Bu kitabı çok satanlar listesinde gördükten sonra almaya karar vermiştim. Yaşamak ile yaşamamak kavramlarını düşünmeme , sorgulamama ve ikisi arasında pay biçmeme gerekçe oldu diyebilirim. Veronika'nın bir anda değişen hayatı, kitap boyunca tanık olduğumuz Villette topluluğu ile kurduğu ilişkiler , ordaki insanların yaşam mücadelesi.. Aslında "deli"diye tabir edilen insanların normal insanlardan daha normal olduğunu fakat bulundukları ortamın buna müsait olmadığını gördüm. Keşfedilmeyi bekleyen fikirleri içlerinde tutsak olarak kalmış , geçen zaman içerisinde insanların ortaya koyduğu acımasız ve umarsız tavırlar karşısında çaresizlik içinde depresyona düşmüş insanlar vardı öyküde. İnsan türünün ne kadar vahşi , acımasız olduğunu , hırs ve emelleri uğruna yapmayacağı hiçbir şey olmadığını kitabın sonunda yakalamış oldum.