Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
9/10
·68 syf.··
2026 20. kitabı
2026 - 24. Kitap Kitabın Adı: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Yazarı : Stefan Zweig Yayınevi : @isbankasikulturyayinlari Türü : Roman Basım Yılı: 2017 Sayfa Sayısı: 62 Sayfa Düşünceler : En sevdiğim yazarlardan birisi olan Stefan Zweig 'in bu güzel eserini @trabzonizdiham kitap kulübünün bu ayki kitabı olması nedeniyle dördüncü kez okudum. İtiraf edeyim yine çok zevk aldım. Altını çizdim bir yerin -ki bir kısmını sizinle paylaştım okuyun diye. Fedakârlık,tutku ve saplantılı bir aşk hikayesi bu. Bir yazar ile hiç tanımadığı bir genç kadının arasında geçen tek taraflı bir aşk bu. Herkese tavsiye ederim. - Ama biliyorum o öldü . Artık dönüp ona bakmak istemiyorum., bir defa daha umuda kapılmamak için, bir defa daha hayal kırıklığına uğramamak için (s:2) - O hayat ki hep senindi ve sen onu asla bilmedin. (s:3) - Ölmüş biri artık hiç bir şey istemez ,sevilmeyi de kendisine acınmasını da teselli edilmeyi de istemez (s:4) - Beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma ,çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım (s:5) - Bekledim bekledim seni kaderimi beklercesine bekledim. (s:19) - Ama bir tabutun üstündeki çiçeklerin ne anlamı olabilir ki ? (s:20) - Ve insanlar arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur (s:20) - Gelip geçici bir karşılaşmanın adsız kadınının sana, senin gibi sadakat nedir bilmeyen bir erkeğe sadık kaldığına asla inanmazdın. (s:34)
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,6bin okunma
"Bir Köy Hekimi" ve Kafkaesk Kavramı
10/10
·88 syf.··
2026 85. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 21:48
Bir Köy Hekimi'ni elinize aldığınızda topu topu 88 sayfalık, belki iki saatinizi alacak bir metinle karşılaşırsınız. Ancak o iki saat, kafanızın içinde çok daha uzun sürer . Kitap bitince sanki karmakarışık bir rüya görmüş gibi uyanırsınız; ne tam uyandınız ne de rüyanın içindesinizdir. Kafka'yı anlamak için bir felsefe altyapısı şart değildir; ama bu tür metinlere alışkın olmak, en azından onlarla barışık olmak gerekir. Çünkü Kafka size bir hikâye anlatmaz, bir his dayatır. O his de şudur: Bir yere ulaşmaya çalışıyorsunuz, çabalıyorsunuz, ama bir türlü ulaşamıyorsunuz; üstelik neden ulaşamadığınızı, sizi neyin engellediğini de tam olarak anlayamıyorsunuz. Kafka'yı konuşurken Albert Camus'yu es geçmek mümkün değildir. Her ikisi de varoluşun temel çelişkisiyle yüzleşir: İnsan anlam arar, evren anlam vermez. Ama bu noktada iki yazar birbirinden ayrılır. Kafkaesk Nedir? Kafka'nın bu tarzı o kadar özgün ve sarsıcıdır ki edebiyat dünyası bu kâbus mantığını, çaresizliği ve labirent benzeri çıkmazları tanımlamak için onun adından bir kavram türetilmiştir: Kafkaesk (Kafkaesque). Bir durumun Kafkaesk sayılabilmesi için sadece karanlık olması yetmez. Bireyin, kurallarını asla öğrenemediği devasa bir sistemin (hukuk, devlet, bürokrasi) içinde mantıksızca sıkışması; suçunu bilmeden derin bir suçluluk duygusu yaşaması ve kurtulmak için çabaladıkça daha da derine batması gerekir. Tıpkı bir rüyanın içindeyken o mantıksızlığın bize son derece normal gelmesi gibi, Kafkaesk dünyada da tüm absürtlükler hayatın olağan akışıymış gibi yaşanır. Alegorik Yazın ve Kafka'nın Çok Katmanlı Dünyası Edebiyatta bu tarz metinlere alegorik ya da parabolik yazın denir. Yazarın yüzeyde anlattığı şey, aslında asıl anlattığı şey değildir. Yüzeyde basit, hatta bazen absürt
Bir Köy HekimiFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20184,467 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hz Osman’nın atadığı valiler üzerine inceleme
Puan vermedi·450 syf.··
2026 198. kitabı
