Çocukken her şeye sahip olmanın anahtarıydı bir kez ağlamak. Sonra büyüdük. Şimdi tam tersine işliyor kural. Binlerce kez ağlıyoruz da bizim olmuyor tek bir şey!
Yalnızca var olmuş olmak için yaşamak! Ama o eskiden de bir düşünce, bir umut, bir hayal uğruna bütün varlığını binlerce kez feda etmeye hazır bir insan değil miydi? Yalnızca var olmak ona her zaman az gelmiş, o hep daha fazlasını istemişti. Kendisini başkaları için söz konusu olmayacak birtakım haklara sahip bir insan gibi görmesinin nedeni de, belki yalnızca isteklerindeki bu güçlülüktü.
Sayfa 678 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu