''Bütün dünya bir tuhaflaştı. cüceler elflerle kol kola bizim bildik kırlarda dolaşıyor; Ormanın hanımı ile konuşanlar sağ kalıyor; babalarımızın babaları atlarını Yurt'a sürmeden önce eski çağlarda kırılan Kılıç tekrardan cenk meydanına geliyor! insan böyle zamanlarda ne yapacağına nasıl karar verir?''
“1946, hele 1950’den beri Atatürk devri, onun içinde şöyle böyle bulunmuş olanlar veya kendilerini olduklarından başka türlü sandırmak hevesine kapılanların elinde sömürülüp durmuştur. Yayınlanan hatıraların çoğunda ölüler tanık, bir ağızla iki kulak arasında, hiç kimsenin duymadığı fısıldaşmalar belge diye kullanılmaktadır.