Hakkari Mebusu ve Meclis İdare Memuru Asaf Bey 3 Kasım günü "Cumhuriyet Başkanlığı Bütçesi hakkında kanun teklifi"ni Meclis'e verdi. Teklifte, o zaman mali yılbaşı olan mart ayına ka­dar dört aylık Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 103.120 TL olması ön­ görülüyordu. Bütçe Komisyonu bunu 74.440 liraya indirdi. Meclis görüşmelerinde 82.440 TL olarak kanunlaştı. Gazi'nin şahsi maaşı 5.000 lira, "olağanüstü ödeneği" 7.000 liradır. Kanunun ana fikri, Erzincan Mebusu Sabit Bey'in ifadesiyle "Türkiye Riyaset-i Cumhuriyetini işgal eden bir zata vereceğiniz tahsisat, herhalde Türklerin şerefiyle mütenasip olmalıdır" düşüncesidir. Tunalı Hilmi Gazi'ye hayat boyu ayda 10.000 TL maaş bağlanması ve devletin isminin "Türkiye Halk Cumhuriyeti" ol­masını önerdi, ikisi de reddedildi. 29 Ekim' de Meclis'in olağan gündeminde tıp fakültesi mezun­larının kamu hizmetiyle ilgili kanun tasarısı bulunuyordu, katılan mebus sayısı da olağan olarak 158 olmuştu. Haberdar edilseydiler en az 250 mebus katılabilirdi. Lord Kinross, Meclis'te Cumhuriyet tasarısına "100 kişi de çe­kimser kalmıştı" diye yazar.Hayır, oylamada çekimser oy yoktur, fakat 100 civarında mebus Meclis'te bulunmuyordu. Henüz tümüyle ilga edilmemiş olan Kanun-ı Esasi'nin 116.maddesine göre ve uygulanmakta olan 1914 tarihli içtüzüğü­nün 105. maddesine göre anayasa değişikliği için "sülüsan ekseri­yet " yani üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu şarttı.Dr. Işıl Ça­kan da içtüzüğe göre üçte iki çoğunluğunun kabul oyu gerektiğini fakat bunu kimsenin dikkate almadığını belirtir. Bu konuda tartışama çıkmasını önleyen formülü Adliye Vekili Seyyid Bey bulmuş, grupta, "Teklif denilen şekil, yeni bir şey de­ğildir. Mevcut Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun tavzih ve tespiti­dir ... " diye konuşmuştu. (1923 yılında Cumhurbaşkanı maaşı aylık 5.000
Ömer’in kel, solak, şaşı ol­duğunu tarihçi İbni Sad, İbni Hacer Askalani, Taberani, A. Me­lik b. Habib gibi eski tarihçi ve hadis uzmanları yazmışlardır. (388) 388. a) ibni Hacer Askalani, “Tehzib-ü Tehzib” 7/440, no: 724 b) Yakubi, Tarih 2/203. c) A.Melik b. Habib, Munammak, s.405. d) Taberani, Mucem-i Kebir, cilt 1/66, no: 52-54 e) İbni Sad, Tabakat, 3/174, Ömer bahsinde f) Hindi, Kenzü-1 Ummal, Fedail-i Ömer, no: 35972.
Sayfa 190 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
* Şimdi sunacağım örnek, Sünni kitaplarda "Hz. Muham­med 'i güldüren Ali'nin kur'a yöntemi" başlığıyla geçiyor (İbni-I Cevzi böyle bir başlık atmış). Olayı anlatan Zeyd b. Erkam: Ben Hz. Muhammed'in yanındaydım. O sırada Yemen'den biri gelip şu olayı anlattı. Yemen'de üç erkek, bir çocuk için Hz. Ali'ye geldiler. Onlardan her biri, çocuk benimdir diyordu. Çünkü her üçü de aynı günlerde kadınla cinsel ilişkide bulunduklarını söylüyorlardı. Yani tek kadın ve onunla ilişkiye giren üç er­kek! Hz. Ali bir türlü onları ikna edemeyince sonunda kur'a yöntemiyle çocuğu birine verdi; ancak köle statüsündeki o çocuğun 2/3 değeri de kalan iki erkeğe ücret verilsin, dedi. Adam bunları anlatınca Hz. Muhammed gülmekten nerdeyse bayılıyordu, azı dişleri görünüyordu, diyor. Bu olay Ahmet b. Hanbel, Ebu Da­ vud, İbni Mace ve Nesai gibi birçok hadis kaynağında geçiyor. (440) 440. a) Ahmet b. Hanbel, Mesailü'l İmam'ı Ahmet, c. 4/1675, Nikah ve Talak başlığı altında. b) Müsned, Zeyd b. Erkam hadisleri bölümünde, no: 1 9544. c) Ebu Davud, Talak, bab 32/2269-70. d) Nesai, Talak, bab 50/3488-92. e) İbni Mace, Ahkam, bab 20/2348. f) Beyhaki, Sünen 'i Kübra, c. 10/450, no: 2 128 1 ve 21286. g) İbni Hemmam, Musannaf, Talak, c. 7/359, no: 13472. h) İbni'I Cevzi, Zadü-1 Maad, c. 5/433. 238
Sayfa 238 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
26 Nisan 1915 tarihli muharebeler Bursa Seyyar Jandarma Taburu Hisartepe'yi savundu. Güçlü bir direniş sergileyen tabur müttefik güçleri tarafından cephesinden sökülemedi. 26 Nisanda taburu 110 şehit, 280 yaralı ve 50 kayıp olmak üzere 440 zayiat verdi. Taburun direnişi ihtiyatların cepheye sürülmesi için gerekli zamanı kazandırdı.
Sayfa 235·Kitabı okudu
Maria Antoinette(Vasat Bir Karakterin Portresi)
(Maria Antoinette'in mektubu) "Tanrı verse de, bu memleketin karşıma çıkardığı bütün hakaretlerin intikamını alayım," ," diye yazar Fersen'e ve anadilini çoktan unutmuş, Almanca mektupları tercüme ettirmeden anlayamaz olduğu halde, şöyle der: "Hiçbir zaman, Alman olarak doğmuş olmaktan dolayı şimdikinden daha büyük bir gurur hissetmiş değilim." Savaş ilan edilmeden dört gün önce devrim ordularının sefer planını, bildiği kadarıyla, Avusturya elçisine ulaştırır - ya da daha doğrusu: İfşa eder. Tutumu tamamen açık seçiktir: Marie-Antoinette için Avusturya ve Prusya bayrakları dost, o memleketin tricolore'u(1)ise düşman bayrağıdır. 1-(Fr.) Üç renkli.Fransız devriminin kırmızı, beyaz, mavi bayrağı.(Ç.N.) Maria Antoinette (Vasat Bir Karakterin Portresi) Stefan Zweig Çeviren:Tevfik Turan Can Modern Y.E. sayfa:440
Sayfa 440 - Can Modern·Kitabı okudu
Tarih
Ve zaman, ortaklaşmacı ve sosyal adaletçi düşüncenin (ilk) ilkel babası sayılabilecek Mazdek'e ulandı. Yıl 440'lardı ve sahnede bir şair, bir filozof, bir mücadele insanı; Mazdek! Sasani İmparatorlarına başkaldırmıştı ve şöyle söylüyordu: "Herkes yaratanın kulu ve Hazreti Adem'in çoğuysa eğer; hiç kimseye yiyecek parası için eziyet edilemez/Zenginlikler, para ve altın meliklerin değil halkındır/bütün insanların durumu muhakkak eşit olmalıdır!" bu söylemlerle insanları kavgaya, isyana, özgürlüklerini almaya çağırıyordu...
Sayfa 21-22·Kitabı okudu