1051- Ebu Hureyre'den (r.a.); Rasûlullah (ﷺ) şöyle buyurdu: "Sizden birini ameli cennete girdirmez." Kendisine "Seni de mi ey Allah'ın Rasûlü?" diye soruldu. Elini başı üzerine koyarak "Allah beni kendinden bir rahmet ve lütufla kuşatmadıkça ben de" buyurdu. Muttefekun aleyhtir. Bk. Buhârî, Merza, 5349 (5/2147) Müslim, Sahih, 2816(4/2710) El İbanetul Kübra,487
Alıntı
VI- MEDİNEYE HİCRET "Rabb'ım, beni şerefli bir girişle (Medineye) koy, sâlim bir çıkışla da (Mekke'den) çıkar". (el-İsrâ Sûresi, 80) 1- MÜSLÜMANLARIN MEDİNE'YE HİCRETLERİ Hicret bir yerden başka bir yere göç etme demektir. Müşriklerin zulümleri yüzünden Mekke'de Müslümanlar barınamaz hâle gelmişlerdi. Bu sebeple 2'inci Akabe Bîatında Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Müslümanların Medine'ye hicretleri de kararlaştırılmıştı. Rasûlullah (s.a.s.) "Sizin hicret edeceğiniz yerin iki kara taşlık arasında hurmalık bir yer olduğu bana gösterildi..."(120) diyerek Müslümanların Medine'ye hicretlerine izin verdi. 2'inci Akabe Bîatı, Peygamberliğin 12'nci yılının son ayı olan Zilhicce'de yapılmıştı. 13'üncü yılın ilk ayı Muharrem'de (Temmuz 622) Medine'ye hicret başladı. Mekke'den Medine'ye ilk hicret eden, Beni Mahzûm'dan Abdülesed oğlu Ebû Seleme(121), en son hicret eden ise Rasûlullah (s.a.s.)'in amcası Abbâs'tır. Mekke'nin fethine kadar geçen süre içinde, dini uğruna, evini-barkını, malını-mülkünü, âilesini, kabîlesini, akrabasını, bütün varlığını Mekke'de bırakarak Rasûlullah (s.a.s.)'in müsâdesiyle Medine'ye göç eden Mekke'li Müslümanlara "Muhâcirûn" adı verilmiştir. Medine'de muhâcirleri misâfir eden, onlara bütün imkânları ile yardımcı olan Medine'li Müslümanlara da "Ensâr" denilmiştir. Muhâcirûn ve Ensâr, Kur'ân-ı Kerîm'de bir çok vesîlelerle övülmüşlerdir.(122) Muharrem ve safer aylarında Müslümanlar, âileleri ile birlikte hicret ettiler. Birer, ikişer, gizlice Mekke'den ayrılıp Medine'ye gittiler. Ensâr tarafından Medine civârındaki "Avâlî" denilen köylere yerleştirildiler. Hz. Ömer Mekke'den gizli ayrılmadı. Kılıcını kuşandı, Kâbe'yi tavâf etti. Bütün müşriklere meydan okuyarak: İşte ben Medine'ye gidiyorum. Analarını ağlatmak, karılarını dul, çocuklarını yetim bırakmak
Reklam
Sapıklıkları bol bol çoğaltmak mümkün ama hayâ ediyoruz.