Hz. Osman’ın (r.a.) atadığı valilerle ilgili bazı isimlerin Kur’an’da “fâsık” olarak anıldığı veya ayetlerle alay ettikleri yönündeki iddialar, özellikle İslam tarihindeki “fitne dönemi” tartışmalarının merkezinde yer alır. Şimdi hem o valileri tek tek açıklayayım, hem de bunlarla ilgili rivayet ve Kur’an’daki ifadelerle ilişkilendirilen noktaları objektif şekilde değerlendirelim. 1. Velîd b. Ukbe (Kûfe Valisi) • Hz. Osman’ın anneden kardeşidir. • Kûfe valisi olarak atanmıştır. • Hakkındaki en büyük iddia: sarhoşken sabah namazına imamlık ettiği ve dört rekat yerine iki rekat kıldırdığıdır. Bu olay üzerine sahabeler Hz. Osman’a şikayette bulunmuştur. • Hz. Osman da onu görevden almış ve Hz. Ali’nin gözetiminde had cezası (içki cezası) uygulanmıştır. Kur’an ile Bağlantı: • Kur’an’da onunla ilişkilendirilen ayet: “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın…” (Hucurât, 49/6) • Bu ayetin Velîd b. Ukbe hakkında indiği rivayet edilir. Velîd, Peygamber tarafından zekât toplamak için bir kabileye gönderilmiş, korkup geri dönmüş ve “Beni öldüreceklerdi” diyerek yalan haber vermiştir. • Bu olayın ardından yukarıdaki ayetin nazil olduğu belirtilir. Yani Velîd Kur’an’da ismen geçmez, ama ‘fâsık’ olarak tanımlanan kişiye örnek olarak gösterilir. 2. Abdullah b. Sa’d b. Ebî Serh (Mısır Valisi) • Başlangıçta vahiy kâtiplerindendi. • Daha sonra İslam’dan dönmüş (irtidat etmiş), Mekke’ye kaçmış. Mekke fethinde affedilerek yeniden Müslüman olmuştur. • Hz. Osman onu Mısır’a vali olarak atamıştır. Bu atama halk arasında büyük tepki çekmiştir. Kur’an ile Bağlantı: • Onunla ilişkilendirilen rivayet: Vahiy kâtipliği yaptığı dönemde, kendisine okunan ayetlere kendi yorumlarını eklediği ve sonra da “Ben de tıpkı Muhammed gibi yazabiliyorum”
Din
Milletler ve Hükümdarlar Tarihi IVİmam Taberi · MEB Basımevi · 199115 okunma
Selamünaleyküm Rahmatullahi ve Bereketühü
10/10
·765 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:59
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır. Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah. Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim. Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii. Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde: 1. RASULULLAH (S.A.V) 2. YUNUS (AS) 3. SÜLEYMAN (A.S) 4. EYYUB (A.S) 5. ADEM (A.S) 6. LOKMAN (AS) 7. NUH (A.S) 8. İSA (A.S) 9. MUSA (A.S) 10. DAVUD (A.S) 11.MUSA (A.S) 12.ÍSA (A.S) 13. İBRAHİM (A.S) 14. YUSUF (A.S) 15. EYYUB (A.S) 16. SÜLEYMAN (A.S) 17.İSA (A.S) 18. DAVUD (A.S) 19. EBU BEKR ES-SIDDIK 20. ÖMER B. HATTAB 21.OSMAN B. AFFAN 22.ALI B. EBİ TALİB 23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 6. kitabı
Hikayelerde kader,korku,pişmalık, vicdan, arzu, ölüm ,adalet, ilahi adalet, merhamet, acıma, fırsat… insana dair ne kadar can alıcı konu varsa hepsi usul usul işlenmiş. Işığın tam tepeden geldiği bir odada , aynanın karşısına oturtuyor insanı Buzzati ve başlıyor yazmaya çizmeye. Bu fantastik ve gerçeküstü dünyanın gerçek karakteri oluveriyor okuyucu. Asansör hikayesinde mesela , belki hepimizin günde bir kez başına gelen bir an vardır. Ve Dino şöyle diyor bunun için : ‘Dünyada birbirini tanımayan iki kişinin yüzlerinin bu kadar aptalca bir ifadeye büründüğü tek yer asansör olmalıdır.’ Gerçekten de tanımadığınız biriyle bir asansörde olmanın yarattığı o tuhaf hissin farkındalığını ve aptallığını yaşatıyor insana. Ve öyküdeki asansör saatlerce yerin dibine hareket ediyor içindeki üç kişiyle… Kitaba adını veren ilk öykünün bana bıraktığı soru : Ya gerçekten olmayan bir şeyden kaçıyorsam ben de yıllardır ? Ya hepimizi Colombre ile korkuttularsa ve aslında o canımızı almak için gelmemişse ? Ya da şu da olabilir, Colombre zararsız olduğunu ,sadece elçi olduğunu söyledi ama Stefano kayıkta bir iskelet olarak kıyıya vurdu.Belki de Stefano’nun babası haklıydı ve denizden uzak durmalıydı.. Bazı öykülerin başında bazısının sonunda bazısının ortasında kocaman boşluklar var..herkes kendinde ne eksikse ne fazlaysa oraya onu koyuyor. "YARADILIŞ" öyküsünde ; küstah bir ‘tasarımcı ruh’ yaratıcaya tasarısını sunuyor mesela. Kendini beğenmiş bu tasarımcı diğer tasarımcılar gibi 4 bacaklı bir hayvan tasarlamış’ ama resimlere bakılacak olursa bu yürümek için ikisini kullanıyormuş’ ... Kim , dünyanın yaradılışını böyle bir kaç tasarımcı ruhun bir araya gelip tasarımları için "YARATILMIŞLARIN KRALINI" ikna etmeye çalışırken hayal eder ki ?? Tüm öyküleri okurken aynı soruyu sordum,
ColombreDino Buzzati · Can Yayınları · 2016295 okunma