Lale Müldür İrem Çandır
ŞİİRLER Aralık’ın Anversi’nde iki melek çıkmazında iki çıkmaz melekle karşılaşan Ofelya’nın Şarkısı Ansver’de bir sokak. iki melek Çıkmazı. Hangardan bir deniz- Ci iniyor. Caz ve orman seviyor. Marka polo sevgilim. Öteki melekle bir başka bo- Yuta karşılaştık ve tanıştık. Dalga uzaklığıyla geliyor. Pla- Nörler gibi. Eliptik yalnızlıklarla. Sirokko sirokko sirokko esiyor. Bulutların hortumların ana- Forların biçiminden sözettik. Bir midyenin içinde sıkışıp kal- Mış rutubet ve uyku, geceleyin Mi düşünürler gemiciler. En Çok. Karayı. Arzusunun içinde Dönüp duruyordu. Kamarasın- Daki bir denizci gibi. Dalgaları hortumları anlat- Maya çemberler silindirler Yetmiyordu. Bunun için yeni Bir geometrinin keşfedilmesi Gerekti. Sonra hastalanıyor hastalanıyor Hastalanıyordu. Goblen ofelya… Bir istiridyenin dantel kanatları (Müldür, 2017, s. 31) Gibi kapanarak. Belirsiz bir alan- Da dekonstrüksiyon seviyor. Del- Ta ofelya. Bir elinde kasnak diğe-
Hey Nana... -Do you remember the first time we met? -"It was March 5th, 2001."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Socrates and the Intersection of Law: A Philosophical Journey in the Search for Justice Socrates and law are two of the most fundamental concepts and figures in human history. While Socrates occupies an important place in the development of philosophical thought, law serves as the foundation of social order. The life and teachings of Socrates offer significant insights into key questions of legal philosophy, such as justice, law, and the individual’s responsibility to society. Socrates lived in Athens during the 5th century BC and is known for his method of moral inquiry. One of his most striking legacies, however, emerges through his relationship with justice and the laws. In his famous defense (Apology), Socrates defended himself without criticizing the laws, despite the accusations against him. According to him, laws are the cornerstone of society, and individuals must respect them. But are laws always a reflection of justice? The answer to this question reveals the depth of Socratic thought on law. Socrates criticized the issues within Athens' democratic system but maintained that laws were not entirely arbitrary. In his own trial, especially when sentenced to death, he chose to submit to the laws of Athens rather than resist the penalty. This is because Socrates believed that justice is ultimately delivered through the legal system. In his view, an individual has a duty to obey the laws as a debt to society, for laws are the guarantee of social order. However, this obedience does not imply that laws are always right and just. The most striking connection between Socrates and law lies in his effort to define justice. Socrates believed that to be virtuous, a person must live justly. This virtue is not just an individual achievement but also a societal one. The
MURAKAMİ ÇALMA LİSTESİ (Şarkı & Şarkıcı Adları) 1. Brahms 4th Symphony 2. Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band 3. Bill Evans – Waltz for Debby 4. Lemon Tree 5. Puff (The Magic Dragon) 6. 500 Miles 7. Proud Mary 8. Where have all the flowers gone 9. Michael,Row The Boat Ashore 10. Nowhere Man 11. Julia 12. Blood, Sweet and Tears Band – Spinning Wheel 13. Cream Band – White Room 14. Simon and Garfunkel – Scarborough Fair 15. Beatles – Here Comes The Sun 16. Beatles – Michelle 17. Beatles – Norwegian Wood 18. Beatles – Something 19. Beatles – Yesterday 20. Beatles – And I Love Her 21. Beatles – Hey Jude 22. Maurice Ravel – ‘’Ölü Prenses için Dans’’ 23. Debussy – ‘’Ay Işığı’’ 24. Bacharach – Close to you 25. Bacharach – Raindrops Keep Falling On My Head 26. Bacharach – Walk On By 27. Rodgers, Hart 28. Gershwin 29. Bob Dylan
Edebiyat
..Zəlimxan Yaqub..
Yaş ötür, ayılıb görürsən bir vaxt Heçnə yazmamısan, ömür yarıdır Alnına yazılan qırışıar ancaq Ömrünün şikayət misralarıdır.. Tələsik qələmi alırsan ələ Ürək də titrəyir əllərin kimi Lakin görünürsən Vətənə, elə Səndə yazılmamış əsərin kimi. Bəzən quşa dönür saat da, an da. Axşam gəzdiyini səhər tapırsam Elə də olur ki, baxtın tutanda Daş axtaran yerdə gövhər tapırsan. Kainat deyimmi mən şeirə, sözə Onun min düyünü, min açarı var. Onu duya bilməz ondakı közə Qəlbinə köz töküb alışmayanlar. Bəli, duy bunları, ey Şair yoldaş Səsini kəsməsin hər ötəri səs. Nəhrin qabağına atılan bir daş Onun sürətini saxlaya bilməz! Duy ki tüğyanında boranın, qarın Odlu bir ürəklə yazan olubdur. Çox zaman nəşədən dəm vuranların Əsəri, nəşələr pozan olubdu.
Şiir
(BENCE) BİLİNMESİ, UNUTULMAMASI GEREKEN KİŞİLERDEN..
KADINLARIN MUAYENE VE TEDAVİ OLMASINA KARŞI ÇIKAN MEBUSLARLA YUMRUKLAŞIP ONLARA DÜELLO TEKLİF EDEN DOKTOR MEBUS EMİN ERKUL BEY yıl 1920 sonları... mondros ateşkes antlaşması sonrasında izmir ve istanbulun işgali sonrası anadolu coğrafyası kelimenin tam anlamıyla yangın yeridir. anadolu genelinde kaos, iç isyanlar, eşkiyalık olayları, işgal kuvvetlerinden yüz bulan bazı azınlık gruplarının halka yaptığı zulümler, doğu bölgesinde ermeni saldırıları, güney bölgesinde fransız işgali, batı bölgesinde yunan ve ingiliz işgali hâlâ devam etmektedir.. bu şartlar altında dahi 23 nisan 1920de açılan tbmm, oturumlarına ara vermeden devam edip mebusları arasında maruz kaldığı hemen her türlü sıkıntıya yönelik çareleri aramakta, bu konular özelinde kendi aralarında konuşup tartışmaktadır. tarih 28 aralık 1920.. bu tarihlerde anadoluda yozgat bölgesinde II. çapanoğlu isyanı, batıda, ege bölgesinde ise çerkez ethem isyanı vardır. bu isyanlardan yararlanmak isteyen yunan ordusu kuvay-i milliye ordusunu sıkıştırmakta, buna ek olarak istanbul hükümeti de bu iç isyanlardan politik olarak kendi lehine yararlanmak istemektedir. Mustafa Kemal ise bu süreçte kuvay-i milliyeden düzenli orduya geçmeye çalışmakta, isyanların güçlenmemesi için bölgenin saygın kişileri ile diplomasi trafiği yapmaktadır. ancak bu süreçte anadolu insanı için en az yunan ordusu ve iç isyanlar kadar tehlike arz eden bir şey daha vardır; frengi frengi hastalığı anadoluda özellikle 1917 sonrası yaygınlaşmıştır. bunun nedenleri olarak; -1917 bolşevik devriminden kaçıp istanbula gelen binlerce rus kadını devamında istanbuldan anadolu coğrafyasına yayılmış ve frengiyi de gittikleri yerlere taşımışlardır. -I. dünya savaşı sırasında anadolu