Mekke Dönemi: Hz. Muhammed'in Hayatı ve İslam Daveti 1 – Bir Peygamber Portresinin Işıkları
Celaleddin Vatandaş, Türk akademi ve düşünce dünyasının çok yönlü bir kalemi olarak, sosyolojiyi tarihle, felsefeyi inançla harmanlayan bir üsluba sahip. 1962 Kırşehir doğumlu bu profesör, İstanbul Üniversitesi Felsefe mezunu olarak başladığı yolculuğunu sosyoloji doktorasıyla taçlandırmış; Marmara Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaparken, modern çöküşlerden ulusal kimliğe, İslamî tefekkürden toplumsal eleştirilere uzanan eserler üretmiş. Vatandaş, kuru akademik dilin ötesine geçer: O, metinlerinde bir sosyologun keskin gözlemini, bir mütefekkirin derin sorgulamasını ve bir hikâyecinin sıcaklığını birleştirir. Mekke Dönemi: Hz. Muhammed'in Hayatı ve İslam Daveti 1 (Beyan Yayınları, 2015), onun siyer literatürüne kattığı en parlak halkalardan biri. Bu ilk cilt, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Mekke yılları üzerinden İslam'ın doğuşunu, vahyin ilk nefesini ve davetin zorlu sınavlarını ele alıyor. Yaklaşık 400 sayfalık bu eser, sadece bir biyografi değil; vahiy ile insanî çabanın dansını, zulüm altında filizlenen bir inancın manifestosunu sunuyor.Kitabın girişi, adeta bir sahne kurma ritüeli gibi. Vatandaş, Mekke'yi bir "kabile tapınağı" olarak resmederken, putperestliğin sosyo-kültürel köklerini sosyolojik bir mercekle inceliyor. Peygamber'in doğumu (571), yetimliği, evliliği ve Hira Mağarası'ndaki ilk vahiy (610), kronolojik bir akışla değil, tematik bir derinlikle anlatılıyor. Yazar, "Vahiy, elçiyi eğitmeden önce onu seçer" diyerek, Kur'an'ın iniş sürecini merkeze alıyor. Her sure, her ayet, Peygamber'in (s.a.v.) iç dünyasını şekillendiren bir tuğla olarak konumlandırılıyor. Alak Suresi'nin "Oku!" emriyle başlayan yolculuk, tevhid çağrısının ilk yankılarıyla genişliyor: