İslam, özel hayatın dokunulmazlığını temel insan hakları arasında kabul eder. Bu çerçevede Kur'an-ı Kerim insanların özel hallerini araştırmayı ve kişilik haklarına saldırı demek olan arkadan çekiştirmeyi (Hucurat 49/12);
kendi evinden başka evlere (Nur 24/27) ve istirahat zamanlarında özel odalara izinsiz girmeyi (Nur 24/58-59),
hatta bakmayı (Buhari, Libas, 75) yasaklamıştır. İslam hukukçuları bu ayet ve hadislere bakarak gizli ve özel konuşmaların dinlenilmesini veya orada bulunan küçüklerden soruşturulup, öğrenilmeye çalışılmasını da haram saymışlardır. Bu çerçevede yazışmalar da konuşma gibi kabul edilmiş ve Peygamberimiz (s.a.s.) izin almadan başkasının mektup gibi özel bir yazısına bakanın, ateşe bakmış olacağını bildirmiştir. (Ebu Davud, Dua, 23)
Kadı İyad (rahimehullah) şöyle dedi: "Bir âlim, öğrendiğiyle amel edene ka-dar cahildir. Her ne zaman ilmiyle amel ederse o zaman alim olur." (İktidêu'l Ilmi ve'l Amel s.49)
Bu nedenle bazı âlimler cehaleti; "Geçici zevkleri sonsuz zevklere tercih etmek olarak tanımlamışlardır." (Bagavi tefsiri 2/184) Kurtubî tefsiri Nisa sûresi 17. Ayetin tefsiri)
Diyelim ki, mucize sizin aklınızın göremeyeceği bir şeydir. Akıl ise Allah'ın insanda bir hüccetidir. Onu yerinde kullanmasan seni yanıltır. Bundan dolayıdır ki, akıllar yetmiş iki millete göre değişiktir. Biri birini yanıltmaktadır. Meselâ iki kişiye sorarsınız, ikide iki kaç defa vardır, diye. Her ikisi de bir kere der, aynı cevabı verir. Aralarında bu cihetten ayrılık yoktur. Çünkü bu basit aritmetik sorusunu düşünmek kolaydır. Ama yedide yedi veya on yedide on yedi kaç kere vardır deseniz, o iki akıllının cevapları değişebilir. Çünkü bu daha zor, yanıltıcı bir sorudur. Eğer biraz ağır davranır, aklı yerinde kullanmazlarsa doğru cevap veremezler. Nasıl ki, aynayı bir kere eğri tuttun mu, orada yüz binlerce doğru ayna olsa artık ondaki görüntüyü düzeltemezsin. Kuran'da, "Biz sana kendinden önce gelen kitaplarla senin yanında olanları gerçeklendiren kitap gönderdik," (Mâide Sûresi, 49) buyurulmuştur.
Gazze, 1948-49 savaşının sonucu olarak manda yönetimi altındaki Filistin'in güneybatı sahilleri boyunca kurulan 365 kilometrekarelik bir şerittir. 1967'ye kadar Mısır tarafından kontrol edilen Gazze Şeridi o tarihten günümüze kadar İsrail'in kontrolündedir; Batı Şeria Ürdün'ün 1948 savaşı sonrası manda yönetimi altındaki Filistin'de kontrol ettiği 5880 kilometre karelik bölgeye verdiği isimdir, İsrail 1967'de bu bölgeyi de ele geçirmiştir.