılgan bir karakterdir. Annesinin zoruyla katıldığı bir davette evli ve aristokrat bir kadın olan Henriette ile tanışır ve ona derin bir aşkla bağlanır. Henriette ise Kont de Mortsauf ile mutsuz bir evlilik sürdürmektedir. Ruhsal olarak Félix’e yakınlık duysa da ahlaki değerleri ve toplumsal sorumlulukları nedeniyle duygularını bastırır. Roman boyunca Félix ile Henriette arasında yoğun fakat platonik bir aşk yaşanır. Eserde tutku ile görev arasındaki çatışma, ideal aşk, fedakârlık, toplumsal baskı ve insan ruhunun karmaşıklığı son derece gerçekçi bir dille işlenmiştir. Félix’in hayatına daha sonra giren İngiliz kadın Lady Dudley ise Henriette için hem fiziksel aşkın hem de kadınlık kimliğinin farkına varılmasını sağlayan güçlü bir rakip olarak karşımıza çıkar. Anlatıcı, yaşananları mektup tekniğiyle aktarır. Romanın sonunda ise Félix’in hayatındaki üçüncü bir kadın devreye girer. Bu kadının Félix’e yazdığı mektupta Henriette ve Lady Dudley daha gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirilir. Üstelik bu değerlendirmeler, bir
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202552,9bin okunma
Reklam
9/10
·312 syf.·
2026 49. kitabı
Doğan Cüceloğlu~İnsan İnsana İnsan İnsana, insan ilişkileri ve iletişim üzerine yazılmış bir kişisel gelişim ve psikoloji kitabıdır. Cüceloğlu, insanların yaşam kalitesini belirleyen en önemli unsurlardan birinin kurdukları ilişkiler olduğunu savunur. İletişimin yalnızca konuşmaktan ibaret olmadığı; beden dili, suskunluk, jestler ve davranışların da güçlü mesajlar taşıdığı vurgulanmış. İnsan, ilişkileri içinde sürekli kendini yeniden tanımlar. Sağlıklı ilişkilerin temeli etkili ve bilinçli iletişimdir. Birçok anlaşmazlık, insanların birbirini dinlememesi ve mesajlarının etkisini düşünmemesinden kaynaklanan “iletişim kazaları” nedeniyle ortaya çıkar. Empati kurmak, karşı tarafı anlamaya çalışmak ve kendini doğru ifade etmek güçlü ilişkilerin anahtarıdır. Bireyin önce kendisini tanıması ve duygularının farkında olması gerekir. Toplumda farklı düşüncelere saygı gösterilmediğinde çatışmalar artar; anlayış ve diyalog ise gelişimi destekler. İnsan yaşamının kalitesi, kurduğu ilişkilerin kalitesine bağlıdır. Daha sağlıklı, mutlu ve anlamlı bir yaşam için insanlar hem kendilerini hem de karşılarındaki kişileri anlamaya çalışmalı ve bilinçli iletişim kurmalıdır. Adem Koçal @dogancucelogluofficial “Bir insana dünyanın en dayanılmaz işkencesini yapmak isterseniz, onu umursamamanın baskın olduğu sosyal bir ortama koyun.”(syf;32) “Herkes birbirine , “Sen yoksun, insan olarak bir sıfır bile değerim yok” demekten hoşlanıyor. Bayılıyorlar birbirlerini adam yerine koymamaya.”(syf;35) “Yıllar sonra yapılmaya başlanan araştırmalar, bebeklerin gıda yoksunluğundan değil, kucağa alınıp sevilmemekten kaynaklanan, ruhsal kökenli hastalıklardan öldüklerini ortaya çıkarmıştır.”(syf;52) “Bilimsel düşünce ve akılcı yaklaşım toplumun temelini oluşturmadıkça, Türk toplumu çağdaş uygarlığın
İnsan İnsanaDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20239,7bin okunma
2/10
·256 syf.··
2026 42. kitabı
Kitap bildiğin "The Bond That Tie" serisinin çakması. Yazar o seriyi okuyunca bende yazayım ama benimkinden ejderhalar olsun bir de yanına bdsm serpiştireyim demiş. Kişilerin bir karakteri yok. Önceki gün soğuk olan bir anda aksi yöne dönüyor. Olaylar düzgünce olmuyor. Hele duygular asla yok. 2 günde adamların söylediği her şeye tamam diyor, onların evine gidiyor. Bunları da "içimdeki ses" diyerek savunuyor. Çok saçmaydı harbiden başta dediğim serisinin çakması. Ama en azından o seride kız direkt erkeklerin kucağına atlamıyordu ve duygular güzeldi. Üstüne ben artık kadin karakterin ya hiç ya da az ilişkileri olmuşken erkeklerin her türlü boku yemiş olma olayından bıktım. Yetmezmiş gibi kızın yaşı 19 en büyük erkek karakter ise 32 yaşında. Yani deneyim farkı o kadar fazla ki insan rahatsız oluyor. Çok merak ettiyseniz The bond that tie serisini okuyun pek fark yok zaten, en iyisi orjinali okuyun.
Korların AlacakaranlığıTessa Hale · Nox Yayınları · 202687 okunma
0'dan başlamak için bütün 1'lerini feda eder miydin?
