1. Büyük Tartışma: 432 Hz (Doğal) vs. 440 Hz (Savaş Frekansı)
Teorinin özü, müzikteki "La" (A) notasının hangi frekansa akort edileceği ile ilgilidir.
İddia Edilen Doğal Frekans (432 Hz): Teoriye göre 432 Hz, evrenin, doğanın ve insan bedeninin (kalp ritmi, su molekülleri, altın oran) doğal matematiksel titreşimiyle tam uyumludur. Bu frekansta yapılan müzik insanı iyileştirir, sakinleştirir ve bilinci açar. Verdi, Mozart ve Beethoven gibi dehaların eserlerini bu frekansa yakın akort ettiği bilinir.
Dayatılan Frekans (440 Hz): Günümüzde dinlediğimiz neredeyse tüm modern müzikler (Spotify'daki şarkılar, radyolar vb.) 440 Hz standardına göre üretilir.
2. Komplo Teorisi Neyi Savunuyor? (Goebbels ve Rockefeller İddiası)
Komplo teorilerine göre, müziğin standart akort sisteminin 432'den 440'a çekilmesi masum bir ticari karar değildi:
Nazi Almanyası Bağlantısı: En yaygın iddia, Nazi Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'in, kitleleri daha kolay manipüle etmek, insanları daha agresif, huzursuz ve korku dolu yapmak için 440 Hz frekansını zorunlu kıldığı yönündedir. Amaç, insanların bilincini daraltarak sorgulama yeteneklerini ellerinden almaktı.
Rockefeller Vakfı: İlerleyen yıllarda (1953'te) Uluslararası Standartlar Organizasyonu'nun (ISO) bu frekansı dünya standardı kabul etmesinde Rockefeller Vakfı'nın finansal ve siyasi gücü olduğu iddia edilir. Teoriye göre, küresel güçler insanları kitlesel bir "stres ve tüketim çılgınlığı" modunda tutmak için bu frekansı küreselleştirmiştir.
3. Bilimsel ve Psikolojik Olarak Müziğin "Kötü" Etkisi Var mı?
Resmi tarihe ve müzikolojinin araştırmalarına göre, 440 Hz standardının seçilmesinin nedeni insanları delirtmek değil; ticari ve teknik zorunluluklardı. Farklı ülkelerdeki orkestralar bir araya geldiğinde enstrümanların uyumsuz olmasını
Frekanslar, kuantum fiziğinden müziğe, tıp teknolojisinden insan psikolojisine kadar evrenin ve yaşamın temel yapı taşlarından biridir. Nikola Tesla’nın meşhur bir sözü durumu harika özetler: "Evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız; enerji, frekans ve titreşim cinsinden düşünün."
Her madde, her canlı ve hatta her düşünce aslında belirli bir hızda titreşen enerjidir. Bu titreşim hızına frekans denir (birimi Hertz - Hz). Frekansların hayatımız üzerindeki gücünü ve etkilerini birkaç ana başlıkta inceleyebiliriz:
1. Ses ve Müziğin İyileştirici Gücü (Solfeggio Frekansları)
Ses frekanslarının insan beyni ve hücresel yapısı üzerinde doğrudan bir etkisi vardır. Antik dönemlerden beri bilinen ve günümüzde "Solfeggio Frekansları" olarak adlandırılan bazı özel tonların vücutta farklı merkezleri uyardığına inanılır:
396 Hz: Korku, suçluluk ve negatif düşüncelerden arınmaya yardımcı olur.
432 Hz: Doğanın kendi doğal akort frekansı olarak bilinir. Kalp atışını sakinleştirir, netlik ve iç huzur sağlar. (Günümüz modern müziği genelde daha uyarıcı olan 440 Hz'e ayarlıdır).
528 Hz: "Dönüşüm ve Mucize" frekansı olarak adlandırılır. Hücresel onarımı ve hatta DNA aktivasyonunu desteklediğine dair çalışmalar yürütülmektedir.
2. Beyin Dalgaları (Zihin Durumunu Yönetmek)
Beynimiz, yaptığımız aktiviteye göre farklı frekanslarda elektrik dalgaları üretir. Bu dalgaları anlayarak zihin durumumuzu değiştirebiliriz:
Beta 12 - 30 Hz Aktif düşünme, odaklanma, stres, analiz
Alpha 8 - 12 Hz Gevşeme, meditasyon, yaratıcılık, sakinlik
Theta 4 - 8 Hz Derin meditasyon, rüya görme, bilinçaltı programlama
Delta 0.5 - 4 Hz Derin ve rüyasız uyku, bedensel iyileşme, büyüme hormonu
Binaural Beats (Çift Kulaklı Vuruşlar): Sol kulağa 400 Hz, sağ kulağa 410 Hz ses verdiğinizde, beyin aradaki 10 Hz'lik farkı
BATIK KRALIN MİSTİK AURASI
Külden nefret etme çünkü o senin
Kalbinin tacı
Yunus’un balinanın karnında
Öğrendiği gizleri
İçimde öğren, batık bir kral gibi
Kırmızı mantolu kral
Belirsiz sislerden doğan
Mutlusun artık, başının
Üstünde mistik auran
4 yılanls gösterilen Mai’nin aksiyomu
Birle üçü birleştiriyorsun
Opera gibi yaşamayı sevmiyorsun
Oh, Jesus Christ! (Müldür, 2017, s. 174)
28 Mayıs, Salı
Din Mitosu ; Hz. Yunus’un bir balık tarafından yutulması, İslâm kaynaklarında Yûnus’un peygamberliğinin balık tarafından yutulmadan önce mi sonra mı olduğu, öfkeyle çıkıp gittiğinde kime öfkelendiği hususunda çeşitli yorumlar vardır; “Ve o balık sahibini de an; hani o gücümüzün kendisine ulaşamayacağını sanarak öfkeyle çıkıp gitmişti” âyeti (el-Enbiyâ 21/87) müfessirlerce farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bir izaha göre Yûnus, İsrâiloğulları’ndan dokuz buçuk kabileyi esir alıp götüren krala esirleri salıvermesi için elçi olarak gönderilmek istenir, fakat o bu görevi kabul etmez. Kavmi tarafından kınanan Yûnus hem kendisini görevlendiren krala hem de kavmine kızarak oradan uzaklaşır. Bir gemiye biner, fırtına çıkınca denize atılır, balık tarafından yutulur, daha sonra kıyıya çıkarılır, iyileşir ve tekrar gönderilir. “Biz onu halsiz bir durumda ıssız bir kıyıya çıkardık ve onun üzerinde bir bodur fidan yeşerttik, onu 100.000 veya daha fazla kişiye gönderdik” meâlindeki âyet (es-Sâffât 37/145-147) peygamberliğin kendisine balık tarafından yutulduktan sonra verildiğini gösterir (Fahreddin er-Râzî, XXII, 212-213). Başka bir rivayete göre Cebrâil, Yûnus’tan hemen Ninevâ’ya gidip halkı uyarmasını ve azabın çok yakın olduğunu bildirmesini ister, Yûnus ise yolculuk için binek aramaya koyulur. Cebrâil acele etmesini söyleyince de öfkelenerek oradan uzaklaşır ve bir gemiye biner (a.g.e.,
Külliyat
Bu bilgilendirmeler; Ana Toprak’ın takvimini, iklimini, coğrafyasını, soyağaçlarını ve Haritasını içerir.
Takvim
Zamher: Toit Ayı'nın kayboluşu ve yılın başıdır. Rihoia kıyıları ve güneyi hariç Ana Toprak'ın tek karışına yağmur düşmez. Gök yalnızca kar ve fırtına kusar. Göller çok nadiren erir. Soğuk, bir hastalık gibi her bir karışa yayılır.Ateşin yakınında olmamak ölümcüldür. 84 Günden oluşur.