Bu Adam Allah Subhanehû ve Teâlâ'nın ayetini yok sayıyor, Allah Resûlü ﷺ'in hadislerini yalanlıyor ve müslümanları kötülüyor. Allah Subhanehû ve Teâlâ ve Resulü Muhammed ﷺ Allah'ın semada olduğunu ayetle ve hadisle bildiriyor: #256127604 Tasavvuf büyüklerinin yazdıklarını da sayfa sayfa şöyle şuraya bırakayım. Belki okuyup gerçeği araştırmak isteyen olur. "Hz. Mevlana'nın temiz kalpli eşi Kira Hatun Hazretleri bir gün şöyle düşünmüştü: 'Epey zamandır Hz. Mevlana yemeyi, içmeyi ve uyumayı en aza indirdi. Durmadan oruç tutuyor, sohbetler yapıyor, coşuyor, sema yapıyor, kendini riyazete veriyor. Bedenin ihtiyaçlarına önem vermiyor. Beni de ihmal ediyor, cinsî yakınlıkta bulunmuyor, yatağıma girmiyor. Acaba şehvetten, beşerî özelliklerden arındı da melek gibi bir varlık mı oldu?" Kira Hatun Hazretlerinin bu duyguları Hz. Mevlana'ya malum olur. O gece eşini ziyaret edip şereflendirir. Kükremiş bir aslan gibi Kira Hatun'a çullanarak peş peşe yetmiş defa cinsî ilişkide bulunur. Kira hatun bir yolunu bulup Hz. Mevlana'nın elinden kurtulup medresenin damına koşar. Mevlana onun ardından gider ve: 'Daha tamam olmadı' der ve ekler: 'Hak erenler her şeyi bilirler, onlar yetersiz ve iktidarsız değillerdir. Bedenin zevklerini de bilirler. Cinsî ilişkiyi terk ettiğimiz vecd ve istiğrak hâlinde olmamızdandır. Sizin bu hâlime ilgi duyup kalıcı haz ve zevklere kavuşmanız için böyle yapıyorum, öteki dünyanızı süslemenizi istiyorum." Sûfi gözüyle kadın sayfa 32. Ahlak adına ortaya çıkmış, Moğol istilasında ümmeti uyutmakla meşgul Mevlanagiller cenahı yine şaşırtmıyor. Hocası Şems ve Ali Hariri'yi dinleyelim: "Yine Sultan Veled hazretlerinden nakledilmiştir. ** Bir gün Şems iyi ve namuslu kadınları övüyor, onların iffet ve ismeti hakkında

Meryem Göksu

@NuriZiba
·
(6) Vehhabilik:
Bu fırka Allah'ın semåda bulunduğuna inanan, tasavvuf büyüklerine evliyâü'ş-şeytan demekten utanmayan bozuk bir taifedir. Yüksek din tahsil ve ihtisası yapacağız diye Arabistan'a giden temiz Türk gençleri bu bozuk fırkanın pençesine düşme tehdidi altındadırlar. Vehhabi propagandacıları, içlerinde sapık fikirler bulunan kitaplarını, ülkemizde bol bol basıp bedava dağıtmaktadırlar. Bunlara karşı uyanık olmak her ferasetli Müslümanın vazifesidir.
Sayfa 10 - Bedir Yayınevi·Kitabı okuyor
1000Kitap
487
anne yokluğuna alışmaktan daha zor yaşamadığın fikrine alışmak sesin kadar yakın yüzün bir nefes ötesi ya kapı açıldığında içeri girecek ya pencereden yavrum diye seslenecekmişsin gibi ve ben en çok 29 Ekim yaklaşırken özlüyorum seni bayram havasında vedaya hazırlandığın için belki Sevil Şentürk 28.10.2025/Ö.S.6.33
EYLÜL 2025 AY SONU RAPORU;
13 Kitap Toplam: 3.487 sayfa. Okuduklarım bana, ölmekten kurtulan ve yaşamaya devam eden hücrelerim ve sağlıklı nöronlarım,kelime dağarcığımın fazlalaşması ve bilgi birikimi olarak geri dönecektir. İnanıyorum hep öyle oldu çünkü. Sevgiler.
Edebiyat
Büyük Bahriyeli
487 Yıl önceydi bugün olduğu gibi İslamafobi, ve Türkofobi ve korkuları ile Haçlılar toplanmıştı tıpkı Yenilmez Aramada gibi. Nihayetinde Ulu Hakan Kâmuni ve Denizlerin Hükümdarı Barbaros Paşa... Preveze Deniz Zaferi Kutlu Olsun.
Reklam
Reklam