Ali Rıza Eroğlu

Ne bileyim, bir hayvana bak şöyle, bir kediye, bir köpeğe, bir kuşa, hatta hayvanat bahçesindeki o güzelim büyük hayvanlardan birine, bir pumaya örneğin ya da bir zürafaya bak. Göreceksin ki hepside kusursuz yaratıklardır. Hiçbir hayvan yoktur ki, bir ara şaşırsın da ne yapıp edeceğini, nasıl davranacağını bilmesin. Hiçbiri sana yaranmak, kendini beğendirmek gibi bir amaç gütmez. Tiyatro nedir bilmez hayvanlar. Nasıllarsa öyledirler. Taşlar, çiçekler gibi tıpkı ya da gökteki yıldızlar gibi . Anlıyor musun beni?
Sayfa 104·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
***yorgun***
“Şarkılar küsmüş dudağa Ömründe gecikmiş hasat Karışmış çoluk çocuğa Geçim derdinde demokrat İçlenir hatırladıkça İzlerini o günlerin Düşe kalka bata çıka Yaşadığı o depremin”
“Benim de senin gibi olmam. Ben de işte senin kadar yalnızım, yaşamı, insanları ve kendimi tıpkı senin kadar az sevebiliyor, senin kadar az ciddiye alabiliyorum. Her zaman böyle insanlar vardır, yaşama en aşırı istekleri yöneltir, kendi salaklık ve kabalıklarına bir türlü katlanamazlar.”
Sayfa 114 - YKY·Kitabı okudu
Yorgunluk...
Mutlu olmadığını düşünüyordu. Öğrenebilmiş olsaydı sabrı ve mutluluğun anlarda saklı olduğunu , her bir an’ın mutluluğa aktığını fark eder ve öyle yaşardı...
“Beni yaşamımla sorgula iki gözüm Beni yüreğimle, beni özümle Bilimle anla beni, felsefeyle anla beni Tarihle anla beni, ve öyle yargıla” Ahmet abi...