Kluger'e göre mitler "insan bilincinin gelişimini" temsil eder (14) 34. Bölümde Jungcu kuram hakkında kapsamlı bir inceleme bulabilirsiniz. Bu kurama göre, kahraman "psişede saklı ve içkin olan bütünlüğe doğru ilerleme" sürecini temsil edebilir. Kluger, bütün insanlardaki süregelen bir sürecin temsilcisi olarak Gılgamış'ın bu yönüne odaklanır. Bilinç yönünde bir ilerleme olarak kahramanın mücadelelerinin izini sürer. Kahraman öykünün başında bilinçsizdir: kendine odaklıdır; yalnızca tatmin, șöhret ve ölümsüzlüğün peşindedir. Şöhret ve ölümsüzlüğün peșinden koşarken başkalarıyla etkileşimde bulunur ve çeşitli sınavlardan geçer. Bunlar Jung'un "bireyleşme süreci" adını verdiği kişisel gelismenin aşamalarını temsil eder (34. Bölüm). Kluger'e göre Gılgamış'ın sınavları, acıları ve kayıpları ve tüm bunların sonucunda uğradığı dönüşüm, insan olmanın ve birey olarak etkin biçimde işlev üstlenmenin ne anlama geldiğini ortaya koyar.
Rahman Rahim Allah'ın Adıyla
1. Yemin olsun, o art arda gönderilenlere/meleklere/rüzgârlara/vahyin bölümlerine/kalplere inen doğuşlara,
2. Esip de büküp devirenlere,
3. Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere,
4. Fırka fırka ayıranlara,
5. Öğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara,
6. Özür yahut uyarı İçin,
7. Ki, size duyurulmuş olan, mutlaka gerçekleşecektir.
8. Yıldızlar silinip süpürüldüğünde,
9. Gök yarıldığında,
10. Dağlar un ufak edilip savrulduğunda,
11. Resuller vakte bağlandığında,
12. Hangi gün için vakte bağlandılar?
13. Ayrım ve hüküm günü için.
14. Ayrım ve hüküm gününü sana bildiren nedir?
«Muhakkak bu memleket ahâlîsinin üstüne, yapmakda oldukları faasıklık yüzünden, gökden (fecî) bir azâb indireceğiz».
Andolsun ki biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişanesi bırakmışızdır.
Ankebut sûresi 34-35
"Lealle" kelimesi; belki, umulur ki, ihtimal ki, beklenendir ki manasına ümit etmeyi ifade eden bir edattır.
Terecci ise; ummak, yalvarmak, temininde, niyazda bulunmak manasındadır.
Meselâ bir şahsa hitaben:
"Umulur ki, sen bu kitabı okursun."
Yani senin bunu okuman arzu edilir, rica olunur" denilmiş olur. Cenâb-ı Hakk' in, kullarından herhangi bir şeyi rica etmesi, herhangi bir şey hakkında ümitli olması düşünülemez.
Çünkü o bütün kâinatın yaratıcısıdır, her şeye tam olarak kadir ve her şeyi bilendir. Dilediğini yaratabilir ve her şeyin ne olup ne olacağını bilir.
Binaenaleyh Hak Teâlâ Hazretlerinin "Lealle" buyurması, beyan edilen şeyin dini yönden istenen ve Allah katında makbul olduğunu göstermek içindir. I-34/35