Bahar: Zamher yavaşça söker, çiçekler sonunda açar. Ovaların yeşili gözükür, karlar eridikçe toprak beslenir. Yağmurlar başlar fakat yoğun değildirler. Yine de, Ana Toprak sonunda nefes alır. 52 Günden oluşur.
Salier: Ana Toprak'ın en dip kuzeyi hariç her bölümünde sıcak havaların hakim olduğu, bölgeye göre yağışın çoğalıp azalabildiği sıcak aydır. Özellikle güney kısımlarında, toprak kurudukça kırılır.Ağaçlar, yağışsızlıktan yaprak döker. 52 Günden oluşur.
Ekher: Yağışlar büyük ölçüde artar, toprak bir anne gibi şefkatle yumuşar. Buğday başakları büyür, çiçekler cıvıldar. Sıcaklıklar bunaltıcı değildir, bol yağışa rağmen fırtına çok nadir görülür. Genellikle sakin, ılık ve rahat bir aydır. Ana Toprak'lılar, en fazla bu ayda Zamher'e hazırlık yapar. 84 Günden oluşur.
Aref: Ekher Ayındaki yağış miktarı yavaşça azalır fakat yağdığında şiddetli olur. Ağaçlar yavaş yavaş yapraklarını döker, toprak verimi devam eder. Sıcaklıklar ılıkla soğuk arasında değişir, göller donmaz. Rüzgarlı havalar hakimdir. 52 Günden oluşur.
Kış: Soğuk, Ana Toprağa varır. Kar yağışı görülebilir fakat nadirdir. Göller yalnızca kuzeyde donar. Yine de ateşten uzak ve kürksüz gezmek tehlikelidir. Bu mevsimde, şiddetli fırtınalar kar yağışlarından daha sıradandır. Özellikle Başkent ve Rodesia enlemi, bol bol şimşek ve yağmurla mücadele
Aztek mitolojisi veya Aztek dini, Tolteklerin çöküşünün ardından 13-16. yüzyıllar arasında Meksika Vadisi'nde önemli bir uygarlık olarak ortaya çıkan Aztekler tarafından geliştirilmiş bir inanç, efsane ve gelenekler bütünüdür. 100'den fazla tanrısıyla çok tanrılı pantheona sahip sahip Aztek dini, gerek kendisinden eski gerekse kendisiyle eş zamanlı olarak aynı coğrafi bölgede ortaya çıkmış inançlar, mitler, kültürel ve kozmik imgelerden yoğun oranda etkilenmiştir. Ayrıca Aztek dini çok önemli ve sıkı bir mistik karaktere sahiptir ve liturjik açından çok gelişmiştir. Seremoniler ve ritüeller büyük bir titizlikle, belirli takvimleri çok sıkı bir şekilde takip ederek gerçekleştirilir ve dinî olduğu kadar siyasi ve toplumsal açıdan da önem arz ederdi. Ayrıca uzun yıllar boyunca kurgu eserlerinde yer almış antik ritüellerde insan kurban edilmesi anlayışı da Aztek inancında yer etmiş, ritüellerde gerçekten insan kurban edilmiştir.
13
Yatağımın önünden
Beyaz bir köpek geçiyor, Tuala
İyiye mi yormalı bunu?
14
Güneşin tutulduğu gün
Beni aramanı bekledim
Psikodelik ormanların içinden yansıyan
Buzumsu bir ışık gibi
Bir martı kahkahası bekledim
15
Güneşin tutulduğu gün
Gölgeler müphemleşti dedi bir şair
Şimdi artık her şey müphem
İlişkiler, aşklar, dostluklar
Hiçbir şey bilmemek gibi bir duygu
Neden diye sormayın
Bir martı gibi çığlık ve kahkaha (Müldür, 2017, s. 67)
16
Güneşin tutulduğu gün
Ezoterik dualar okudum
Işığın karamasından anladım sonra
Güneşi ışıkla anladım
Seni ışıkla anladığım gibi