10/10
·522 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 02:26
__"Sıfır'ı değersiz gördü insanoğlu. Oysa her şeyi değiştiren tek şey, sıfır. Canını yakan o enkazı yıkmak mı istiyorsun? Trilyonlarca acına 'BİR' de sonra 'SIFIR' ile yık o binayı. Artık hiçbir bir'in önemi olmaz. Geçmişlerimiz her ne kadar kirli olursa olsun, ruhumuza sıfr'ı karıştırıp silik bir beyaz nokta olacağız hepimiz. Yeniden, her güne yeni bir unutla Yergahva'da uyanacağız..." -ZERO__ Beyza Demirkubuz'un kaleminden muhteşem bir hikaye; Zer0 (Zerziro) Ülkenin gölgelerde yetiştirdiği Birinci birimin en gözde askeri 'Turna' ile başlayan macerada, altyapısı zekice kurgulanmış muhteşem bir bilim kurgu romanı okudum diyebilirim. Kitap bütünüyle 'ilahi bakış açısı' ile karşılıyor bizleri. Her bir karakterin zihnine aynı anda girebiliyoruz bölüm içerisinde bu beni hikayeye bağlayan en önemli şeylerden biri oldu diyebilirim. Bölümler toplam 32 Bölüm fakat asıl bilim kurgu benim için 12. bölüm ve sonrasında başladı. Aşırı pozitif bir hikaye arıyorsanız başka kitaba bakabilirsiniz ama zer0; duygusal, psikolojik, travmatik bir yapı sunuyor bizlere. Aynı şekilde aşırı smut ve romantik sahneler de beklememeniz şiddetle tavsiye edilir, sonuçta bu kitap bir darkromance değil. Hikayede birkaç açıdan farklı türde kötü karakter barındırıyor. Birkaç bölüm önce üzülüp, gözyaşı döktüğün kişi bile aslında kötü biri çıkabilir! Romanın genelindeki o tekinsiz hava gerçekten beni kendisine çeken detaylardan... (Ama illa birini kötü karakter olarak başa koy derseniz o kişi kesinlikle EKREM DAĞHAN'dır. Adamı resmen sayfalardan çıkarıp boğmak istedim.) Betimleler muazzam, hikaye muazzam, kurgu muazzam... Kelimelerim yetersiz kaldı ciddiyim. Uzun zamandan beri Türk yazar tarafından kaleme alınmış, sağlam temelli bir bilim kurgu okumamıştım vallahi ilaç gibi geldi.
1000Kitap
Zer0Beyza Demirkubuz · Morva Yayınları · 20267 okunma
8/10
·480 syf.·
2026 37. kitabı
İttifak serisi 2ci kitap. King ve Savannah'ın hikayesi. Bildiğimiz gibi bu serinin kitapları ana erkek karakterin ismini taşıyor. Ve ben bu kitabı ilk kitaba göre daha çok sevdiğimi düşünüyorum. Tabii ki rahatsız olduğum bazı kısımlar oldu, eğlendiğim kısımlarda oldu, genel olarak beğendim diyebilirim. Ana karakterler 1.King-45 yaşında, mafya 2.Savannah-32 yaşında, ressam Konusu Savannah Lee adında biriyle henüz yeni date'e çıkmağa başlıyor. 3cü buluşmalarında birlikte Savannah'ın arkadaşının evine ziyarete gidiyolar ve orada aslında Lee'nin bekar değil evli olduğunu, karısını aldattığını bizzat öğreniyor. Peki bilin bakalım bu Lee'nin karısı kim? Evet, King'in ablası. Yani tam olarak, şöyle söylesek King ablasının kocasının sevgilisiyle evleniyor hshshjsjd. Kulağa çok kötü geliyor. Peki, evlilik nasıl baş veriyor? Savannah arabasının anahtarını almak için Lee'nin evine gidiyor, orda King'in Lee'ni öldürmesine şahit oluyor ve kaçmak isterken King onu yakalıyor ve evine-malikanesine götürüyor. King bu kadından çok fena hoşlanmağa başlıyor ve onu evliliğe razı olması için ailesiyle, arkadaşlarıyla, heyatı ile tehdit ediyor. Sonuç evleniyorlar. Puanım 8 puan verdim. Sevdiğim kısımlar İlk kitabın ana karakterleri Nero ve Payton'u bu kitapta da okumak çok güzeldi. Özellikle Nero King'in en yakın arkadaşı olduğu için onun her zaman yanında olmasını, kadınlar konusunda biraz daha tecrübeli olduğu için Savannah konusunda King'e tavsiyler vermesini, King'in yaptığı işlerin arkasını toplaması, savaşa beraber gitmelerini okumak çok iyi hissetdirdi gerçekten. Bu dostluğu çok sevdim. Hatta Savannah'la Nero da çok iyi arkadaş oldular bence. King'in Savannah'a resim atölyesi yaptırması, onun sanat işlerinde her zaman destek olması, çizdiği resimlere, sanat
1000Kitap
KingS. J. Tilly · Martı Yayınları · 202693 okunma
Reklam
Reklam