“Tanrı bizlere ödül vermek için, ruhumuzun etten ayrılmasını bekler yalnızca. O zaman neden bu kadar üzüntüyle kahrolalım? Ölüm mutluluğa, güzelliğe giden bir yol değil mi?”
Sen, bedenimin tek sahibi sen, beni sevmiyordun ya, vücuduma ne olduğu umrumda bile değildi. Erkeklerin öpüp okşamaları, en içten tutkuları bile derinliklerime nüfuz etmiyordu.
On üç yaşımdan on altı yaşıma kadar her an sende yaşadım ben. Ah, bilsen ne delilikler yaptım! Elinin değdiği kapı kolunu öptüm, apartmana girmeden önce fırlatıp attığın bir puro izmaritini çaldım, dudakların ona değdiği için benim kutsalımdı o izmarit.