Olabilir ki sana verir de meneder ve olabilir ki meneder de sana vermiş olur.
"Hak Teâlâ kulunu hoşlanacaklarından ve lezzetlerinden men ile alıkorsa bu büyük, ilâhî bir vergidir. Çünkü kulunu kendi ile beraber bırakmış ve nefsinin isteklerinden alıkoymuştur. Bunun aksi ise zâhirde her ne kadar vergi olarak görülürse de hakikatte asıl alıkoymak odur. Muhyiddin İbn Arabi buyuruyor ki: Alıkonulursan bu onun vergisidir. Sana verilirse o da alıkonulmalıdır. Almak üzerine almamayı ihtiyar et. Kulun üzerine vacip olan, tedbir ve ihtiyarı Rab Teâlâ'ya terk etmektir."
Kâinata sığabildiğin ancak cismaniyetin hasebiyledir. Yoksa ruhaniyetin bakımından kâinata sığamazsın!
İnsanın cismaniyeti hasebiyle kâinata sığmış olması türdeşlik münasebetleri olduğundandır. Maddi yemek ve içmek gibi ihtiyaçları temin edilir. Fakat bu insan için bir hassiyet değildir. Çünkü insanın mertebesi maddiyata nisbetle çok yüksektir. Ruhaniyeti hasebiyle kâinata sığmayışı arada bir münasebet olmadığındandır. Şu halde kainatı yaratan mükevvin Teâlâ ve Tekaddes'e doğru seyir ve sülük insandaki kadir ve kıymetin yüksekliği icabıdır. Şayet bunu ihmal edecek olursa Esfel-i Safiline yuvarlanmış olur."